Dış kredi avantajı kayboldu

Zeynel BALCI
19 Eylül 2015 - 22:19Son Güncelleme : 19 Eylül 2015 - 22:19

Yurtdışındaki düşük faiz oranlarıyla borçlanan reel sektör son dönemde döviz kurlarının artmasıyla sıkıntıya düştü. Alınan döviz borçlarının ne kadarı hedge edildi bilemiyoruz ama döviz kur artışları, şirket bilançolarına kredilerin TL bazında karşılıkları ve finansal gider olarak yansımaya başladı.

DOLAR kurundaki sert yükseliş nedeniyle reel sektörün net döviz pozisyon açığı son sönemde yakından izlenen veriler arasında. Biz de 2005-2015 döneminde reel sektörün döviz açığı ile faiz oranlarını karşılaştırdık. 2015/06 verilerine göre, toplam döviz yükümlülükleri (ağırlıklı olarak krediler) 283 milyar dolar, varlıkları 107 milyar dolar, net döviz açığı ise 176 milyar dolar oldu. İç piyasalara göre dışarıda faiz oranlarının düşük kalması ve döviz kurlarının 2010 yılına yatay seyrtemesi reel sektörün döviz üzerinden borçlanmasına cesaret vermiş. Faiz oranları içeriye göre halen dışarıda çok daha düşük. Hem piyasa gösterge faiz oranları hem de merkez bankaları faiz oranları.
TCMB Merkez Bankası faiz oranı yüzde 7.50 iken ABD Merkez Bankası (FED) faiz oranı yüzde 0.25, Avrupa Merkez Bankası’nda ise yüzde 0.05 seviyesinde. 283 milyar toplam yükümlülüklerin büyük kısmı bankalardan olmak üzere 174 milyar doları yurt içinden, 81 milyar doları yurtdışından sağlanmış. Bankaların dışarıdan düşük faizle sağladığı fonlar reel sektör için iyi bir kaynak olmuş. Tabloya bakıldığında içeride faiz oranları yükselip dışarıda düştüğü yıllarda reel sektörün döviz açığı artmış. Yani gerek içeriden gerekse yurtdışından şirketlerin döviz borçlanmaları hız kazanmış. 2011 yılından sonra bu durum daha belirgin bir hal alıyor. O zaman için dışarıdaki düşük faiz bol likidite ortamından yararlanmak doğru bir davranış gibi görülmüş. Ancak son dönemde döviz kurlarındaki artış, düşük faiz avantajını silmiş hatta finansal yük haline getirmiş. Avantaj kaybolmuş dezavantaj haline gelmiş “Yağmurdan kaçarken doluya tutulmuşlar” sanki. Alınan döviz borçlarının ne kadarı hedge edildi bilemiyoruz ama döviz kur artışları, şirket bilançolarına kredilerin TL bazında karşılıkları ve finansal gider olarak yansımaya başlamış durumda. Döviz kurunun yükselmeye başladığı son yıllarda ise şirketlerin döviz açığındaki artış ivme kaybetmiş. Hatta 2015 yılında döviz açığı 2014 yılının altına düşmüş. Döviz borçlarının bilançolardaki etkisini kurlar yüksek seyrettiği sürece görmeye devam edeceğiz.

GÖZLER MERKEZ BANKASI’NDA

Piyasalarda ABD Merkez Bankası (FED) toplantısında faizin değişmemesine rağmen dış yönlü baskıyı üzerinden atmış değil. Ekim veya sonraki aylarda faiz artış olasılığının korunması baskıya neden olan gelişme. Şimdi yine faiz değişikliği öngörülmeyen 22 Eylül Türkiye Merkez Bankası toplantısı bekleniyor. Beklenti oluşturmakta zorlanan piyasalarda siyasi belirsizlik ve terör odaklı iç gündem ekonominin önüne çekmiş durumda. İç gündemde seçim aday listeleri ve anketlerinin piyasaların seçim fiyatlamasını nasıl etkileyeceği önemli olacak. Borsada tepkinin çıkışının devamı için geçen hafta verdiğimiz 75.000 seviyesinin üzerinde kalınması önemini korurken geri çekilmelerde ilk destekler 74.000-73.800 seviyelerinde bulunuyor. Yukarı yönlü hareketlenmelerde satışla karşılaşma olasılığı yüksek.

TERÖR OLAYLARI ETKİLEDİ

Banka kredilerinde son günlerde yavaşlama var. Yeterli veri az ama eldeki verilere bakınca, 7 Haziran seçimi sonrası artışını sürdüren bankaların Türk Parası cinsinden kredilerinde terör olaylarının yoğunlaştığı tarihler sonrası yavaşlama hatta düşüş var. Seçim sonrası Gerçek Kişilere (hane halkı) ait döviz mevduat hesaplarında ise artış görülmüyor. Döviz kurlarındaki yükselişe bağlı olarak hafif bir düşüş de var, biraz satış gelmiş.

ÇIKIŞ TRENDİ SÜRÜYOR

Kâr satışlarına rağmen çıkış trendi sürüyor. Geçen hafta işaret ettiğimiz 3.07 direnci ve düşüş formasyonlarından “Yükselen takoz” formasyonu işlerlik kazandı. 2.96 seviyesinin üzerinde çıkış hareketinin devamı beklenmekle birlikte yükselişlerde 3.02 ve 3.07-3.09 direnç olarak görülüyor.

FAİZ DÖVİZE DUYARSIZ

Piyasa faizi geçmişte döviz kurları için önemli bir gösterge idi. Faiz artınca döviz kurları da gerilerdi. Ancak son yıllarda faiz ve döviz kurları birlikte yükselir oldu. Duyarsızlık söz konusu. Faiz, merkez bankası ve enflasyon çapalarından dolayı fazla yükselemiyor, en azından dövizin hızını kesecek kadar yükselemiyor. Dövizi de içeride ve dışarıda yukarı çeken faiz dışı başka parametreler güçlü olunca böyle bir görünüm ortaya çıkıyor.


YUKARIDA YER ALAN BİLGİLER TAVSİYE NİTELİĞİ TAŞIMAYIP YATIRIM DANIŞMANLIĞI KAPSAMINDA DEĞİLDİR, YATIRIMCI PROFİLİNİZE UYMAYABİLİR.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı