Dikkat hatalı pusula!

Sektirmeden aboneliğimi tazeleyen anneciğim sayesinde ülkemizin ilk ve tek şarap dergisi Gusto’yu Amerikalardan takip edebiliyorum. Ne mutlu böyle bir yayınımız var.

Haberin Devamı

Rengarenk kuşe sayfalardan memleketimin şarap alemini gurbetten yaşama şansına sahibim. Bilgiçinden ilgincine, uçuğundan kaçığına dopdolu bir dergi bu her sayısında. Her yılsonu yayınlanan “rehber” ise iç piyasamızda giderek renklenen içki dünyasının seçmece bir kesitini yansıtıyor.
Seçmece burada önemli bir kelime. Ülkemizde özellikle ithal şarap dünyası bir mayın tarlası gibi. Serbestçe gezinip her şişede huzur bulmak olası değil, hatta hayal kırıklıkları çoğunlukta. Mayına basmamak için küçük bir servet bile kimi zaman yetersiz kalabiliyor. Buna rağmen Türkiye’de ithal şarapların yerlilerden daha kaliteli olduğuna dair bir söylence var. Böyle bir izlenim sanırım son zamanlarda getirilen bazı ağır toplar sayesinde ortaya çıktı.
Bu yüzden bahsi geçen dergimizin tarafsız kalabilmesi özellikle şu dönemlerde çok ama çok önemli. Bu aziz amaca yönelik ilk sorgulamam yerli ve ithal şarap sayısının oranı oldu. Ülkemizin dergisi 59 farklı yerli şaraba nazaran tam 103 adet ithal şarabı incelemeye layık bulmuş. Her yerli şaraba neredeyse bir çift ithal rakip düşüyor. Oysa çeşitlilik açısından piyasaya bakarsanız bu oranın tam tersi bir tabloyla karşı karşıyayız.
Beni bu incelemede en çok ilgilendiren ithal şaraplar çünkü dergimizin de okuyucusunu yönelttiği odaklanma bunu gerektiriyor. Rehberin kullanıcıya en büyük hizmetlerinden yabancı şarapların ithalatçılarının belirtilmesi sayesinde bir diğer ilginç istatistik çıkıyor. İncelenen 103 yabancı şarabın 91’i, yani neredeyse yüzde doksanı tek bir ithalatçı tarafından getirilmiş. Bu devasa gibi gözuken ithalatçı dışında sadece bir düzine şarap alternatif kaynaklardan.

Haberin Devamı

HER ŞARABA BİR “EN”

Hayrola? Bizim nostaljik Tekel ithal şarap pazarımızda yeniden mı doğuyor? Bu “tarafsız” rehberin sponsorluğunu ithal şaraplarda sadece bir firma üstlenmiş olmasa gerek. Önsözü açıyorum, çeşit bolluğu karşısında dönen başlardan bahsediliyor. O da ne, bir cümlede “firmaların duyurmak istedikleri bilgileriyle” ibaresine rastlıyorum. Takip eden sayfaların sağ üst köşesindeyse hep bir “reklam-tanıtım” ibaresi geçiyor. Acaba bu gizli kapaklı bir advertorial mi?
Advertising, yani reklamcılık bilimi ile editorial, yani editörün tarafsız fikrini yansıtma sanatının kaynaşımı olan bu terim özetle “parasını efendimiz verdi, düdüğü de o çalıyor” demek. Ülkemizin yegane rehberini bu tür bir alışverişe ayırmak doğru mu? Emekleyen ithal şarap piyasamıza bir yerde hizmet veren bu çabayı sanık koltuğunda terlemeye bırakalım, ya verilen bilgilerinin hatalar içinde yüzmesine ne demeli?
İfade ve yazım hatalarından önce şarapları sınıflandırma çabası biraz arapsaçına dönüşmüş. Üzüm cinsleri, bölgeler, ülkeler ve markalar hep birbirine girmiş. Sıralama gelişine, profesyonel bir mantık hak getire. Bilgiler arasında kimi zaman reklam kokusu öyle ağır ki, komik kalmış. Nice sıradan ürün “dünyaca tanınan”, “kalitesi her geçen gün daha da artan” şaraplar oluvermiş. Her şarabın sanki bir “en” unvanı alma zorunuluğu var.

Haberin Devamı

HATALARI KİMSE GÖRMÜYOR MU

Üzüm cinsi ve coğrafi isimlerdeki hatalar da hafife alınacak cinsten değil. McLaren Vale olmuş Mc Laren Vadisi, U harfinden mahrum bir Condrieu, küçük harfle başlayan bir Beaune, Garganega üzümü bir yerde doğru, başka yerde Gargegna, Cabernet Franc yerine Frank, Footbolt yerine Footbalt ve daha neler neler. İnsan düşünmeden edemiyor, acaba bu yayınları baskı öncesi gözden geçirecek şaraptan anlayan kimsecikler yok mu?
Bir de düpedüz yanlış beyanlar var; vasat bir Chianti’de Sangiovese’nın en nadir klonu Grosso geçmiş, vasıfsız bir üzüm bölgesi olan Lodi menşeili bir şarap nadide Oakville apelasyonundan çıkmış, kırmızı Burgonya Pinot Noir ve Chardonnay içermiş. Halbuki gönül ister ki türünün biricik örneği bir rehberde bunlar olmasın. Hatalardan kurtulup mesela dünyanın önde gelen şarap yayınları gibi rekolte, fiyat ve puanlama konularına da yer ayrılsın.

Yazarın Tüm Yazıları