Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Dini aşırılığa hoşgörü işbirliği

    Nuray BABACAN - Şehriban OĞHAN - Bülent SARIOĞLU - Okan KONURALP - Süleyman DEMİRKAN - Oya ARMUTÇU - Ümit ÇETİN - Selçuk ŞENYÜZ - Volkan YILDIRIM / ANKARA
    02.10.2007 - 00:00 | Son Güncelleme: 02.10.2007 - 01:24

    Meclis’in yeni yasama yılının açış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı Gül, etnik ve dini fanatizmin toplumları nefret ve kutuplaşma sarmalına ittiğini söyledi. Gül "Demokrasi ve hoşgörü güçleri, dini ve etnik farklılıkların şu veya bu şekilde istismarına karşı işbirliği içinde olmalıdırlar" dedi.

    CUMHURBAŞKANI Abdullah Gül, yasama yılını açış konuşmasında yeni anayasa çalışmasının "istişare" zemininde kapsayıcı yaklaşımla hazırlanması gerektiğini vurguladı. "Ilımlıların aşırıları ikna edebilmesi, başarılı bir demokrasinin ölçütlerindendir" diyen Gül, dini aşırılığa karşı demokrasi ve hoşgörü güçlerinin işbirliği yapmasını istedi. Gül, ağustos ayındaki yemin töreninin ardından Meclis’te yaptığı ilk konuşmada, "Çok hukukluluk" tartışmasına neden olan "Laiklik, farklı hayat tarzları için özgürleştirici bir modeldir" şeklindeki laiklik tarifini dün tekrarlamadı. Cumhurbaşkanı, dün şu mesajları verdi:

    SİVİL DEMEDİ Yeni bir anayasa hazırlanması konusunda canlı ve kapsamlı bir tartışma yaşanmaktadır. TBMM’nin, toplumun bütün kesimlerinin katkılarından yararlanarak en mükemmel anayasal düzenlemelere ulaşacağına eminim. Yeni düzenlemelerin, milli birlik ve toplumsal dayanışmamızı güçlendirecek kapsayıcı bir yaklaşıma sahip olması, temel hak ve hürriyetleri güvence altına alan, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti anlayışını teyit eden bir nitelikte olması, gücünü ve sürdürülebilirliğini arttıracaktır.

    TAHAMMÜL ŞART Demokratik ülkelerde, kimilerince aşırı ve hatta egzantrik sayılan görüşlerin-şiddet içermemek şartıyla- ifade edilmesi, bunları savunan kişi veya grupların mevcudiyetine tahammül edilmesi olağandır. Hatta bu demokrasinin gereğidir.

    AŞIRILARI İKNA Önemli olan, sonuçta toplumda ortak aklın ve sağduyunun egemen olmasıdır. Ilımlıların aşırıları ikna edebilmesi, başarılı bir demokrasinin ölçütlerindendir. Bu çetin görevin başarılması demokrasimizin daha da güçlenmesini sağlayacaktır.

    DARBE KAYGISI YANITI Kimi zaman tarihimizde veya yakın geçmişimizde yaşanmış olan çalkantıların ve travmaların tortusu niteliğindeki bazı kaygı ve korkular günümüzde de gündeme gelebilmektedir. Önemli olan millet olarak bunları gidermeyi, aşmayı ve bunlardan sıyrılmayı başarabilmemizdir.

    KUTUPLAŞMA OLMASIN Etnik ve dini fanatizm veya ayrımcılık, çoğu zaman zora ve şiddete sarılmakta, kimi zaman önyargılardan, kimi zaman yoksulluk ve cehaletten beslenmekte, toplumları nefret ve kutuplaşma sarmalına itmektedir. Demokrasi ve hoşgörü güçleri, dini ve etnik farklılıkların şu veya bu şekilde istismarına karşı gerek ulusal, gerekse uluslararası düzeyde dayanışma ve işbirliği içinde olmalıdırlar.

    ORDUYA ÖVGÜ Sınırlarımızı büyük bir vatan sevgisiyle bekleyen şanlı ordumuzla ve onların mensuplarıyla gurur duydum. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizin hizmetlerini takdirle karşılıyorum. TSK’nın modernizasyon çalışmalarının kesintisiz devam etmesi, öncelikli önem vereceğim hedeflerden birisi olacaktır. Güçlü bir ordu ve güçlü bir demokrasiye sahip olmak, ancak güçlü bir ekonomi sayesinde mümkündür.

    ŞIRNAK MESAJI Ateş düştüğü yeri yakmaktadır. Bu acıları ancak şehit yakınlarına ve gazilerimize ve terör mağduru halkımıza, devlet ve toplum olarak daha etkin, sürekli ve düzenli biçimde sahip çıkmak suretiyle bir nebze dindirebiliriz. ANKARA

    Referans gösterdi

    GÜL, AB hedefi konusunda yerli ve yabancı devlet adamlarından şu sözlerle dengeli bir referans sundu: "İsmet İnönü ve Adnan Menderes gibi saygı ve rahmetle andığımız devlet adamlarımız, AB ile ahdi ilişkimizin temelini oluşturan tarihi kararlara yıllar önce imzalarını atmışlardır. Bu ilişkilerin temelinde Avrupa’dan ise Charles De Gaulle ve Konrad Adenauer gibi büyük devlet adamlarının imzaları vardır. Andığım bu şahsiyetler, toplumlarına ve bölgelerine yön vermiş liderlerdir."

    Ayakta alkış

    Cumhurbaşkanı Gül, açış konuşmasını yapacağı Genel Kurul’a Başkanlık Divanının arkasındaki kapıdan girdi. TBMM Başkanı Toptan ve katip üyelerle tokalaşan Gül, konuşmasını yapmak üzere kürsüye geçti. Başbakan Erdoğan ve bakanlar, gelişinde ve konuşmasının bitiminde Gül’ü ayakta alkışladı.

    Kürsüde su yoktu

    25 sayfalık metni 40 dakikada okuyan Cumhurbaşkanı Gül’ün konuşması başlangıç ve bitiş dışında hiç alkış almadı. Gül, kürsüye yemin töreninde olduğu gibi yine frak giymeden çıktı. Oruçlu olduğu için sık sık ağzı kuruyan Gül’ün, oruç kazası yaşamaması için kürsüye su konmadı.

    Yorgun Başbakan

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli her zamanki gibi ilk gelen lider oldu. Başbakan Tayyip Erdoğan ve Bakanlar Kurulu üyelerinin ardından CHP Genel Başkanı Deniz Baykal salona girdi. ABD’den yeni dönen Erdoğan’ın yorgun olduğu gözlendi. Dünkü açılışa Yüksek yargı başkanları katılırken, Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanlarının locası ise boş kaldı.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı