"Destek verin atık yağdan elektrik üretelim"

Eren Güler - hurriyet.com.tr
23.12.2009 - 07:29 | Son Güncelleme:

Evlerde, lokantalarda kullanılan ve daha sonra lavabolardan dökülen yağlar büyük bir çevre katliamına yol açıyor.

Yağ toplama sürecinde karşılaşılan zorlukları dün tüm açıklığıyla anlatan Ezici Yağları'nın sahibi Mustafa Ezici, bugün de Türkiye'nin hangi fırsatları nasıl kaçırdığını gözler önüne serdi.

- Kamu kurumlarından alabiliyor musunuz?

Bazı bakanlıkların, kamu kurumlarının ve Meclis'in yağını alabiliyoruz. Ama askeriyenin büyük bölümünün yağını alamıyoruz. Halbuki ayda 500 tonun üzerinde yağ dökülüyor orada.

     

Atık yağlar böyle dönüştürülüyor / Foto-Galeri

- Niye alamıyorsunuz?

Vermiyorlar, ne yapalım. Aslında ilgili bir yönerge de var, orada diyor ki, "Para ile satılırsa satılır, satılmazsa askeri derneklere verilir, o da olmazsa geri kazanım şirketlerine dağıtılır." Ama askeriye şu anda hiçbirini yapmıyor.

Fakat bazı orduevleri, garnizonlar ve Deniz Kuvvetleri'nden alabiliyoruz. Ben buradan komutanlara da çağrıda bulunuyorum, 'bu yağlar boşa gitmesin, verin bize...'

- İnsanların çok umurunda değil galiba bu yağ işi...

Maalesef öyle. Bir türlü bilinç oluşturamadık. Mesela okullarda bu konuda çevre dersi verilse önümüzdeki yıllar için çok iyi olur. Bir de ben burada Doğa Koleji'ne inanılmaz minnettarım. Son dönemde Ataşehir Belediyesi de destek vermeye başladı ve bütün konutlara bidon

Eren GÜLER YAZIYOR

dağıtıyorlar.

- Siz hangi şartta elektrik üretebilirsiniz?

Eğer devlet bana 14 euro/centten alım garantisi verse biz hemen elektirik üretecek motoru kurarız. Aslında biz biyodizel de yapabilirdik ama devletin litre başına getirdiği 82 kuruşluk ÖTV yükü bunu da imkansız hale getirdi.

- Peki ne kadar elektrik üretebilirsiniz?

Şu anda biz iki firma ayda 500 ton yağ topluyoruz. Bununla birlikte 3.3 megawattlık bir elektrik santrali kurabiliyoruz ve bundan saatte 25 ton sıcak su 5 ton su buharı çıkıyor. Elektrik olarak da 5 bin hanelik bir kasabanın 1 aylık enerji ihtiyacını karşılayabiliyoruz.

- Özel sektör almıyor mu?

Bir kere bu sıcak suyu alacak hiçbir firma bulamadım. Sadece Unilever buharı alma garantisi verdi, bir de Garanti Bankası elektrik için destek vermeyi düşünüyor.

Biz toplanan yağın üretiminde devletten destek istiyoruz. Almanya ve İsrail benden alıp elektrik üretiyor, ama benim ülkem kullanmıyor. Sonra da gidip petrole 40 milyar dolar para veriyoruz. Ben bir türlü anlayamıyorum bunu.

Ama bizim özel firmalara da ihtiyacımız var. Mesela Turkcell, Garanti Bankası, Unilever, Sabancı, Koç desin ki, "kardeşim sen bu motoru kur, ürettiğin elektriğin yüzde 5'ini ben alacağım." Bize ayda 150 bin dolarlık destek gelse biz de bu paradan firmalara dağıtıp çok daha fazla yağ toplayabiliriz.

- Toparlarsak devletten tam olarak istiyorsunuz?
 
Bir kere bu yağların geri toplanmasında bir kota getirilmesini istiyoruz. Mesela büyük yağ üreticileri marketlerde bakkallarda yağlarını satıyorlar ama bir geri toplama zorunluluğu olmadığı için umurlarında olmuyor. Fakat motor yağında zorunluluk var, satıcı firmalar sattıkları yağın yüzde 30'unu geri topluyor ve çimento fabrikalarında yaktırarak bertaraf ettiriyor.

Ayrıca denetim gerektiği gibi uygulanmalı ve yağını vermeyen firmalara 73 bin liralık cezalar artık kesilmeli.

Üretim tarafında da devletten destek istiyoruz. Tüm dünyada bu iş böyle oluyor. Yağdan elde edilen elektrik normale göre biraz daha pahalı ve aradaki farkı devletler karşılıyor. Çünkü öbür taraftan yarattığı tahribat çok daha fazla. Devlet sadece 2-3 milyon euroya sularımızı kurtarabilir.

- Özel sektör ne yapabilir?

Dediğim gibi, devlet değil de özel sektör alım garantisi verse o da olur. 100 tane büyük firma benim atık yağdan ürettiğim elektiriğin yüzde 1'ini alsalar bütün problem çözülür. Çünkü ben para kazanabilirsem firmalara da bulaşıkçılara da aşçılara da para verebilirim, o zaman yağların hiçbiri boşa gitmez.

Bizim gibi firmaların artık ayakta duracak hali kalmadı. Yağdan biyodizel yapamıyoruz, elektirik üretemiyoruz, sadece ucuz fiyattan yurtdışına gönderiyoruz. O yüzden bizim bu işe gönül verecek firmalara ihtiyacımız var.

- Elektiriği nasıl göndereceksiniz?

Biz interconteks sistemi ile bu enerjiyi devletin şebekesine verip onlara ulaştırabiliyoruz. Benden elektriği alan firma da 'ben atık yağdan elde edilen enerji kullanabiliyorum' deyip çevresel mesajlar verebilecek.

- Ne kadar pahalı?

Normalde kurumlar elektriği 26 kuruştan alıyorlar. Atık yağdan üretilen elektriği ise bizden 29 kuruş artı KDV'ye alabilirler. Fark sadece bu kadar. Herkes biraz destek verse biz Türkiye'nin sularını kurtarırız, bütün yağları toplarız.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı