Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Dış politika bu mudur?

CANSU Çamlıbel’e Erivan’da verdiği röportajda (Hürriyet-19.12.2009) Ermenistan Başbakanı Tigran Sarkisyan:

 Başbakan Erdoğan protokollerde Karabağ önkoşulunun olmadığı gerçeğini bizzat kendisi Washington ziyareti sırasında teslim etti. Bu gerçeğe rağmen eğer Türkiye önkoşullarla gelirse, Ermenistan’ın da aynısını yapma özgürlüğü doğar. Ermeni tarafı olarak bizim de soykırımı ve sınırın açılmasını müzakerelerin açılmasına önkoşul olarak koymamızdan bahsediyorum” diyor.

Sarkisyan ayrıca:

“Sanıyorum Erdoğan bir taraftan protokollerin Karabağ konusunda hiçbir önkoşul içermediğini kabul etmek durumunda kaldığı için öbür taraftan da sert açıklamalar ile kendince bir denge kurmaya çalıştı” diye ilave ediyor.

* * *

Hatırlayalım. Bir ara ciddi bir krizin yaşanmasının ardından 10 Ekim 2009 günü Zürih’te Dışişleri Bakanları Ahmet Davutoğlu ve Edvard Nalbantyan protokolleri imzalarken arabulucu ülke İsviçre’nin Dışişleri Bakanı Micheline Calmy-Rey’in yanı sıra ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner, AB Bakanlar Komitesi Başkanı sıfatıyla Slovenya Dışişleri Bakanı Samuel Zbogar ve AB Dış Politika-Güvenlik Yüksek Komiseri Javier Solana hemen arkalarında ayakta durdular.

* * *

ABD, İsviçre, Rusya, Fransa ve Slovenya Dışişleri Bakanları ile AB Yüksek Komiseri’nin önünde önkoşulsuz protokoller Dışişleri Bakanı tarafından Türkiye Cumhuriyeti adına imzalanmıştır.

Ancak, imzadan sonra Azerbaycan haklı olarak tepki verince “tek millet, iki devlet” şiarı ile bağlı olduğumuz ve bizi Kafkas petrol havzalarına bağlayan komşumuza jest yapıp “Dağlık Karabağ” şartını ortaya koyduk. Daha doğrusu eski politikamıza geri döndük. O günden beri de gerek Başbakan, gerekse Dışişleri Bakanı konuyu açan ülke temsilcilerine onların bekledikleri cevap doğrultusunda ya “Protokollerde önkoşul yoktur” ya da “Dağlık Karabağ önkoşulumuz vardır” diyorlar.

Öte yanda, hepimiz biliyoruz ki, Dağlık Karabağ sorunu çözülmeden Ermenistan ile 19 yıl aradan sonra imzalanan protokoller katiyen TBMM’den geçmez!

Protokollerin önkoşulsuz olarak TBMM’ye gelmesi halinde sadece CHP ve MHP’den tepki almaz, AKP’li üyeler de büyük çoğunlukla protokollere “Hayır!” oyu verir.

 Dışişleri Bakanı 10 Ekim 2009’da Dışişleri Bakanları önünde Ermenistan ile protokolleri önkoşulsuz imzalarken bu durumu gayet net biliyordu!

* * *

O halde tutulmayacak söz Türkiye Cumhuriyeti adına dünyanın gözü önünde neden verildi? Cevabı açık:

1) Obama ülkesindeki Ermenilere ABD seçimleri öncesi “soykırım”ı tanıyacağına dair verdiği sözden dönebilmesi için Türkiye’nin bu protokolleri imzalaması gerekiyordu.

2) Türkiye başta Rusya olmak üzere Minsk Grubu’nun Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki “Dağlık Karabağ sorunu”nu çözeceği önkabulü ile önkoşulsuz imza attı.

Anlayacağınız komşular ile sıfır problem komşulara durum ve şartlara göre mavi boncuk dağıtma esasına dayanıyor!

* * *

Ya Ermenistan hinlik edip “soykırım”ı anma günü 24 Nisan’a dek “Dağlık Karabağ” konusunda hiç adım atmaz ve hali ile protokoller TBMM’de imzalanmaz ise o zaman Obama ne hisseder, ne yapar?

X