Dünya Haberleri

    Dine dayalı parti olmaz

    Hürriyet Haber
    06.02.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    İsrail'in bilge politikacısı Şimon Peres'den Hürriyet'e özel:

    Dindarlarla laikler pekala birlikte yaşayabilir. Ancak dindarlar parti kurduklarında işler karışıyor. Çoğulcu demokrasilerde politika bir uzlaşma sanatıdır. Oysa din uzlaşmanın olmadığı bir olgudur.

    Türkiye ve İsrail, eski dünyayı yeni bir döneme taşıyabilecek iki lokomotiftir. Bunu ulusal kimliklerini koruyarak yapabilirler.

    Su doğanın diplomatıdır. Milyonlarca kişinin yaşamı söz konusu olduğu için su askeri engellere takılmadan akabilmelidir.

    Bir keresinde Arafat ile bir basın toplantısındaydım.. Kürsüden ‘Başkenti Kudüs olan bir Filistin ilan edeceğiz’ dedikten sonra bana döndü ve ekledi: ‘Neden düş kurmak hakkım olmasın!’

    BÖLGESEL İşbirliği Bakanı Şimon Peres her yıl Davos'ta yapılan Dünya Ekonomik Forumu'nun duayenlerinden. Davos'ta Ortadoğu barışından, geçtiğimiz 50 yılın jeopolitik facialarının nasıl engelenebileceğine kadar geniş bir perspektifte görüşlerini ortaya koyan Şimon Peres ile 21. yüzyılda bölgeyi temel alan ufuk turuna çıktık.

    YENİ BİR POTANSİYEL

    Türkiye-İsrail ilişkileri önümüzdeki yıllarda nasıl bir yön alabilir?

    Türkiye ve İsrail'e, eski dünyayı yeni bir döneme taşıyabilecek iki lokomotif gözüyle bakıyorum. Her ikisinin yüzyıllarca sıkıntı çekmiş bu bölgede gelecekte yeni bir potensiyel yaratabilecek kapasitede olduklarına inanıyorum. Üstelik bunu ulusal kimliklerini koruyarak yapabilirler.

    Şimdi kesintiye uğramış olan Suriye-İsrail görüşmelerinde su meselesi gündeme geldi. Türkiye'nin sırtından pazarlık söylentileri ortalıklarda dolaştı.

    Su ticarileştirilmelidir. Asla stratejik bir silah olarak kullanılmamalı. Suyun savaşta bir silah olarak kullanılmasından ziyade ekonomide yararlanılmasından yanayım.

    Neden su aynen petrol gibi alınıp satılmasın?

    SU ENGELSİZ AKMALI

    Suyun ortak bir kaynaktan dağıtılması gibi bir fikriniz var galiba?

    Evet. Su bir yerde biriktirilip öyle dağıtılabilir. Stratejik kaygılar olmaksızın sırf ekonomik kaygılar göz önüne alınarak su boruları döşendiği zaman Türkiye gerçekten bölgeye su tedarik eden bir kaynak olabilir. Bunun kesinlikle ekonomik kaygılarla yapılması gereklidir. Su doğanın diplomatıdır. Toprağı yerinden oynatamazsınız. Oysa suyu istediğiniz gibi kullanabilirsiniz. Milyonlarca kişinin yaşamı söz konusu olduğu için su askeri engellere takılmadan akabilmelidir.

    Biliyorsunuz bugünlerde yine Türkiye bir Hizbullah olayı yaşıyor. Din meselesi yine gündeme oturdu. İsrail'de daha geçenlerde Hebron'da dincilerin gösterisi vardı, ortalığı yakıp yıktılar. Arkalarında bir anlamda dinci partilerin olmasına ne diyorsunuz?

    Sanıyorum en önemli sorun seçim sisteminde yatıyor. Dindar insanlarla laik insanlar pekala yanyana yaşayabilirler. Ancak dindarlar parti kurduklarında işler karışıyor. Çünkü tarif etmeye kalktığınızda dahi politika ve din birbirinden farklıdır, dahası birbirlerine zıttır. Çoğulcu demokrasilerde politika bir uzlaşma sanatıdır. Oysa din uzlaşmanın olmadığı bir olgudur. Sanıyorum dindar olmak ya da laik olmak kisisel bir seçimdir. Kimseyi kimse zorlamamalıdır. Ancak hükümetler, kollektif kararlar olan eğitim, sağlık gibi konularda söz sahibi olmalıdır. Demokrasinin iki tavrı temel aldığını kabul etmek zorundayız: Eşit olmak hakkı ve değişik olmak hakkı.

    Tarihçi Fukuyama ve Paul Kennedy'nin katıldığı oturumda iyi komşu iyi silahtan üstündür dediniz

    Sorunları silahla asla çözemezsin. Ülkeler iyi silah üretmesini biliyor ama iyi komşu yaratmasını bilmiyor. Oysa komşularının seninle aynı yaşam standartlarını paylaşmasına, aynı gelir düzeyini tuturmasına yardımcı olabilirsin. Ben daima, İsrail bir refah adası olarak, kötü yaşam standartlarının olduğu bir çevrede yaşayamaz derim.

    ORTADOĞU’NUN BENELÜKS’Ü

    Arafat 2000 yılında, başkenti doğu Kudüs olmak üzere bir devlet ilan edeceğini söylüyor.

    Bir keresinde Arafat ile bir basın toplantısındaydım.. Aynı şeyi söyledi ve sonra bana döndü ‘‘Neden düş kurmak hakkım olmasın’’ dedi

    Yani Doğu Kudüs'un Filistinlilerin başkenti olması bir hayal mi?

    Kudüs üzerinde asla anlaşma olmayacak. Kudüs'un politik olarak bölünmeyeceğine ancak dini olarak açık olacağına inanıyorum.

    Ortadoğu vizyonunuz nedir?

    Eski geleneksel Ortadoğu'yu yeni bir çağa taşımak en büyük rüyam. Piyasa ekonomisi, globalleşme, yüksek teknoloji, daha iyi eğitim, modern alt yapı Ortadoğu'nun bunlara erişmesi gerek. Tüm dünya çok hızlı ilerliyor. Bugün sesin hızı var, yarın yaşamın hızı olacak. Tüm dünya koşarken sen geride kalamazsın. Ortadoğu bu hıza yetişmek zorunda.

    Ürdün, Filistin ve İsrail arasında konfederasyon fikriniz vardı?

    Hálá aynı şekilde düşünüyorum. Benelüks gibi bir oluşum.

    Cumhurbaşkanı Weizmann'ın karıştığı skandal yüzünden istifa edebileceği ve onun yerine görevi alabileceğiniz söyleniyor

    Bir cumhurbaşkanımız var ve bu konuda daha fazla konuşmak istemiyorum.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı