Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Dış algı: Kendine zırh örüyor

İTALYAN avukatlar şubat sonunda düzenlenecek törenle İstanbul Barosu’na hukuk ödülü verecek.

Baroya bu müjdeyi iletirken, aynı avukatlar soruyor:
“Sizin orada neler oluyor?”
Sadece İtalyan avukatlar değil, çeşitli uluslararası hukuk kurumları Türkiye’yi arayıp kaygılarını iletiyor: “Anlaşılan, sizin iktidar hukuk devletinden vazgeçiyor”.
İktidar HSYK düzenlemesi ile hukuk devletine ağır bir darbe hazırlarken, savunma avukatları hukuk ödülü alıyor. Hukuk mücadelesi verdikleri, hukuku savundukları için.

ÖRNEĞİ YOK

Adamlar şaşkın, onların aklı almıyor ve aynen şunu soruyor:
“- Bu iktidar değil miydi, üç yıl önce hukukun üstünlüğü, demokrasinin gereği sözleriyle, sizdeki HSYK’yı Adalet Bakanlığı’ndan almıştı. Şimdi tam tersini neden yapıyor?
- Bu girişimin şimdi ve daha sonra yolsuzluk ve rüşvet iddialarının örtülmek istenmesi ile bağlantısı var mı?”
Dışarıdaki algı bu. Yolsuzluk soruşturmasıyla birlikte, iktidar yargının en temel kurumu HSYK’yı hedefine alıyor. Yargıyı kendine bağlama çırpınması yolsuzluk iddialarının bir daha peşine düşülmesini önlemek adına. 2010 referandumuna doğru “millet egemenliği, hukukun üstünlüğü” sözleriyle bugünkü HSYK, şimdi aynı sözlerle kendi güdümünde yeni HSYK. Hiçbir demokratik, hukuk devletinde örneği yok.

GÜL’ÜN TAVRI

HSYK tasarısı Meclis’ten geçerse, Cumhurbaşkanı Gül’ün onayına gidecek. Üç gün önce “kuvvetler ayrılığı” ilkesini uzun uzun vurgulayan Gül ne yapacak?
a) Veto edebilir. Bizim ve dünyanın ünlü hukukçularının görüşünü kabul edebilir.
b) Onaylayabilir. Kendi sözleriyle çelişir. Çelişir de, ne olur, hiçbir şey.
Ama, herhalde hem hukuki, hem siyasi bir hesap yapar.

Ölüyooooooor

2009’dan bu yana tutuklu. İleri derecede siroz. Bir-iki değil, üçüncü kanser nodülü de teşhis ediliyor. Psikolojisi bozuk, “her an intihar edebilir”.
Bu hastalıklar bir-iki doktor değil, sağlık kurullarının raporlarında yer alıyor. Bir-iki değil, altı tane rapor var.
Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu hapiste bu amansız hastalıklarla uğraşıyor. Uğraşması artık yavaş yavaş azalıyor. Son olarak avukat ağabeyi Hayati Hilmioğlu’nun feryadı dün bazı gazetelerde yer alıyor, “Bu kasten adam öldürmedir”.
Gözaltına alınan, mahkemeye çıkarılan her insan önce sağlık kontrolünden geçiriliyor. İnsan Hakları Sözleşmesi’nin evrensel kuralı var: “Yargıç birinci derecede yargılanan kişinin sağlığını düşünecektir”.
Bu kural açıkça çiğneniyor. Prof. Hilmioğlu’nun sağlık durumunu Cumhurbaşkanı Gül de biliyor, Adalet Bakanı Bozdağ da. Gül etliye sütlüye karışmıyor, vaziyeti idare ediyor. Bozdağ yargıya darbe vurmakla meşgul.
Prof. Hilmioğlu ölüyooooor, ölüyor. İnsanlıkla birlikte.

X