Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Norveç Dışişleri Bakanı ile görüştü

Güncelleme Tarihi:

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Norveç Dışişleri Bakanı ile görüştü
Oluşturulma Tarihi: Eylül 09, 2016 20:21

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Norveç Dışişleri Bakanı ile görüştü

Haberin Devamı

Batuhan POZUT/ANKARA, (DHA)- DIŞİŞLERİ Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Norveç Dışişleri Bakanı Borge Brende ile görüştü. Görüşme sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Çavuşoğlu, Bakan Brende'ye ve Norveç halkına, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında verdikleri destek için teşekkür etti. Norveç'in ön yargısız, dengeli ve objektif bir yaklaşım sergilediğini söyleyen Çavuşoğlu, uluslararası birçok örgütün başında Norveç'in olmasının bu nedenle tesadüfi bir durum olmadığını belirterek sözlerinde şu ifadelere yer verdi:

"Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland Türkiye'ye gelen ilk kişi olmuştur. Nato Genel Sekteri Jens Stoltenberg, Kıbrıs Özel Temsilcisi Eide ve Norveç Dışişleri Bakanı Borge Brend başta Ortadoğu barış süreci olmak üzere dünyadaki birçok sorunun çözümü için ya da birçok gelişmelerde arabuluculuk yapmak için çok önemli bir rol oynamaktadır. Norveç'le ikili ilişkilerimiz mükemmel düzeyde. Uluslar arası alanda birbirimize destek oluyoruz. Maalesef Norveç iki defa Avrupa Birliği üyeliğini reddetmiştir. Orada Norveç olsaydı bizi destekleyen ülke sayısı bir fazla olurdu."
Çavuşoğlu, Borge ile yaptıkları görüşmede FETÖ (Fethullahçı Terör Örgütü) hakkındaki gelişmeler ve Türkiye'nin düşünceleri hakkında bilgi alışverişi yaptıklarını, Norveç ve Türkiye'nin, Suriye'nin tekrar istikrar kavuşması için ateşkes, insani yardım, siyasi dönüşüm ve siyasi çözüm için birlikte hareket ettiklerini ve DAEŞ başta olmak üzere terör örgütleriyle mücadelede ortak hareket ettiklerini söyledi.
"HEPİMİZ DAYANIŞMA GÖSTERMEK İÇİN BURADAYIZ"
İkili görüşme sonrası açıklama yapan Norveçli Bakan, "Darbe girişimi sonrası bu ziyaretim gerçekten çok özel. Hükümetim adına hayatını kaybedenlere tekrar başsağlığı dilemek istiyorum. Sayın bakanımın da söylediği gibi biz çok açık ve net bir şekilde darbe girişimini kınadık. Telefonda görüştük. Hepimiz dayanışma göstermek için buradayız. Tüm alanlarda iş birliğimiz güçlenmesini istiyoruz. Darbe girişimi sonrasıda darbe faillerinin tutuklanıp yargılanması gerektiğinin de farkındayız. Aynı zamanda dışişleri bakanı olarak, Avrupa Konseyi'nin bakanlar toplantısında Avrupa İnsan Hakları Deklerasyonu ilkelerine de uyulması gerektiğini dile getirdim. Sevgili dostum Mevlüt de çok iyi bilir" diye konuştu.
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu kendisine yöneltilen "Batı dünyasının darbe girişimi sonrasında tepkisi sizi hayal kırılığına uğrattı mı? Acaba batı ülkeleri bunun ciddiyetini anladı mı? Anlayamadıysa niye? Daha sonrasında FETÖ ile ilgili ne düşündüler, ne anladılar?" ve "Türk gazetelerinden okuduğumuz kadarıyla Türk halkı Avrupa Birliği ile müzakerelerin sona erdirilmesi konusunda bir baskı uyguluyor. Acaba siz de Avrupa Birliği müzakerelerinin durdurulması gerektiğini düşünüyor musunuz?" şeklinde soruları şu şekilde cevapladı:
"Borge gibi bizi destekleyen dostlarımız oldu, Avrupa Birliği içinde de oldu. Slovakya Dışişleri Bakanı Miroslav Lajcak, Hollanda Dışişleri Bakanı Bert Koenders gibi arayan arkadaşlarımız oldu. Bu arkadaşlarımız her şeyden önce benim, Başbakanımızın ve Cumhurbaşkanımızın sağlığını merak ettiler ve nasıl olduğumuzu sordular. Bu insanı ve dosthane yaklaşım bizleri etkiledi. Daha ilk akşamdan, darbeciler Meclisi ve halkımızı bombalarken bile bu darbecilere karşı nasıl davranacağımızı sorgulayan Avrupa Birliği'nden siyasetçiler de oldu.
DARBE GİRİŞİMİNDEN SONRA DÜZENLENEN AB DIŞİŞLERİ BAKANLAR KONSEYİNE DAVET EDİLMEDİM
Daha o gece FETÖ'nün dağıttığı fotoğraflar ve yaptığı kara propagandadan etkilenerek bizi eleştirmeye başlayanlar da oldu. Örneğin Türk halkının DAEŞ gibi darbe girişminde bulunan bazı askerlerin boğazını kestiğini iddia ettiler. Fakat daha sonraki süreçte bu eleştirinin tonu daha da arttı. Tehdite kadar vardı. Türkiye'nin Avrupa Birliği sürecinin durdurulmasını teklif eden, AB üyesi dışişleri bakanları ve başbakanları da oldu. AB yetkililerinden benzer açıklamalar ve tehditler de geldi. Oysa dostlarımızdan beklentimiz öncelikle net bir şekilde darbeye karşı durduklarını ve darbeyi kınamaktır. Önyargılı davranmak yerine birinci elden, bizden bilgil alarak değerlendirme yapılmalıydı. Darbe girişiminden üç gün sonra düzenlenen AB Dışişleri Bakanları Konsey toplantısına davet edilmeyi bekliyordum, edilmedim. AB'den dostlarımızın Türkiye'ye gelip ziyaret edip hem destek gösterip hem de burada ne olduğunu kendi gözleriyle görmelerini beklerdik. Bunlar yapılsaydı kendilerinin de sonradan pişman olduklarını tutum içine girmezlerdi. Ama, daha sonra ziyaretler başladı. Kendileri de araştırma yaptılar. Hem FETÖ'nün nasıl bir örgüt olduğunu, gerçek yüzünü sonunda görmeye başladılar. Darbenin fiziki olarak Meclis dahil yarattığı travmayı, hasarı ve vatandaşlar üzerindeki etkiyi yerinde gördüler. Bu tür açıklama, tehdit ve eleştiriden dolayı, Türk halkının AB sürecine desteği düştü. AB ülkelerinden uyarı, süreci durdurma isteği talebi ve tehditler geldikçe halkımız bu süreci durdurmamızı istedi. Oysa AB üyeliği bizim en stratejik politikamız olmuştur. Halkımızın tüm zorluklara rağmen desteği de yüzde 50'nin altına düşmemiştir."
Avrupa Bilriği'nden yarattıkları bu hasarın tamiri için gerekli adımları beklediklerini söyleyen Çavuşoğlu, Türkiye'nin Rusya ve İsrail ile ilişkilerinin normalleşmesi karşısında Avrupa Birliği'nden gelen tepkiler hakkında şunları söyledi:
"Uçak düşürme hadisesinden sora Rusya ile ilişkileirmizi dosthane bir şekilde normalleşmemiz tavsiyesinde bulunan aynı kişiler, dostlar normalleşme olduktan sonra 'Türkiye bize sırtını mı dönüyor?' diye sorgulamaya başladılar. AB maalesef demokrasi, hukukun üstünlüğü, sivil demokrasi ve insan hakları testinde sınıfta kaldı. Bir şansları daha var. Bütünlemede iyi çalışıp, geçer not almaları gerekiyor."
Türkiye'nin Avrupa ve NATO için önemli bir parça olduğunu ifade eden Brende, Rusya ile ilişkilerin bütün bölge için yapıcı bir durum olduğunu belirtti. Meclise yaptığı ziyarette hasarı kendi gözleriyle gördüğünü ve bunun duygusal bir durum olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti:
"Umarım bu olay Türkiye'yi daha çok birleştirir. Bugün mecliste tüm partilerin beraber, birarada durdularını gördüm. Umuyoruz ki çok daha az kutuplaşmış, daha fazla işbirliği yapan ve sayın dışişleri bakanının altını çizdiği ilkere bağlı bir Türkiye olacak. Aynı zamanda dün gece görüştüğümüz Abbas Abdal Masum'un da selamlarını en iyi dileklerini size iletmek isterim. Onlarla da Ortadoğu konusunda iş birliği yapıyoruz."

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!