GeriSeyahat Dikkarpaz’da dört mevsim bahar
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Dikkarpaz’da dört mevsim bahar

Dikkarpaz’da dört mevsim bahar

Kuzey Kıbrıs’ta, Karpaz Yarımadası’nın ortasında küçük bir köy Dipkarpaz. Türklerle Rumların bir arada yaşadığı bu huzurlu, sakin, yeşillikler içindeki köy KKTC’nin el değmemiş köşelerinden. Kış aylarında da ılıman iklime sahip. Deniz mevsimi aralık sonuna kadar sürüyor. Çevresindeki lüks oteller casino meraklılarını, göz alabildiğine uzanan çayırları, kumsalları yürüyüşçüleri ve doğa gözlemcilerini bölgeye çekiyor.

Dipkarpaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, Magusa Bölgesi’ndeki İskele İlçesi’ne bağlı Yenierenköy Bucağı’nın köyü.
Türkiye Cumhuriyeti’nin Kıbrıs’a asker çıkardığı 1974 yılına kadar burada sadece Rumlar ikamet ediyordu. Fakat Kıbrıs’ın kuzeyine Türk askerleri girince adanın güneyinde yaşayan Türkler kuzeye doğru, kuzeyinde yaşayan Rumlar da güneye doğru yer değiştirdi. Ayrıca Kıbrıs Çıkarması’ndan sonra Türkiye Cumhuriyeti savaşta yer alan Türk askerlerine toprak verdi. Ayrıca Anadolu’dan gelen pek çok kişi toprak verilerek buralara yerleştirildi.
Dipkarpaz’ın nüfusu şu anda yaklaşık 1500 kişi. Bunun 500 kadarı Rum. Sonuçları etkilemiş olsa da buraya savaş hiç uğramamış. Dipkarpaz aynı zamanda Karpaz Yarımadası’nın doğu uzantısındaki son yerleşim. Bu bölgeye kadar elektrik var. Buradan sonra elektrik ihtiyacı jeneratörlerle sağlanıyor. Çünkü Dipkarpaz Köyü’nden sonraki bölge, doğal sit alanı, imara kapalı. Çevre Dairesi’nce Dipkarpaz köyü ile Karpaz Burnu arasındaki arazi korumaya alınmış. Bu alana Karpaz Milli Parkı deniliyor.
Bölgede tek tük ahşaptan yapılmış bungalov ve restoranlar bulunuyor. Müdavimleri İngiliz ve Alman turistler. Bölgenin muhteşem bir doğal güzelliği var. Denizi, kumu, bakir koyları güzelliğine zor rastlanır türden. Kışın parktaki pansiyonlar kapanıyor, çevrede sadece günübirlik gelenler görülüyor. Bölge yaban eşekleriyle ünlü. 600 eşeğin doğada serbestçe yaşadığı alan haritalarda bile işaretlenmiş. Sahipsiz kalan eşekler zamanla yabanileşmiş. Yol kenarında, ormanlık alanlarda, sulak yerlerde dolaşıyor, insanlar yaklaşmaya çalıştığında kaçıyorlar.

ARALIK SONU MANTAR ZAMANI

Dipkarpaz köyü ise her mevsim ilgi görüyor. Birlikte yaşayan Rum ve Türklerin başlıca geçim kaynağı tarım, hayvancılık. Dipkarpaz’ın sulak arazisi keçiboynuzu (harnup) ve zeytinliklerle kaplı. Harnubun pekmezi meşhur. Turizm yeni gelişiyor. Halkı yabancılara karşı sıcak, samimi. Camileri, kiliseleri yanyana. Merkezdeki Rum ve Türk kahveleri karşılıklı. Rum kahvesine “merhaba” diyerek girdik. Vasilis kahveleri kumda hazırlıyordu. Az sonra yanımıza köyün iki Türk sakini oturdu: Burhan Akgün ve Zeki Dağ. Arkadaşları Andrea’ya seslendiler. Andrea hemen yakındaki Ayios Synesios Kilisesi’nde çalışan bir gençti. Doğma büyüme Dipkarpazlı. Sohbetimiz sırasında onun ve daha birçok Rum’un Yunanistan’a ya da Türkiye’ye hiç gitmediklerini öğrendik. Türklerle Rumların arkadaşlıkları dikkatimizi çekti. Devletlerin siyasetleri bir tarafa, buradaki Türk ve Rum ilişkilerinin gayet iyiydi. Hatta birbirlerinden kız alıp verdiklerini söylediler. Bu arada Rumların hemen hepsi Türkçe anlıyor. Köydeki Türkler genel olarak hallerinden memnun. Rumlar da öyle. Zaten her ay Birleşmiş Milletler’den yardım maaşı alıyorlar.
Kasımın son haftasında olmamıza karşın hava sıcaklığı 24 derece. Hava güneşli, bulutsuz. “Hep böyle midir” diye soruyoruz. “Genelde böyledir. Buraya kara kış uğramaz. Kışın bile güzeldir hava. Gündüzleri ılık olur. Ancak güneş batınca serinlik çöker” diyorlar. Peki kışın ne yapıyorlar? Yöre halkı genellikle tarımla geçindiği için işleri daha çok bahar ve yaz aylarında. Kışın daha sakin bir hayat sürüyorlar. Henüz narenciyelerini toplamamışlar, ağaçlar mandalina dolu. Aralık sonunu heyecanla bekliyorlar. Çünkü yabani mantar toplayıp, satacaklar.

AZİZ ANDREAS MANASTIRI YEDİ YILDIR ÖZGÜRCE GEZİLEBİLİYOR

Karpaz Yarımadası’nın önde gelen ziyaret yerlerinden biri de Apostolos Andreas Manastırı. Bu Ortodoks kilisesi Zafer Burnu olarak bilinen noktanın yakınında. Burası Rumlar için çok önemli bir kilise. Başta İngiltere, Fransa, Almanya olmak üzere birçok ülkeden ziyaretçisi bulunuyor. “Mucizeler Yaratan”, “Rüzgarların Hakimi”, “Yolcuların Koruyucusu” adlarıyla anılan Aziz Andreas’a adanmış. Andreas’ın Hz. İsa tarafından Hıristiyanlığı yaymak için papazlığa ilk çağırılan kişi olduğuna inanılıyor. Daha ziyade göz hastalıklarını tedavi eden bir aziz olarak bilinmesine rağmen diğer hastalıklar ile dertlerine çare bulamayanların buraya adak adamaları halinde dileklerinin gerçekleşeceğine inanılıyor. Bu yüzden Ortodokslar önemli günlerinde otobüslerle gelip bu kiliseyi ziyaret ediyor, mum yakıp adak adıyor, dua ediyor. Halbuki Kuzey ve Güney kesimi arasındaki sınırın 2003’te açılmasından önce burayı ancak polis kordonuyla ziyaret edebildiklerini öğreniyoruz.

ARALIKTA DENİZ SUYU 25 DERECE

Karpaz Yarımadası’nda hava sıcaklığı kasım ve aralık aylarında 20-25 derece civarında. Güneş battıktan sonra sıcaklık 20 derecenin altına düşse de bahar havası sürüyor. Deniz suyu sıcaklığı kasımda 25, aralıkta 20 derece civarında. Yılbaşına kadar denize girilebiliyor.

FLAMİNGO, ARDIÇ VE ÖRDEKLER KIŞ AYLARINI BURADA GEÇİRİYOR

Sonbaharda Avrupa’dan Afrika’ya göç eden kuşların bir kısmı ılıman Akdeniz yöresinde kalıp kışı buralarda geçiriyor. Bunlar arasında flamingolar, değişik ördek türleri, elmabaş patka, yeşilbaş, küçük batağan, karabatak, balıkçıllar, kızılgerdan, ardıç kuşları bulunuyor. Bölgedeki Beşparmak sıra dağları Avrupa’da “Önemli Kuş Alanları” listesinde yer alıyor. Bu alan yıl boyunca yerel kuşlarla dolu. Kışın burada Avrupa’dan gelen kuşlara rastlanıyor. Burası yerleşik ve göçmen kuşların en önemli üreme alanı.

20’YE YAKIN ENDENİK BİTKİ

Bitki türleri açısından çok zengin olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 20’ye yakın endemik, yani dünyanın başka hiçbir yerinde yetişmeyen bitki bulunuyor. Bunlardan Kıbrıs deniz lavanta çiçeği, kaside otu gibi türler Karpaz Yarımadası’nda yetişiyor. Şifalı otlarıyla da dikkat çeken Kuzey Kıbrıs, ayrıca çok sayıda orkide türüne ev sahipliği yapıyor. Adanın diğer yerlerinde olduğu gibi Karpaz’da da makiler bitki örtüsünde önemli yere sahip. Dipkarpaz köyü ve Karpaz Burnu arasındaki bölge koruma altında olduğu için doğallığını neredeyse hiç kaybetmemiş, buradaki bakir bitki örtüsü kuşlardan böceklere birçok canlı türüne barınak sağlıyor.

BEŞ YILDIZLIDA TAM PANSİYON KONAKLAMA 179 TL

Dipkarpaz köyünde kış sezonu konaklamak daha ucuz. Blue Sea Hotel’de kahvaltı dahil iki kişilik konaklama 44 Euro (0533 862 11 77). Karpaz Arch Houses’ta iki kişi kahvaltı dahil 38 Euro’ya konaklayabiliyorsunuz. Bu fiyat 31 Mart’a kadar geçerli (0392 372 20 09). Sahildeki Tekos Place’ta iki kişilik konaklama kahvaltı dahil 80 TL. Bu fiyat Tekos Karpasia Nature House’da da aynı (0533 863 73 65).
Dipkarpaz’a günübirlik gidecekseniz konaklama seçenekleri artıyor. Bölgedeki tek beş yıldızlı otel Bafa Turizm Bölgesi’nde. Lefkoşa’daki Ercan Havaalanı’na 75 kilometre mesafedeki Kaya Artemis Resort & Casino, bir zamanlar Efes’te yükselen Artemis Tapınağı’nın mimarisinden esinlenerek inşa edilmiş. 726 odası, SPA’sı, güzellik salonları, çocuklara özel tasarlanmış eğlence ve oyun alanları, kumarhanesi, alışveriş merkezi, havuzları, balık restoranı, 5 ayrı toplantı salonu ve balo salonu bulunuyor. Tesisin arkasındaki tatil köyü 528 odalı. Aralıkta tam pansiyon konaklamanın fiyatı kişi başı 179 TL. Tatil köyünde ise 140 TL. (0 392 630 60 00) Havaalanından otele kişi başına 35 TL’ye taşıt hizmeti sağlanıyor. Otelde kalan müşteriler için Dipkarpaz ve çevresine turlar düzenleniyor. Örneğin Dipkarpaz köyünü 40 TL vererek tur acentalarıyla gezebiliyorsunuz.
Kaplıca Beach&Hotel&Bungalov Gazimagusa’da, deniz kıyısı boyunca yer yer çıkan kaplıca suyunun bulunduğu bölgede yer alıyor. 12 ay hizmet veriyor. Tesisin otelinde iki kişi konaklamanın fiyatı kahvaltı dahil 120 TL. Bungalovlarda ise iki kişi 100, 4 kişi 140 TL’ye kalıyorsunuz (0 392 387 20 32-29).
The Nitovikla Garden Hotel, Karpaz yarımadasının tam ortasında, Mehmetçik’te bulunuyor. Etnografik eşyalar ile dekore edilmiş. Tesiste yer altında 10 metre derinlikte Giçça La Caverna mağara restoranı bulunuyor. Her odasının Karpaz’ın mitolojisini, tarihini, florasını anlatan isimleri var. Burada konaklamanın fiyatı iki kişi kahvaltı dahil 120 TL. (0542 872 99 26)
Dipkarpaz ve çevresini gezmek için bir başka alternatifiniz de otomobil kiralamak. Günlüğü 60-70 TL’ye araç kiralamak mümkün.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle