Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Direksiyonda telefonla konuşma, konuşturma

DÜNYANIN son teknoloji harikasını bilinçsiz kullanıp, görgüsüzlük yapıyoruz. Otomobil kullanırken bile cep telefonuyla laf yetiştirip ölüme davetiye çıkarıyoruz.

Sürücülere ve kolluk kuvvetlerine bir çağrımız var; “Direksiyonda telefonla konuşma, konuşturma. Masum insanları ecele kavuşturma...”
Medeniyet çok güzel.
Tabii adam gibi kullanılırsa.
Yakın geçmişte hasretliğini çektiğimiz eşimizi, dostumuzu artık karşımızda bulabiliyoruz.
Merak ettiklerimizi, cep telefonu denilen cihazla anında duyabiliyoruz.
Kıskanç sevgili isek eğer, tacizin daniskasını yapabiliyoruz.
“Nerdesin, kimlesin, şu an ne yapıyorsun?”
Hele 3G teknolojisi denilen görüntülü sistem varsa cihazlarımızda, “Aç kameranı çabuk, ne haltlar çeviriyorsun” diyebiliyoruz.
Teknoloji insanların hayatını kolaylaştırmak için ama....
İşte aması var.
O modern aletler cahil cüheyla, maganda Süheyla elindeyse, yandı yavrum keten helvası...

***

Yolda, belde görüyoruz hepimiz.. Eline cep telefonunu geçiren sanki Obama...
Dünyayı yönetiyor sanırsınız afra tafrasından.
Saatlerce konuşur da konuşur.
Genci yaşlısı, ortaboylu yamuk kaşlısı...
Vıdı vıdı da vıdı vıdı...

***

Geçen gün belediye otobüsündeydim.
Yeni yetme, ergen olamamış uçuk akıllı bir kız ile bir erkek öğrenci birbirlerine mesaj atıyorlardı. Başlarında ayakta duran 70’lik teyzeyi gördükleri bile yoktu.
Arasıra göz süzmeleri, aslında anne babalarının para keselerini büzmeleriydi.
Yanyana oturup konuşamayan bu gençler yüreğimi burktu, nefesimi daralttı.
Bunlara hiç mi büyüklere sevgi saygı öğretilmedi, israf nedir belletilmedi...

***

“Bunlar da geçer, büyüyünce öğrenirler” diyeceğim ama, diyemiyorum...
Bunlar büyüdükçe daha fena oluyor.
Haberlerde izlemişsinizdir..
İçi tıka basa yolcu dolu minibüsün şoförü, kaza yapıyor.
17 kişi yaralanıp hastanelere kaldırılıyor.
Feryat figan içindeki yolculardan biri, “Şoför sürekli telefonla konuşuyordu” diyor...
Konuşabilir mi peki...
Buna hakkı var mı?
Şimdi yanan o canların hesabını kim verecek.
Sakat kalıp engelli olacak, yıllarca sürünecek insanların vebalini kim alacak?

***

Trafikte telefonla konuşmak çok tehlikeli.
En küçük bir hatanın faturası çok ağır oluyor.
O nedenle sürücülere ve kolluk kuvvetlerine çağrıda buluyorum.
Araç kullanırken telefonla konuşmayın, konuşturtmayın.
Bu çağrımız, en az “hatalı sollama, kara haber yollama” kadar önemli zira.

Yavaş şehrin doğal yaşamcıları


İZMİR geçen hafta Organik Fuar’a ev sahipliği yaptı.
Son gün son saatler vakit bulabildik gezmeye.
Biz gezerken bir taraftan standlar sökülüyordu.
Gezip gördüklerimiz, oturup konuştuklarımız, aslında her biri bir yazı konusuydu.
Kimisi karabaş otu çiçeğinden, arıların yaptığı baldan, polenden, kansere bile iyi geldiğini ileri sürdükleri Propolisten bahsediyordu. Kimisi de kekik, nane, defne yaprağından açtıkları ihracat kapısını anlatıyordu. Hepsinin de önünde saygıyla eğilmek gerekiyor. İtiraf edeyim ki, Türkiye’nin ilk Yavaş Şehri Seferihisar’ın doğal yaşamcıları beni bir başka etkiledi.
Etkileme nedenleri ise iki koldan gelişti.
“Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Yarımada Organik Projesi’nin ilk üreticileriyiz” sözüne Seferis’in öyküsü de eklenince durup dinledik.
İsmail Irmak (Benimle isim benzerliğinden başka hiçbir akrabalığımız yok), yedi kuşaktır Seferihisarlı bir üretici. O kendini öncelikle zeytinyağı üretimine adamış. Eşi Asuman Irmak’la birlikte dağı bayırı, muhteşem bir bahçeye çevirmişler. “Yaşlı ağaçları budayarak gençleştirdik, boş yerlere yeni ağaçlar diktik. Delice zeytinleri de aşılayıp bir bölümüne meyve ağaçları dikince ‘İsmail Ağa’nın cenneti’ni yarattık” diyen Irmak, Büyükşehir’e dua ediyor.
“Organik Proje kapsamında sulamadan, gübrelemeye, budamadan dikime birçok yeni bilgiyi ve en önemlisi organik tarımın nasıl yapılması gerektiğini öğrendik. Öğrendiklerimiz uyguladık, sertifikalandık. Böylece Sakin Şehir olan Seferihisar’ın ilk organik üreticisi olduk” diyen İsmail Irmak, artık işin başına kızları Fatma’nın geçtiğini anlatıyor.


Zeytinyağında organik şartları

SEFERİHİSAR’ın ilk organik üreticisi Irmaklar’ın kızı Fatma Irmak Diker, sertifikalı olarak yaptıkları üretimi Seferis markasıyla taçlandırdıklarını söylüyor. Seferis’in Seferihisarlı İsmail demek olduğunu belirten genç üretici, “Seferis Organik Naturel Sızma Zeytinyağı, hiçbir kimyasal gübre ve zirai ilaç kullanılmadan, deniz seviyesinden 300 metreye kadar ulaşan, doğal yöntemlerle yetiştirilmiş zeytin ağaçlarının. Bu ağaçlardan elle toplanan, özenle seçilen, hiç bekletilmeden ve hiç bir karışıma izin verilmeksizin organik sertifikalı zeytin sıkım tesisinde, özel bir üretim hattında, soğuk sıkma (cold press) max. +27 C’ye kadar ısıl işlem görmeden elde edilir. Organik gözetim kuruluşu denetiminde özel numarayla üretilir ve sertifikalandırılır. Zeytinyağımız ağızda tam bir zeytin tadı bırakmaktadır. Soğuk sıkım yaptırdığımız için E vitaminleri ve zeytinyağında en önemli antioksidan olan fenolinin ölmemiştir” diyor.


ÇEVRECİLERE ÇAĞRI
Çevre konusunda her türlü ihbarı, duyarsızlıkları, çalışmaları ve fotoğrafları iletebilirsiniz. Tabii güzellikleri de..
Tel: 0533 414 24 57 cevreciiirmak@hotmail.com

 

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI