Devlet- vatandaş barışı sağlandı

Hürriyet Haber
21 Ocak 2011 - 11:58Son Güncelleme : 21 Ocak 2011 - 11:58

Orman dışına çıkarılan arazilerin haksahiplerine satışına ilişkin düzenlemeler tartışılırken, kamuoyunda “Cargill yasası” olarak bilinen, 2005 yılında çıkarılan Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun, “vatandaşı devletle barıştırmak” amacı kapsamındaki uygulamalar, hedeflenene ulaştı.

Kanun, 2005'te TBMM'de görüşülürken “çoğunlukla üzerinde sanayi tesisi bulunan yaklaşık 100 bin hektar tarım arazisinde yaşanan sorunun çözümü” hedefi dile getirilirken, izinsiz amaç dışı kullanılan tarım arazilerinin sahiplerine satışının yapıldığı 2006 ve 2008 yıllarında tarım dışına çıkarılan arazi miktarı, 100 biner hektarın üzerinde gerçekleşti.

Söz konusu istisna yılları dışında, tarım toprağının korunmasına ilişkin kanunun olumlu sonuçları da görülmeye başlandı. Tarım topraklarının tarım dışına çıkarılması için yapılan başvuru sayısı ve tarım dışına çıkarılmasına izin verilen arazi miktarı, geçen yıl, önceki yıla göre ortalama yüzde 40 azaldı.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı verilerinden yaptığı derlemeye göre, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nda “izinsiz tarım dışı kullanılan arazilerin haksahiplerine satılmasını” öngören düzenlemelere istinaden yapılan başvurular dışında, tarım toprağının amaç dışı kullanımı için izin almaya yönelik yapılan başvurusu sayısı giderek azalıyor.

Bakanlık verilerine göre, 2001 yılından geçen yılın sonuna kadar olan dönemde, tarım topraklarının amaç dışı kullanımına izin için 34 bin 47 başvuru yapıldı, 827 bin 7 hektar tarım arazisi tarım dışına çıkarıldı. Toplam 584 bin 789 hektar tarım arazisiyle ilgili başvuru reddedildi, 96 bin 324 hektar tarım toprağında üst kullanım hakkı verildi.

Bu dönemde, toplam 2 milyon 342 bin 453 hektar alan için bakanlığa başvuru yapılırken, bu alanların 834 bin 332 hektarının orman, çayır-mera alanı veya imarlı alan olması nedeniyle kanun kapsamında olmadığı belirlendi.

2005'TEN ÖNCEKİ VE SONRAKİ DÖNEM

Verilere göre, 2001 yılından kanunun çıktığı 2005 yılı Temmuz ayına kadar tarım topraklarının amaç dışı kullanımı için izin almak üzere toplam 15 bin 746 başvuru yapıldı ve bu başvurulara istinaden 424 bin 994 hektar alan tarım dışına çıkarıldı. Toplam 233 bin 927 hektar alanını tarım dışına çıkarılmasına ise izin verilmedi. Aynı dönemde, TEK, PTT gibi kuruluşlara, 13 bin 908 hektar tarım toprağının üst kullanımı için izin verildi. Üzerinden elektrik, telefon hatlarının geçtiği bu alanlarda tarımsal üretime devam etmek mümkün oluyor.

En fazla tarım toprağının amaç dışı kullanımına izin verildiği yıl ise 198 bin 817 hektar ile 2002 yılı oldu. Bu dönemde, tarım topraklarının amaç dışı kullanımı için 5 bin 700 başvuru yapılırken, 74 bin 576 hektar alanla ilgili talepler red edildi.

Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu'nun çıktığı 2005 yılı Temmuz ayından 2010 yılı sonuna kadar ise tarım topraklarının amaç dışı kullanımı için izin almak üzere 18 bin 301 başvuru yapıldı. Başvurulara istinaden 402 bin 13 hektar alan tarım dışına çıkarılırken 350 bin 862 hektar tarım toprağı ile ilgili başvuru red edildi.

Ancak, kanun 2005'te TBMM'de görüşülürken “çoğunlukla üzerinde sanayi tesisi bulunan yaklaşık 100 bin hektar tarım arazisinde yaşanan sorunun çözümü, devletle vatandaşın barıştırılması” hedefi dile getirilirken, izinsiz tarım dış amaçla kullanılan tarım arazilerinin satışının yapıldığı 2006 ve 2008 yıllarında, tarım dışına çıkarılan arazi miktarının 100 biner hektarın üzerinde gerçekleşmesi dikkat çekti. Yani, söz konusu 2 yılda, tarım dışı amaçla kullanımına izin verilen tarım arazisi miktarı, kanun çıkarılırken hedef olarak ifade edilen miktarı geçti.

Verilere göre, tarım toprağının amaç dışı kullanımına izin verilmesi için, yaklaşık yarısı yasanın çıktığı Temmuz ayından sonra olmak üzere 2005'te 3 bin 584 başvuru yapılırken, 98 bin 196 hektar alanın tarım dışına çıkarılmasına izin verildi. “Tarım toprağı üzerine kurulan sanayi tesislerine arazilerini satın alma olanağı” sağlayan kanundaki süreli maddeye istinaden başvuru sayısı 2006'a 3 bin 542 düzeyinde gerçekleşti, ancak tarım dışına çıkarılmasına izin verilen tarım arazisi miktarı, yüzde 30,6 artarak 128 bin 311 hektara çıktı. Aynı yıl, 167 bin 265 hektar alanın tarım dışına çıkarılmasına ilişkin başvuruların reddedilmesi ise dikkat çekti.
İzinsiz amaç dışı kullanılan tarım arazilerinin satışına ilişkin başvuru süresinin 1 yıl uzatıldığı 2007'de, 3 bin 855 başvuru yapıldı ve 62 bin 224 hektar alanın tarım dışına çıkarılmasına izin verildi. 2008'de başvuru sayısı 4 bin 682'ye çıkarken, amaç dışı kullanımına izin verilen tarım toprağı miktarı 116 bin 331 hektara ulaştı.
Söz konusu yallarda tarım dışına çıkarılmasına izin verilen tarım arazisi miktarının artmasında, yatırımlardaki canlanmanın da etkili olduğu belirtiliyor.
Tarım topraklarının amaç dışı kullanımı amacıyla yapılan başvuru miktarı, 2009'da 3 bin 99'a, 2010'da 1830'a, amaç dışı kullanımı amacıyla izin verilen arazi miktarı ise 33 bin 848 hektardan 19 bin 301 hektara geriledi.

İzinsiz amaç dışı kullanılan tarım arazileri ile ilgili sorunların büyük bölümünün söz konusu yasa ile çözülmesinden sonra, tarım arazilerinin amaç dışı kullanımına ilişkin başvuruların ve bu amaçla izin verilen arazi miktarının giderek azaldığı, bundan sonraki yıllarda da azalma beklendiği belirtiliyor.

TBMM'de 2005 yılı Temmuz ayında kabul edilen yasanın görüşülmesi sırasında, “tarım dışı amaçla kullanılan, çoğunlukla üzerinde sanayi tesisi bulunan yaklaşık 100 bin hektar tarım arazisinde yaşanan sorunun çözümü, yatırımcılarla devletin barıştırılması, ayrıca 5 milyar lira gelir sağlanması” yönünde görüşler ifade edilmişti. Kanun kapsamındaki satışlardan elde edilen gelirin de 10 milyar liranın üzerine çıktığı kaydediliyor.

Toprağın doğal veya yapay yollarla kaybını ve niteliklerini yitirmesini engelleyerek korunmasını, geliştirilmesini ve çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak arazi kullanımının sağlanmasını hedefleyen Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu uyarınca, tarım topraklarının amaç dışına çıkarılmasına ilişkin izin başvuruları, illerde vali başkanlığında kurulan Toprak Koruma Kurulları tarafından değerlendiriliyor. Kurullarda, kamu kuruluşlarının temsilcileri yanında, sivil toplum örgütlerinden ve üniversitelerden de temsilciler bulunuyor.
Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileriyle sulu tarım arazileri, tarımsal üretim amacı dışında kullanılamıyor. Ancak, alternatif alan bulunmaması ve kurulun uygun görmesi koşuluyla, savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar, doğal afet sonrası ortaya çıkan yerleşim yeri ihtiyacı, petrol ve doğalgaz arama ve işletme faaliyetleri, ilgili bakanlık tarafından kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri, bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış yatırımlar için bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydıyla bakanlık tarafından izin verilebiliyor.

Tarımsal üretim potansiyeli yüksek, erozyon, kirlenme, amaç dışı veya yanlış kullanımlar gibi çeşitli nedenlerle toprak kaybı ve arazi bozulmalarının hızlı geliştiği ovalar, kurul veya kurulların görüşü alınarak, bakanlığın teklifi ve bakanlar kurulu kararı ile “büyük ova koruma alanı” olarak belirlenebilecek.

Kanunda, tarımsal amaçlı arazi kullanımlarında, plan ve projelere aykırı hareket edenlere, izinsiz arazi kullananlara, toprak koruma projelerine aykırı hareket edenlere, her bir metrekare için parasal cezalar verilmesi de öngörülüyor.

Kanunda yer alan geçici madde ile 11 Ekim 2004'ten önce gerekli izinler alınmadan tarım dışı amaçlı kullanıma açılmış ve tarımsal bütünlüğü bozmayan tarım arazilerinin istenilen amaçla kullanımının sürmesi amacıyla, izin almak için 6 ay içinde başvurma zorunluluğu getirilmişti. Hazırlanacak toprak koruma
projesine uyulması ve arazilerinin her metrekaresi için 5 lira ödenmesi

şartıyla, bu arazilerin tarım dışı amaçla kullanımına izin verilecekti. İzin almak için başvuru süresi, 2007'de yapılan değişiklik ile 1 yıl olarak uzatılmıştı.
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, üzerinde sanayi tesisi bulunan tarım arazilerinin kullanıcılarına satılmasını, “işgalin meşrulaştırılması” olarak eleştirirken, bakanlık, Trakya'da yoğun sanayi bölgeleri olduğu ve bu bölgelerde tesislerin izin-ruhsat sorunlarının çözümü için söz konusu düzenlemenin zorunlu olduğunu savunmuştu. TEMA da bakanlığın bu düzenlemesini uygun bulmuştu. Düzenleme, özellikle, Bursa'nın Orhangazi İlçesi, Gemiç Köyü Karapınar mevkinde 212 bin 240 metrekare tarım arazisine mısır işleme tesisi kuran Cargill Tarım Sanayi ve Ticaret A.Ş'yi rahatlatacağı için eleştirilmişti. Cargill'in tesisinin bulunduğu alan, 2005 yılı Temmuz ayı başında Özel Endüstri Bölgesi ilan edilmişti.

TARIM YAPILAN ALAN, 3 MİLYON 562 BİN HEKTAR AZALDI

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye'de, 24 milyon 294 bin hektar tarım alanı bulunuyor. Tarım yapılan alan miktarı, 1990-2009 döneminde, 3 milyon 562 bin hektar azaldı.

Verilere göre, 1990'da, 27 milyon 856 bin hektar tarım alanının 18,8 milyon hektarı ekilirken, 5 milyon 324 bin hektarı nadas alanı olarak değerlendiriliyordu. Tarım alanlarının 635 bin hektarında sebze, 1 milyon 583 bin hektarında meyve, 866 bin hektarında zeytin üretilirken, 580 bin hektar bağ alanı bulunuyordu.

Tarım alanlarının 2009 yılı sonu itibariyle 24 milyon 294 bin hektara gerilediği belirtiliyor. Ekili alanların, 18,8 milyon hektardan 16,2 milyon hektara gerilemesi dikkat çekiyor. Nadas alanı ise 5,3 milyon hektardan 4,3 milyon hektara daraldı. Bu dönemde, sebze ve meyve üretim alanlarının genişlediği, bağ ve zeytin bahçelerinin azaldığı belirlenirken, 2002'den itibaren uygulanan özel destekler ile zeytin üretim alanlarını yeniden artmaya başladığı görülüyor.
Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı