Dünya Haberleri

    Dine hakaret fikir değil

    Hürriyet Haber
    04.02.2006 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Müslüman dünyası Hz.Muhammed karikatürleri yüzünden ayakta. Danimarka Başbakanı Rasmussen ise bu karikatürlerin fikir özgürlüğü çerçevesinde yayınlandığını söylüyor. Oysa AİHM’nin bu çatışmaya son noktayı koyacak, içtihat niteliğinde iki kararı bulunuyor.

    1- Otto Preminger kararı: Hıristiyanlığa ve İsa’ya hakaret içeren film fikir özgürlüğü kapsamında değerlendirilemez. Avusturya yasaklamakta haklıdır.

    2- Yasak Tümceler kararı: Bu kitap Allah’a ve dine hakaret içeriyor. Fikir özgürlüğü İslam’a hakareti içermez. Türkiye yasaklamakta haklıdır.

    İNSANLARIN inançlarını zedeleyici yazılar, karikatürler ya da filmler fikir özgürlüğü kapsamında değerlendirilmiyor. Hürriyet’in yaptığı araştırma, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) bu konudaki içtihatını ortaya çıkardı. AİHM’nin, "Otto-Preminger" kararı, Hıristiyan dinine hakaret içeren yayınların "fikir özgürlüğü" kapsamında değerlendirilemeyeceğini gösterirken, Türkiye’ye karşı açılmış olan "İ.A" davasında alınan karar da Müslümanlığa hakaret olabilecek yayınların ifade özgürlüğü kapsamına girmediğini gösterdi.

    AİHM’nin kararları, Hz.Muhammed karikatürlerinin yasaklanması ve davanın Strasbourg’a ulaşması halinde, yasaklayan ülkenin "haklı" çıkacağını gösteriyor. Dolayısıyla dine hakaret ve insanların din ve vicdan özgürlüklerinin "rencide" edilmesi, fikir özgürlüğü kapsamında değerlendirilmiyor.

    Ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 33.maddesi, gerekirse Danimarka’daki "karikatür" uygulamasına karşı dileyen ülkenin Danimarka’yı AİHM’ye şikayet edebilmesine de olanak sağlıyor.

    İKİ ÖNEMLİ KARAR

    AİHM iki önemli karar verdi :


    1- Avusturya’ya karşı açılan "Otto-Preminger" davası, bir film yapımcısının Hıristiyan dinine ve İsa’ya hakaret içeren bölümlerin yer aldığı bir filmin yasaklanması sonrası AİHM’ye yansıdı. O yıllarda Komisyonun baktığı dava, 1994 yılına ait. Merkezi Innsbruck’da bulunan film şirketinin, "Das Liebeskonzil" adlı yapımında İsa ve Hıristiyanlık aleyhinde bölümler yer aldı. Katolik derneklerinin başvurusu sonrası film yasaklandı ve konu Avrupa İnsan Hakları Komisyonu’na götürüldü. Strasbourg Mahkemesi, dine hakaretin fikir özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği kararı aldı ve Avusturya makamlarına hak verdi.

    2- Bir diğer karar ise, Türkiye aleyhinde açılmış olan "İ.A" davası. Fransa’da yaşayan 1960 doğumlu ve "Berfin" adlı yayınevinin sahibi İ.A, 1993’te Abdullah Rıza Ergüven’e ait "Yasak Tümceler" adlı bir kitap yayınladı. Kitap, Allah’a ve dine hakaret içerdiği gerekçesiyle 1994 yılında yasaklandı, konu 1998’de AİHM’ye ulaştı. Mahkeme geçen yıl aldığı kararda, kitabı yasaklayan Türkiye’yi haklı buldu. Fikir özgürlüğünün, İslam dinine hakaret etmeyi kapsayamayacağını belirtti ve başvuruyu reddetti, "Otto-Preminger" kararını da içtihat olarak gösterdi.

    ABD konuştu: Karikatürler kabul edilemez

    AVRUPALI lider ve bakanlar, karikatür krizi konusunda farklı tepkiler verirken, ABD dün ilk kez yorumda bulundu ve Dışişleri sözcüsü Justin Higgins "Avrupa gazetelerinin Hz. Muhammed’in karikatürleri yayınlaması dini veya ırkçı nefreti kışkırtacak kabul edilemez bir davranıştır" dedi. Avrupa ülkelerinden tepkiler ise şöyle:

    Fransa: Başbakanı Dominique de Villepin, bütün dini inançları gereksiz biçimde inciten hareketlerden kaçınılması çağrısında bulundu. Villepin, "Saygı gerekliliği ile özgürlük gerekliliği birbirleriyle bağdaşmalı" dedi.

    Dışişleri Bakanı Philippe Douste-Blazy ise, karikatürlerle ilgili olarak, bunları normal bulmadığını, radikal dincilerin protesto için bayrakları yakmasından da şoke olduğunu belirtti.

    İngiltere: Dışişleri Bakanı Jack Straw, Avrupa medyasını karikatür krizi konusundaki tutumu nedeniyle eleştirirken, ifade özgürlüğüne saygı duyulması gerektiğini, ancak kimsenin başkasının inançlarına saygısızca davranma hakkı bulunmadığını vurguladı.

    İfade özgürlüğü için sipariş verildi biz de çizdik

    HZ. MUHAMMED karikatürlerini çizen Danimarkalı karikatüristler, "Gazete yönetimi istedi biz de çizdik. Önce olaya şüpheyle yaklaştık ama sonuçta ifade özgürlüğü aşkına işi kabul ettik" dediler.

    İsveç gazetesi Dagens Nyheter’e konuşan karikatürleri çizen 12 sanatçıdan dördü, gazete yönetiminin, son zamanlarda İslam konusunda medyanın kendi kendine fazlaca sansür uyguladığına inandığını belirttiğini ve bu nedenle Hz.Muhammed karikatürleri çizme önerisi getirdiğini söylediler.

    Yaptığından pişmanlık duyan bir karikatürist, şunları söyledi:

    "Öneri ilk geldiğinde kafamda şüpheler doğdu. Doğrusu, bu tam bir açmaz durumuydu. Eğer öneriyi reddetsem, İslam’a yönelik sansüre uymakta devam eden bir korkak olacaktım. Kabul edersem de, İslam’a karşı sorumsuz bir nefret taciri haline gelecektim."

    Bir diğeri de, "Gazete yönetiminden öneri mektubunu alınca, bayağı sinirlendim. Bunun çok kötü bir fikir olduğunu düşündüm" dedi.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı