"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Dişi Kazanovalar zamanı

Tony Bey’in Sema Denker’e verdiği röportajı okuyunca Pınar Altuğ’a "helal olsun" dedim ben.

Herkesi nasıl parmağında oynatmış; ona mesaj, buna binbir göz kırpma...

"Annesinin yanındayım, tüm gün mesaj atabilirsin" demeler, "Ataşehir’e gizli gel, yoksa patlarız" diye taktik vermeler...

Ve geride kalan iki erkek de nasıl güçsüz Pınar’ın arkasından.

İspatlamaya çalışıyorlar habire, "En büyük aşkı asıl benimle yaşadı, yaşattım" diye diye.

Oysa iddia ediyor ki, yine aynı erkekler, Pınar belki de çoktan başka biriyle birlikte...

Bir modern dişi Kazanova Pınar Altuğ aslında. Aynı şekilde Kaya Çilingiroğlu vasıtasıyla hayatımıza giren en yeni magazin ablası Sinem Erülgen de öyle.

O da en son Erkan Petekkaya’nın başını yaktı. Evliymiş ya adam, kameraları attı denize filan. Henüz sayıları az belki, ama bu yeni şehirli kadınlardan aslında çok var.

Yıllardır, asırlardır bu topraklarda erkeklerin yaptığını şimdi onlar yapıyorlar: Daldan dala, camdan cama atlayarak...

Bir ara yazmıştım, şehirdeki "skorcu kadınlar" grubu diye.

Özet geçeyim: Amacı -bazı erkekler gibi- skor yapmak olan kadınlar var. Bizzat tanıdığım...

Haftanın sonunda, "İki erkekle öpüştüm, birine de dokundum" diye birbirlerine rapor verip eğleniyorlar. Çetele tutuyorlar yani.

Ahlaksızlık mı bu? Bazılarına göre kesinlikle öyle. Ama erkek yapıyorsa, onlar niye yapmasın ki?

Sözün özü, zaman dişi Kazanovalar’ın zamanı. Şehrin gece hayatını onlar istila etti çoktan.

Alice fısıltılar diyarında

Bu da yeni bir bölüm. İsteyen beyaz tavşanı takip edip Alice’in fısıltılar diyarına gelir, istemeyen kendi diyarında dona kalır. Seçim sizin yani... Başlıyoruz.

n "Herkes yeniden seks kasetlerini filan konuşmaya başladı, senin bildiğin bir seks kaseti hikayesi vardı, noldu?" diye sordu bizim Alice, beyaz tavşana. Çok meraklı bir tip olan beyaz tavşan da anlatmaya başladı tabii iştahla: "Benim duyduğum kasetteki malum eylemi yapanlar iki ünlü şarkıcı. Peki ben nereden biliyorum bunu? Çünkü o iki şarkıcıdan birinin zamanında sevgilisi olan hatun, izlemiş o kaseti. Hem de nerede? O şarkıcıdan sonra beraber olduğu -yine şarkıcı olan- son sevgilisinde!"

Kafasını kaşımaya başladı Alice, "Biraz karışık oldu ama anladım gibi" dedi. Beyaz tavşan ise son sözünü söyledi: "Şarkıcıların hepsi erkek, öyle bir ipucu vereyim sana."

Dedi ve çekti gitti fısıtılar diyarına...

n Bir başka gün, bir başka zaman, Alice ile beyaz tavşan iskambillerden kule yapmaya çalışırken aralarında konuşuyorlardı.

Bombayı Alice patlattı: "Ünlü bir kadın yazarın yeni aşkı kimmiş biliyor musun?" Beyaz tavşan afalladı, bu bilgiyi kaçırmıştı, "Kimmiş?" dedi kibirle. Alice yanıt verdi: "Medya aleminin kudretli bir ismi."

Çok bozulan tavşan olayı araştırmak üzere fısıltı diyarına gitti. Gidiş o gidiş, o günden beri haber yok kendisinden.

’Seksi’ lafı kötü bir şey değildir

Pazartesi günü Büyükada’daki Aya Nikola butik pansiyonunu anlatırken "seksi" demiştim. Yataktan kalkar kalkmaz denizi görebildiğim, Sedef Adası’nın şahane manzarasıyla karşılaştığım ve odaların her birinin Osmanlı konseptiyle dekore edilmesine bayıldığım için.

Bunlar bana "seksi" gelmişti, yani GÜZEL, yani CEZBEDİCİ, yani İÇ AÇICI.

Oysa bu tanım kimilerince "seks yapılan yer" olarak algılanmış ve otelin sahibesi Aysel Hanım çok ama çok zor durumda kalmış. Hatta tehditler bile almış.

Haliyle "seksi" yorumunu ben yaptığım için sorumluluk duydum ve şimdi düzeltiyorum:

1. Baylar bayanlar, seksi lafı kötü bir şey değildir. Ahlaksızlık demek HİÇ değildir. Bakınız yukarıda uzun uzun açıkladım zaten.

2. Olayı başka yerlere çekmenin de manası yok, çünkü Aya Nikola kendi halinde gayet düzgün, tertemiz bir aile işletmesidir. Durum budur.
X