Dış gebelik sorunu yaşayan okurunuzun haksız ithamı

Sayın Feyza Algan... 8 Temmuz günü köşenizde “Katrancı” rumuzuyla yayınladığınız ve yorumladığınız yazıda bazı gerçeklerin dile getirilmediğini görerek üzüldüm.

Haberin Devamı

Her şeyden önce bana gelen hastanın muayenesini, adetinin dokuzuncu günü olan 12 Mayıs’ta yaptım. Adet gecikmesi olmayan hasta, gebeliği ya da dış gebeliği düşündürecek bir şikayette bulunmamıştır.
Hastanın adet görmesi ve adetinin zamanında olması, konuyu gebelik şüphesinden uzaklaştırmaktadır. Ancak bütün bunlara rağmen, normal zamanında adet gördüğünü belirten hastanın adet sonrası lekelenme şikayeti üzerine, kendisinden ileri inceleme ve tetkikler istenmiştir. Bu işlem için sigortasından provizyon işlemi başlatılmıştır. Sigortasının bu işleme provizyon vermediği, 13 Mayıs 2009 tarihinde hasta yatış bölümü tarafından hastaya bildirilmiştir.
Hasta önerilen işlem öncesi istenilen tetkiklerini -ki bunlar içinde Kemer’deki hastanede yapıldığını söylediği gebelik hormon tetkiki de vardır- önerdiğim gibi yaptırmış olsaydı, tanıyı çok önceden koymuş olabilecektik. Hastanın şikayetlerindeki değişiklikleri hekimine belirterek
kontrole gelmesi, önerilen tetkik ve işlemi yaptırması veya yaptıramıyorsa da bunu bildirmesi, teşhiste önemlidir.
Ayrıca bizde yapılan muayenesinden 8 gün sonra, 20 Mayıs’ta Acıbadem’de özel bir hastanede bir doçent doktora gittiğini ve onun da “Takip edelim” dediğini yazan hastamız, bu süre zarfında bana durumunu bildirir hiçbir gelişimi aktarmamıştır.
Yazınız her ne kadar ismimin baş harfleri kullanılarak kaleme alınmış olsa da tarafımı işaret edecek bilgiler içermesi ve haksız bir suçlamayla karşı karşıya olmam nedeniyle, yine ismimin baş harfleriyle durumun gerçeğini okurlarınızla paylaşmanızı, ayrıca konuyla ilgili yorumunuzun da haksız olduğunu belirtmenizi, bu metni köşenizde yayınlamanızı rica ederim.
Dr. C.F.
Sevgili Doktor C.F, üzüntünüzü anlıyorum. Ne yazık ki ben köşeme gelen mektuplarda, sadece bana yazılanları yorumlamak durumundayım. Bu nedenle zaman zaman haksızlık ettiğim de oluyor. Bu haksızlık, bazen bana yazan çiftler arasındaki atışmalarda da ortaya çıkabiliyor. Bu gibi durumlarda boynum kıldan incedir. Bana ne verildiyse, onu değerlendirebiliyorum.
Söz konusu hanımın yazısı baştan aşağı suçlamalarla doluydu. Ben çoğunu çıkarttım.
Ayrıca adınızı ve hastanenizi yazmamaya da özen gösterdim. Sizin de teşhisinize yardımcı olacak tetkikleri istediğiniz, ama sigortası kabul etmeyince yaptırmadığı gerçeğini bana belirtmemişti. Ayrıca kendini daha iyi hissettiği için olacak, tatile bile çıkmakta bir sakınca görmemişti.
Sorunu tatildeyken tekrarlayınca, büyük ihtimalle artık o istenilen tetkikleri yaptırmak zorunda kalmış ve gerçek ortaya çıkmış.
ısteğiniz üzerine konuyu burada açıklarken, sizi istemeden üzdümse bağışlanmamı dilerim.

Eşim çok tutarsız davranıyor

Haberin Devamı

Sevgili Güzin Abla, köşenizi elimden geldiğince takip ediyorum. Sizden bir büyüğüm olarak tavsiye istiyorum.19 yaşındayım ve iki yıllık evliyim. Ailem evlenmemi istemediği için çeyiz yapmadı ve ben bir yıl eşimin ailesiyle yaşamak zorunda kaldım. şimdi ayrı evdeyiz.
Eşim de, ben de lise mezunuyuz. Onun babası annesini sürekli aşağılayıp küfür ediyor. O da babasının yaptıklarını normal görüp, aynı şeyleri bana yapmaya kalkıyor. Hatta bazen tokat bile attığı oluyor. Sonrasında pişmanlık duysa da bu beni çok üzüyor. Öyle davranmadığı zamanlarda ise melek gibi bir insan...
Aileme söylersem, zaten baştan beri istemedikleri için bu evlilik hemen biter. Bense evliliğimi bitirmek istemiyorum. Çünkü biz birbirimizi çok sevdik, hâlâ da öyle olduğunu biliyorum. Üstelik ikiz bebeklerimize yedi aylık hamileyim. Eşim bu duruma çok seviniyor, bebeklerini ve beni hiç ihmal etmiyor. Ama işte bazen sinirlerine hakim olamıyor.
Ne yapacağımı bilemiyorum, çünkü bir öyle bir böyle davranıyor. Lütfen bana yardım edin. Sizce onu psikiyatriste mi yoksa bir aile terapistine mi götürmeliyim?

RUMUZ: KIRGINIM

Sevgili kızım, belli ki eşin aslında hiç de kötü biri değil ve seni seviyor. Ama neden “Aile çok önemli” diyoruz hep, biliyor musun? Burada da görüldüğü gibi, çocuk anne ve babasının davranışlarını, yaşam tarzını ister istemez benimsiyor da ondan... Onlardan ne öğrendiyse, onu tekrarlıyor.
Sana kötü davranmayı düşünmüyor, sana tokat attığı için gerçekten üzülüyor, ama içgüdüsel bir dürtüye kapılıyor gibi... Babasının bilinçaltına yerleşen tavırları, zaman zaman su yüzüne çıkıyor büyük olasılıkla...  Ona çocuklarını böyle bir ortamda büyütmek istemediğini söyleyip, bir uzmana gitmeye ikna etmelisin.
Hem seni hem de ikizlerini kaybetmek istemez sanırım.

Yazarın Tüm Yazıları