Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Devekuşu siyaseti

Beypazarı Belediye Başkanı Cengiz Özalp’in üç - beş parça hibe uğruna partisinden istifa ederek AK Partiye’ye geçmesi, bütün Türkiye’nin gündemine oturdu.

Sorulması gereken sorular ve verilmesi gereken cevaplar var..
Beypazarı bu kadar mı zavallı, bu kadar mı yardıma muhtaç haldeydi..?
Öyleyse yakın geçmişte aynı kişi aynı partiden nasıl oldu da üç kere üst üste başkan seçildi..?
Büyükşehir hibelerine muhtaç Beypazarı’na her yıl 400 bin turisti çeken, ilçenin zavallılığı ve sefaleti miydi..?
Aynı kelimelerle farklı cümleler kurabilir insan..
Kuracağınız cümlelerin aynı anlamı taşıması da gerekmez..
Örneğin Başkan Özalp’in AK Parti’ye geçtikten sonra kurduğu en dikkat çekici cümle:
“Hizmet için ihanet ettim”..
Ya da..
“İhanet için hizmet ettim”
Kimi zaman Türkçe ne kadar tuhaf..
Kelimeler falan..


* * *

Aslında anlatmak istediğim başka bir şey var..
Beypazarı’nda bir çadır tiyatrosu kuruldu..
Kent siyasetine dair sahneye konulan trajedi o kadar ilgi çekti ki, Türkiye’ye mal oldu.
Ve bilinmeyenler..
Başkan Cengiz Özalp, AK Parti’ye geçtiğini açıkladığı gün, gelen ‘tepki’ler yüzünden Ankara’ya kaçtı. Uzun süre telefonlarını açamadı ve farklı telefon numaraları kullandı.
Bu süre içinde Beypazarı’ndaki evinin etrafına termal kameralar yerleştirildi.
Türlü türlü güvenlik planları yapıldı, senaryolar gözden geçirildi.
Belediye Başkanı olduğu Beypazarı’na tam dört koruma ile geri dönebildi.
Ve son olarak önceki gün düzenlediği basın toplantısında, “Görev sürem olan üç yıl çok zor geçecek” dedi.
Gerçekten de Başkan’ın üç yılı zor geçecek gibi görünüyor.
Bir hatırlatma..
Devekuşları, sanıldığı gibi tehlike ile karşılaştıklarında kafalarını kuma gömmezler...

İleriye günah geçmişe mübah

Başkan Melih Gökçek’in Etimesgut’taki Zırhlı Birlikler’in önüne yapılacak 8 şeritli yol ile ilgili açıklamaları, dün Ankara Hürriyet’in manşet haberiydi.
Gökçek, bu tür kararlara karşı açılan ve kazanılan davalardan yakınmış ve “Dava açıp iptal ettiren olursa, burada yaşanacak trafik kazalarından sorumlu olur” demiş.
Ve eklemiş, “Geçmişte burada kaza yapıp zarar görenler, tazminat davası açıp, bu yolun inşaatını yargıya götürenlerden tazminat istesin”..
Gökçek’in söylediklerinin özeti şu:
“İleriye dönük dava günah, geçmişe dönük dava mübah..”
Haydi başka bir konuda geçmişe gidelim..
Ankara’da çok sayıda cadde otopark haline dönüştürülmeden önce, o alanlarda park yasağı vardı.
Yasağın nedeni, o alanlara park edilmesinin trafik akışını olumsuz etkileyecek olmasıydı.
Son düzenlemede, ne o caddelerin fiziksel şartları değişti ve genişletildi, ne de trafik akışına ilişkin farklı bir düzenlemeye gidildi.
Şimdi para verip park edebiliyorsak, demek ki buralara park etmek trafiği etkileyecek bir hareket, cezalandırılması gereken bir suç değildi.
Başkan Gökçek’e sormak istiyorum..
Bu güne kadar o caddelerde park cezası ödeyen yüz binlerce vatandaşın dava açıp, ödediklerini geri almasına da öncülük eder misiniz..?

Kayseri rayları

Ankara son dönemde gerekçesi kamuoyuna pek de iyi anlatılamayan ödülleri ile ün yaptı. Mesela Avrupa ödülünün gerekçesi, İsrail’in düzenlediği Glocal Forum toplantısının Ankara’da yapılmış olmasıydı.
Dün bir ödül haberi de Kayseri’den geldi.
“Kayseri Raylı Sistem Projesi (KAYSERAY), Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de düzenlenecek ‘Middle East Rail 2011’ konferansında verilecek ödüller için ilk beş içine girerek finale kaldı. Yapımına 2006 yılında başlanıp 2009 yılının Ağustos ayında yolcu taşımaya başlayan KAYSERAY, Uluslararası Toplu Taşımacılar Birliği tarafından verilen 2010 yılı “En İyi Kentsel Entegrasyon” ödülü ve Tramvay ve Urban Transit adlı derginin verdiği “Dünyada Yılın En İyi Projesi” ödülünü kazanmıştı.”
Ne diyelim..? Darısı bizim başımıza..

X