Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Destek primi kalkar mı

2011 yılı genel seçimi yaklaşırken, seçim yarışına girecek siyasal partilerde yavaş yavaş vaatlerini açıklamaya başladılar. Bu vaatlerden birisi de emekli olup da çalışan esnaftan alınan destek primlerini kaldırmak!

Sonuçlarını hep birlikte göreceğiz; kalacak mı, kaldırılacak mı?

Destek primi esnaftan niye kesiliyor

Emekli aylığı alıp da “dükkanını” kapatmayan yani çalışmaya devam eden esnaf ve şirket ortaklarının, aldıkları Bağ-Kur emekli aylığından destek primi adı altında kesintiler yapılmaya 1999 yılında başlandı.
Sonra bu uygulama, 2003 yılında, diğer sosyal güvenlik kurumlarından (SSK ve Emekli Sandığı) emekli olup da şirket ortağı olarak veya esnaf olarak çalışmaya başlayanları da kapsamına aldı. Bunlara da o günkü mevzuat gereği, 12. gelir basamağının %10’u üzerinden destek primi ödeme zorunluluğu getirildi...
Yapılan bu düzenlemeler, norm ve standart birliğinin sağlanması diye sunuldu... Emekli olan kişi, bir yandan emekli aylığını alırken bir yandan da işçi olarak çalışır ise, onun aldığı ücretinden destek primi kesilmektedir. Bu uygulama öteden beri var... Madem öyle, esnaf olarak çalışan emekliler için de aynı uygulama gelmeliydi. Geldi ve uygulanıyor!

Ama emekli esnaf işçi çalıştırıyor!

Konuya bu şekilde yaklaşılırken, emekli olup da esnaf olarak ya da şirket ortağı olarak çalışmaya devam edenlerin, risk üstlendikleri, yanlarında işçi çalıştırdıkları, böylece çift taraflı katma değer yarattıkları unutuldu... Veya çok da önemsenmedi. Önemli olan norm ve standart birliğini sağlamaktı!
Sanki emekli olup da çalışan herkese aynı kuralı uygulamak standart birliği sağlayacaktı! Sağlayamadı, sağlayamaz... Keza, aktif çalışan da olsa, emekli çalışan da olsa, kişinin hizmet sözleşmesiyle/bağımlı olarak çalışması başka, şirket ortağı veya esnaf olup bağımsız çalışması başka... Farklı statüler ve sonuçları farklı...
Bu statüler gözetilmeli ve bizce de emekli esnaf için destek primi gözden geçirilmelidir!

Emekli olan hem gelir vergisi mükellefi hem de işçi olarak çalışırsa

Bu konuda da karmaşa var... Kural şu; emekli olan kişi hangi statüde daha önce çalışmaya başlamış ise o statüde sigortalı sayılır... İkinci statüsündeki çalışmasından ötürü sigortalı olmaz...
Örneğin; Emekli Sandığı’ndan emekli aylığı alan bir hekim, bir muayenehane açar ise gelir vergisi mükellefi olur ve emekli aylığından destek primini SGK kendisi keser... Emekli hekimin bir işlem yapmasına gerek yok... Kesilecek olan tutar ise, 2011 yılı ve takip eden yıllarda emekli aylığının %15’idir... Aynı hekim, muayenehanesindeki çalışmalarının yanı sıra, anlaştığı bir özel hastanede hizmet sözleşmesi ile çalışır ise o hastanenin hekime verdiği ücretinden destek primi kesmeleri söz konusu değildir. Sadece vergi kesintisi yapacaklardır...
Netice itibariyle, bir koyundan iki post çıkmaz kuralı burada da geçerlidir. Bu emekli hekim, vergi mükellefiyetini sona erdirmediği müddetçe, o özel hastanedeki çalışmasından ötürü ayrıca sigorta prim kesintisine tabi tutulamaz...

Bir koyundan iki post çıkmaz

Bu noktada şunun da altını çizelim; emekli olan kişi aynı anda birden fazla şirkete ortak olup, birden fazla işyeri açarak gelir vergisi mükellefi olabilir... Ama her bir faaliyeti ya da ortaklığından ötürü emekli aylığından destek primi kesilmez... Faaliyet ya da ortaklık ne olursa olsun her ay bir kez emekli aylığından destek primi kesilir... Başka bir söyleyişle, bir koyundan iki post çıkmaz!

SGK’nin sigorta ve sağlık tarafı birbirinden habersiz

Baştan söyleyelim sigorta tarafında sorun yok, yukarıdaki mevzuyu SGK’nin özellikle sigorta bölümündeki personeli gayet iyi biliyor ve gereğini yapıyor. Ancak, aynı şeyi sağlık tarafı için söylememiz sanırım biraz erken... Çünkü sorun var.
Şöyle; SGK ile sözleşme yapan özel sağlık kuruluşları, hekim işe başlama ve ayrılmalarını, sigortaya verilen işe giriş ve ayrılış bildirgelerinden başka, bir de SGK’nin sağlık bölümlerine bildirmek zorundalar. Bu zorunluluk imzaladıkları sözleşmeden kaynaklanıyor.
Buna göre; SGK sağlık birimine bildirilen hekim 3 iş günü içinde MEDULA sisteminde aktif hale getirilirken, ayrılışının da 15 gün içinde bildirilmesi gerekir. Bu durumda da ayrılan hekim MEDULA sisteminde pasif hale getirilir.
İşte sorunda burada çıkmakta; SGK yetkilileri, emekli olup muayenehane işleten ve bu sebeple de aylığından destek primini SGK’nin otomatik olarak kestiği hekimin, bir özel sağlık kuruluşunda işe başlama ve ayrılma bildirimlerinde, o özel sağlık kuruluşunca düzenlenmiş “işe giriş bildirgesi” veya “işten ayrılış bildirgesi” istemektedir. Oysa mevzuat gereği böyle bir şey olamaz; bunlar 4/b statüsünde sigortalı sayıldıklarından bildirimleri de SGK sigorta bölümüne ilgili kamu kurumlarınca
(vergi dairesi, ticaret sicil vb.) yapılmaktadır. Dolayısıyla böyle bir belge o özel sağlık kuruluşunda zaten olmaz. Beyanı alınıp SGK e-sigorta sisteminden bakılabilir...

X