Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Dev gibi çevrede yeni adımlar

BİR trilyon liraya kadar para cezası, iki yıl hapis. Çevre kirletenlere ve çevre yasasına uymayanlara öngörülen cezalar bunlar.

Çevre Tasarısı komisyondan geçiyor. Önümüzdeki hafta TBMM Genel Kurulu’nda görüşülüyor.

Bir buçuk ay sonra AB tarama sürecinde, çevre sorunları ele alınıyor. Hem bu nedenle, hem de genel çevre sorunlarında bilgilendirmek amacıyla, Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe dün sabah bir gurup gazeteciyle sohbet toplantısı düzenliyor. Benim de katıldığım sohbeti, konu başlıkları itibariyle özetlemek istiyorum.

Pepe’ye göre, "çevre açısından Türkiye 2014’te şu andaki Macaristan, Romanya ve Çek Cumhuriyeti’ni yakalıyor. Bugünkü Almanya ve Fransa’nın düzeyine gelmek için, 2023’ü beklemek gerekiyor."

Çevrenin AB normlarına ulaşması için, harcanması gereken toplam para 60-70 milyar Euro. Bunun 30-35 milyarı, ilk etapta, 2014’ü hedefliyor. Bu paranın 15 milyar Euro’su AB’den geliyor. Kalan özel sektör, belediyeler ve merkezi hükümet tarafından karşılanıyor. Her biri üçte bir oranında.

Yeni çevre tasarı, burada devreye giriyor. Atık sular, katı atık, çöp v.s. ve bununla bağlantılı para ve hapis cezaları.

2B BEŞE BÖLÜNÜYOR

Büyük tartışma yaratan ve Cumhurbaşkanından geri dönen orman arazilerinin satışı ile ilgili yeni bir çalışma var. Pepe’nin verdiği bilgiye göre:

"Bu araziler beşe bölündü. Ağaçlandırarak ormana katmak, köy tüzel kişiliklerine ait yaylakları düşük fiyatla köylüye vermek, tek ve çok yıllık bitkilerin (çay, zeytin, pamuk, muz gibi) yetiştiği alanları, kim kullanıyorsa, ona satmak, kentleşmenin tamamlandığı yerdeki ormanları, imar planları yaparak, belediyelerle birlikte çözmek."

Bakan Pepe sivil toplum örgütlerine danışarak, bir plan hazırlıyor. Plan önümüzdeki günlerde 2B ile ilgili yeni bir tasarıya dönüşüyor. Bu konuda Anayasa değişikliği zorunlu mu, hukukçular farklı görüş belirtiyor.

BALIK ÇİFTLİKLERİ

Benzer bir hazırlık balık çiftlikleri ile ilgili. Pepe:

"On, onbeş gün içinde açıklayacağız. Bazı yerlerde balık çiftliklerini yasaklıyoruz. Onlara yeni yerler gösteriyoruz. Bunların bulunduğu yerlerin tamamında su ölçümleri yaptırdık, çoğu suya, çevreye büyük zarar veriyor. Balık çiftlikleri kayıt altına alınacak."

Getirilen kurallara uymayanlara ciddi cezalar geliyor. Balık çiftliklerinin gözetim altına alınması, doğayı korumak ve turizmi kurtarmak açısından çok önemli. Açıklama sonrasında uygulamaya bakmak gerek.

NÜKLEER SANTRAL

Çevre denilince, konularından biri de, nükleer santral. Bunun Bakanlar Kurulu’nda birkaç kez ele alındığını belirten Pepe iddialı:

"Çevre açısından bizim bakanlık olarak uygun görmediğimiz yerde, nükleer santral olmaz. Ancak, henüz bizden görüş alınmadı, çünkü öngörülen yerler hakkında bize resmi bir bilgi gelmedi."

Pepe, özellikle su kaynaklarının sonuna kadar kullanılmasından yana. "Zaten şimdi hidrolik barajlar yapılmazsa, daha sonra bize yaptırmazlar" gibi, çok ilginç bir cümle kullanıyor. Bu kaynaklar yetmiyorsa, enerji açığını kapatmak için, o zaman çaresiz nükleer santral. Pepe’nin düşüncesi bu.

Unakıtan’ın KDV’si

SOHBETİN sonunda son bir soru, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın oğlu likit ve pastörize yumurta üretiyor. Vergilerden sorumlu Unakıtan, likit ve pastörize yumurtada KDV oranını bir anda on puan indiriyor. Ben dün Pepe’ye, "Bunu içinize sindiriyor musunuz", diye soruyorum. Pepe:

"Ben on beş yıl mühendis olarak çalıştım. Bir çok yerde bana çok iyi olanaklarla arsa ve benzeri yerler teklif edildi. Hiçbirini kabul etmedim."

Yanıt bu kadar. Kıssadan hisse.

İstanbul 22 milyona doğru

ÇEVRE ve Orman Bakanı Osman Pepe ile sohbette, İstanbul da, mercek altında:

"İstanbul, böyle devam ederse, 22 milyonluk nüfusa doğru gidiyor. İstanbul’u korumak üzere, Karadeniz tarafını imara kapatacağız. İstanbul’un yüzde ellisi orman. Buna hiç dikkat edilmemiş, 65-90 arasında orman suçları çok yoğun. İç göç çok fazla. Şimdi, 49 ile teşvik vererek, göçü önlemeye çalışıyoruz".

Sanayinin yüzde 75’i İstanbul ve çevresinde. İstanbul, ekonomik açıdan Türkiye’nin yarısı.
X