Gündem Haberleri

    DHA muhabiri dünyayı sarstı

    Şehriban OĞHAN
    07.09.2015 - 08:45 | Son Güncelleme:

    CANSIZ bedeni Bodrum Akyarlar sahiline vuran 3 yaşındaki Suriyeli Aylan Kurdi’nin fotoğrafı mültecilere yeni bir umut kapısı aralarken, fotoğrafı çeken DHA muhabiri Nilüfer Demir’in de hayatını değiştirdi.

    Bodrum’da kendi halinde gazetecilik yaparken bir anda dünya kamuoyunda ismi duyulan Nilüfer Demir’in dört gündür telefonları susmuyor. Japonya’dan ABD’ye pek çok medya temsilcisi tarafından aranan Demir “Kapıların açılması diğer Aylanlar için sevindirici. Bazen bu kareyi gerçekten ben mi çektim diye düşünüyorum” dedi.

    O anı sürekli yaşamanın psikolojik açıdan kolay olmadığını belirten Demir ile fotoğraf sonrası yaşadıklarını konuştuk:

    Fotoğrafı çekerken bu derece yankı yapacağını düşündün mü hiç?
    - Kesinlikle düşünmedim. Birçok kez kaçak haberine gidip bazı olaylarla karşılaştığımız için Aylan’ın cesedini gördükten sonra da ilk şoku atlatıp görevimi yapmaya devam ettim. Fotoğrafın dünyaya mal olmasını beklemiyordum ama yaptığınız haberlerin kamuoyu oluşturması güzel. Aylan’ın ölümü tabii ki iyi bir şey değil ama bu fotoğraf karesinin yarattığı etki, kapıları açması diğer Aylanlar için sevindirici. Bir şeylere vesile olmak, bir şeylerin sonuca ulaşması, mülteciler için iyi birşeyler olması mutlu edici. Fotoğraf gözümün önünde. Bazen bu kareyi gerçekten ben mi çektim diye düşünüyorum. Çok uzun yıllar da gözümün önünde olacak galiba. Yerli-yabancı medyanın ilgisi nedeniyle son birkaç gündür sürekli o anı yaşıyorum. Dört gündür ayakta durmaya ve güçlü olmaya çalışıyorum. O gün ben ordaydım ben çektim, diğer arkadaşımız olsaydı belki de o çekecekti, sonuçta zamanlama meselesi. Biraz tesadüf, biraz şans.

    Bodrum’da kendi halinde gazetecilik yaparken bir anda tüm dünyanın tanıdığı bir fotoğrafın sahibi olmak ne hissettiriyor sana?
    - Bu çok güzel bir duygu ama ben yine işimi yapmaya devam edeceğim. Aylan’dan bir gün önce nasılsam bugün de gazeteciliğime o şekilde devam etmeye çalışıyorum. Dört günün hayatımda neler değiştirdiğinin şu anda çok fazla farkında olmadığımı söyleyebilirim. O kadar yoğun bir dönemden geçiyorum ki hiç kendi kendime kalıp kendimi dinleme fırsatım olmadı açıkçası. Telefonlarım gerçekten hiç susmadı. 13 yıldır telefonumun en fazla çaldığı dört gün. Japonya’dan ABD’ye kadar arayan var, başa çıkılacak gibi değil. İletişimi DHA’nın operasyon birimi üzerinden yürütüyoruz. Belçika televizyonuyla canlı yayın yaptık. Katar El Cezire’ye konuştum. Washington Post’tan talep geldi ama henüz görüşme gerçekleşmedi.

    Bodrumlular’dan, çevrenden, ailenden nasıl tepki var?
    - Bodrumlular için son iki-üç aydır yoğun yaşanan bir olaydı bu. Çözüme aracılık etmesi bakımından arayıp tebrik ediyorlar. Aslında herkes arafta. “Tebrik mi etsek, üzülsek mi bilemiyoruz, garip bir duygu yaşıyoruz” cümleleriyle arıyorlar. Ancak onlar da fotoğrafın oluşturduğu sonuçtan memmunlar. Eşim fotoğrafı ilk gördüğünde, beni arayıp ‘sen mi çektin’ diye sordu. Mültecilerin dramını vurucu bir şekilde anlatan bir kare olmuş diyerek tebrik etti.

    Fotoğraftaki bedenin çocuk olması yayınlanması etik mi değil mi tartışmasını da beraberinde getirdi. O tartışmalara nasıl baktın? Pulitzer’e başvurmayı düşünüyor musun?
    - Biz sahada görev yapan muhabirler olarak fotoğrafımızı çeker haberimizi yaparız, takdir yazı işlerinindir. Uygun görülürse yayınlanır. Ben deklanşöre bastım etik olup olmayacağına karar verecek olan ben değilim. Bu fotoğrafı çekerken şu yarışmaya da katılırım, şu ödülü de alırım diye düşünmedim. Şimdi de bir yarışmaya başvurmayı düşünmüyorum. Ama kurumsal bir yönlendirme olursa daha farklı bakabilirim. Ancak çevremden Pulitzer’e başvur telkinleriyle karşılaşıyorum.

    UNUTAMADIĞI ŞEF ÖĞÜDÜ
    13 yıllık gazeteci Nilüfer Demir (29) Bodrum DHA bürosuna gidip gelmeye 17 yaşında başlıyor. Çocukluğunda avukat olma hayalleri kursa da lisede psikolojiye yönelen Demir, ortaokul yıllığında arkadaşlarının yazdığı ‘ideali gazeteci olmak’ sözlerini tesadüfe bağlıyor. Bir yandan üniversiteye hazırlanırken bir yandan gazeteciliği öğrenmeye çalışan Demir, DHA Bodrum Büro Şefi Yaşar Anter’in verdiği öğüdü unutmuyor: “Meslek için çok küçüktüm. Üç ceset gördükten biraz dengem sarsılmıştı. Şefim Yaşar Anter ‘Bu tarz şeylerle çok sık karşılaşacaksın, güçlü olmazsan bu mesleği yapamazsın’ diye sağlam bir öğüt vermişti. Beni kendime getiren cümle o oldu açıkçası.” Fotoğraf çekmeyi de kamera kullanmayı da işe başladıktan sonra öğrendiğini belirten Demir, iki aylık evli.

    Etiketler: aylan kurdi
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı