Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Dış geziler devam etmeli

<B>‘Bize hiç böyle anlatılmadı’ </B>sözleriyle şaşkınlığını dile getiriyor Güney Afrika Cumhurbaşkanı <B>Mbeki</B> ikili görüşmede <B>Başbakan Erdoğan’a.</b>

Kısa süre önce Güney Afrika Cumhurbaşkanı Atina’ya resmi ziyarette bulunuyor. Yunan Cumhurbaşkanı, Erdoğan’ın Güney Afrika gezisini bildiği için, daha baştan Güney Afrikalı konuğuna Türk-Yunan sorunları ve Kıbrıs üzerine uzun uzun kendi bakış açılarını anlatıyor.

Aynı konular, bu kez Başbakan Erdoğan tarafından dile getirilince, işin rengi değişiyor. Farklı bilgiler, onları gerçeğe yaklaştırıyor.

Bu çok yönlü olayın sadece tek bir boyutu.

GÖRDÜKLERİM

Günlerdir Erdoğan’ın Güney Afrika gezisi tartışılıyor. ‘Gitmesi yanlış, hayır doğu’ tezleri havada uçuşuyor.

Erdoğan’ın pek çok dış gezisini izleyen bir gazeteci olarak, dış gezilerin ne kadar yararlı olduğunu gözlerimle görüyorum. Bu gezilere katılıyorum, çünkü:

1- Bizi şu anda yöneten ve kaç yıl daha yöneteceği belli olmayan bir siyasal kadroyu bire bir yakından tanımak arzusu. Kim bunlar ve bizi nereye götürmek istiyor?..

İslam kökenli bu kadro, dünya gerçekleriyle karşılaştığında, her sefer kendi inançlarını tartıyor. Her tartı, onlarda yeni bir çelişki yaratıyor!.. Şu anda yaşanan çelişkiler, bu kadroyu yeni bir düşünceye taşıyabilir mi?.. Bu henüz ortada.

2- Geziler, belli bir siyasal ürün veriyor. Örneğin, AB ülkeleriyle sayısını unuttuğumuz geziler ve temaslar, Türkiye’nin AB üyeliğini bugün bu noktaya getiriyor.

3- Geziler, 2008’de amaçlanan B.M. Güvenlik Konseyi geçici üyeliği için siyasal kulis olanağı veriyor.

4- Nihayet, dünyada Türkiye geçmişin tatsız izleriyle anılırken, gidip anlatınca, ülkelerin bize bakışı değişiyor. Türkiye yalnızlığını gideriyor.

5- Anlı şanlı köşe yazarlarının yüzde 95’nin uzak kaldığı bu geziler için, masa başında ahmak kesmenin doğru olmadığını görüyorum.

60 MİLYARIN SİHRİ

70’lerin sonu, 80’lerin başında Türkiye’nin toplam ihracatı 2.5 milyar dolar. Sadece petrol ithalatı 4 milyar dolar. İhracatın toplamı, daha tek başına petrol ithalatını bile karşılamaya yetmiyor!..

Dış ticarette sefaletin yaşandığı yıllarca süren bu dönem sonrasında, Turgut Özal iktidara geliyor. Dışa açılıyor. O da, o zaman çok eleştiri alıyor. Ama, her gezi sonrasında, ihracat adım adım artıyor.

Bugünkü 60 milyar dolarlık ihracata büyük çabalarla, dış gezilerin katkısıyla geliniyor. Ama, dış ticaret açığı artıyor, o işin farklı yönü.

Şimdi, her gezide ihracat artışı için yeni temeller atılıyor. Bu da, kötü olmasa gerek!..

Bir dış geziye giderek, içerde belli önceliklerin kaçırıldığı ise, bana göre, demogojiden ibaret. İnsanın kendi siyasal konumunu, AKP ile aradaki ideolojik büyük farkı kesinlikle koruyarak, bu tür gözlemlerde bulunması mümkün!..

Erdoğan’a yeni uçak

ERDOĞAN
’ın gezisine iş adamları ve gazeteciler katılıyor. Son birkaç gezide, Erdoğan ve siyasal kadrosu bir uçakta, diğerleri ayrı bir uçakta. Çok yanlış!.. Tam kopukluk!..

Neden?.. Çevresine göre, aynı uçakta gidince, Erdoğan yoruluyormuş!.. Eh, yorulacak!.. İşi, yorulmak!..

Şimdi, bu yorgunluğu azaltmak üzere, Erdoğan’a 45 kişilik yeni bir uçak alınması söz konusu. Kim bilir, kaç milyon dolarlık yeni bir uçak!.. Yanlış olan bu!.. Gezilerde kopukluğun iyice artacağına işaret!..

Üç bin Euro eder mi

BU
gezi için, katılanlardan üç bin Euro alınıyor.

Geziyi TOBB organize ediyor. O da, bir seyahat acentasıyla anlaşıyor. Ankara-Etiyopya-Güney Afrika gezisi, beş günde uçağı, otelleri ve oradaki otobüsleriyle, çatla patla binbeş Euro!.. Ne demek, üç bin Euro?.. Bir de, gazeteciler için Pretoria’da üçüncü sınıf bir otel!..

Her gezide aynı fahiş fiyatlar!.. Bu rakamlara tepkili olmayan tek bir kişi yok!.. Başbakanlığın ele alması gereken konulardan biri.
X