Devlet desteği Fransız ilaç devi Sanofi’yi harekete geçirdi

31 Ocak 2016 - 16:52Son Güncelleme : 31 Ocak 2016 - 20:08

Türkiye’nin ‘Sağlıkta Dönüşüm Programı’ ile biyoteknolojik üretimi destekleme kararı ilaç üreticilerini harekete geçirdi. Lüleburgaz’da üretim yapmakta olan Sanofi yerli insülin üretimine talip oldu, görüşmeleri sürüyor.

Türkiye’nin özellikle biyoteknolojik yerli ilaç üretimini teşvik etmek için başlattığı “Sağlıkta Dönüşüm Programı” yerli ve yabancı ilaç üreticilerini hareketlendirdi. Fransız ilaç devi Sanofi, diyabet alanındaki önemli ürünlerinden insülini Türkiye’de de üretme talebiyle görüşme ve temasların sürdürüyor. Türkiye’ye gelen Sanofi’nin iki numaralı ismi Suresh Kumar, Türkiye’de daha fazla yenilikçi ilaç üretimi için çalıştıklarını açıkladı. Türkiye’nin 2023’te ilk 10 ülke arasına girmek ve 500 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirmek hedefinde en önemli unsur katma değeri yüksek ürünler üretmek. İlaç endüstrisi de bu konuda en önemli sektörlerden biri. Hükümetin yakın zamanda açıkladığı 10’uncu Kalkınma Planı’nda ilaç sektörüne yönelik üretimin yüzde 60’ının yerli üretimle karşılanması hedefi yer alıyor. 

İKİ NUMARALI İSİM
Bu programın ana hedefi de biyoteknolojik ilaç, biyomalzemeler, biyomedikal ekipman alanlarında araştırma altyapılarının geliştirilmek. Bu da sektöre ilginin yeniden artmasını gündeme getirdi. Diyabet , kardiyovasküler hastalıklar, nadir görülen hastalıklar ile hayvan sağlığı alanlarında ilaç, aşı üreten Sanofi de bu gruplardan biri. Türkiye’deki tarihi 1953 yılına uzanan Sanofi, Lüleburgaz üretim tesisleriyle ikinci büyük ilaç üreticisi konumunda. Sanofi’nin iki numaralı ismi Sanofi İcra Komitesi ve Kıdemli Liderler Takımı Üyesi, Dış İlişkiler Kıdemli Başkan Yardımcısı Suresh Kumar, İstanbul’a geldi ve Türkiye CEO’su Fabrizio Guidi birlike yeni hedeflerini anlattı.

AVRUPA ALTINCISI
Suresh Kumar, Sanofi’nin başarılı bir örnek olduğunu söylüyor ve Lüleburgaz’daki ilaç üretim merkezinde Ar-Ge, inovasyon ile klinik çalışmalar yürüttüklerini söylüyor. Sanofi Türkiye, grup bünyesinde bulunan diğer ülkelerdeki Sanofi şirketleri ile kıyaslandığında Avrupa’da 6. sırada, dünyada ise 16. sırada yer alıyor. Türkiye’ye ilişkin vizyonlarının uzun soluklu yatırımlar ve projelere dayandığını belirtiyor Kumar. Yatırımlarını büyüterek sürdürmeyi hedeflediklerini ekleyerek şunları söylüyor: “Devletin politikalarını yakından izliyoruz ve özellikle maddi manevi maliyeti yüksek olan diyabet gibi hastalıkları önlemek istediğini görüyoruz. Türkiye’de her 6 kişiden biri diyabetten etkileniyor ve bunun 2030’da 5’te 1’e kadar yükselebileceği öngörülüyor. Bu açıdan Sanofi’nin diyabet alanındaki global tecrübesini Türkiye’ye aktarmanın oldukça faydalı düşünüyoruz. Diyabet alanındaki önemli biyoteknolojik ürünlerimizden insülin ürünümüzü Türkiye’de üretmeyi hedefliyoruz. Bu konudaki görüşme ve temaslarımız sürüyor.

Türkiye stratejik önem taşıyor

SANOFI Türkiye CEO’su Fabrizio Guidi de Türkiye’de üretim ve ihracat yapan, Ar-Ge ve klinik araştırmalar yapan, farkındalık projeleri ile hastalıkların önlenmesi için çalışan ender şirketlerden biri olduklarını anlatıyor. Türkiye’de yatırım trendini sürdüreceklerini belirten Guidi, “Yerelleştirme konusunda iyi bir iş çıkardık, üretimimizin yüzde 80’ini burada yapıyor olmamız zaten önemli bir adım” diyor. Türkiye’deki tesislerinin kendileri için stratejik bir önem taşıdığını ifade eden Guidi, geçen yılki üretimlerinin yüzde 51’ini Sanofi Grubu, yüzde 49’unu ise Türkiye’de faaliyet gösteren 19 çokuluslu ve yerel ilaç şirketleri için yaptıklarını vurguluyor.

Japonya’ya Türkiye’den antibiyotik satıyoruz

KUMAR, Türkiye’de aşı alanında da en büyük üretici olduklarını belirterek “Buradaki ayak izimizi büyütmeye, lokal üretimimizi büyütmeye devam edeceğiz. Bunu dünya standartlarına göre yapıyoruz. Örneğin, onay almanın en zor olduğu Japonya’ya bile Türkiye’den antibiyotik ihracatı gerçekleştiriyoruz. Lüleburgaz merkezimizin 20 ülkeden iyi uygulama onayı var. Bu da dünya genelinde alınmış en yüksek sayı ve 45 ülkeye buradan ilaç tedariği yapıyoruz. İhracat gelirimiz 24 milyon euro.”

Satın almalara açığız

SURESH Kumar, daha önce Zentiva’yı satın alan Sanofi’nin Türkiye’de yeni bir satın alma planları bulunup bulunmadığına ilişkin bir soruya da şu yanıtı veriyor:
“Hiçbir zaman olmayacak diyemeyiz. Aktif bir şekilde her zaman satın alma avantajlarını araştırıyoruz, makul oldukları sürece neden olmasın... CEO’muz da net bir mesaj verdi; yapacağımız işler arasında özellikle insan sağlığına odaklanacağız ve bu çerçevede mantıklı bir satın alma olasılığını değerlendireceğiz.

Sanofi’nin 40 ülkede 100 üretim tesisi var

* Sanofi Grubu, 40 ülkedeki 100’ü aşkın üretim tesisi ve dünya çapında 110 binden fazla çalışana sahip. Global satışları 2014 yılında 33,8 Milyar Euro civarında.
* Türkiye ise 1600 çalışanı var. Lüleburgaz’daki üretim tesislerinde yapılan üretiminin yüzde 13’ünü 45 ülkeye ihraç ediyor.

 
HaberlerSakatlıkFilsaldırıFasrabatBekir Bozdağistanbul elektrik kesintisi