"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Destanlar coğrafyasından ezgiler

MEZOPOTAMYA adı belleğimizde kadim bir tarihten notları çağrıştırır. Acıları, görkemi ile sanatın, edebiyatın, müziğin konusu olmayı hak eder.

Fazıl Say’ın Mezopotamya Senfonisi, bu kadim coğrafyanın, topraklarından binlerce efsanenin fışkırdığı yerlerin tarihini seslerle, notalarla iletiyor.
Beste, İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı tarafından sipariş edilmişti. Kurumların siparişleri, müziğimize yeni yapıtlar kazandırıyor. Bunu bir kere daha görüyoruz.
Başlangıçta, Urfa yöresinden anonim bir Kürt halk türküsü sizi Mezopotamya’yı anlamaya, tarihini öğrenmeye çağırıyor. Sonra kültürlerüstü Mezopotamya sizi ağırlıyor...
Bölümlemesini saymalıyım: Ovada İki Çocuk, Dicle, Ölüm Kültürü Üzerine, Melodram, Güneş, Ay, Kurşun, Fırat, Savaş Üzerine, Mezopotamya Ağıtı.
Ortadoğu’da yaşayanlar, onun tarihini ve talihini bilmelidirler. İsyanları, ezilmişlikleri, itilmişlikleri anlamak için her sanat eseri bir anlama ve algılama çabası taşır, o işlevi üstlenir.
İddiamı tekrarlamalıyım. Bölgenin, kentin insanını, acısını anlamak için tarihten önce sanata başvurun. Türküsünü dinleyin, destanlarına kulak verin.
Fazıl Say, bu gerçekten yola çıkarak Mezopotamya Senfonisi’ni yaratmış. Dinleyenlerin Kürt sorununa daha gerçekçi, daha sevecen, samimi yaklaşacağından kuşkum yok. Besteci, Dicle için bakın ne diyor?
“Dicle daha sakin akan, küçük bir nehirdir.”
Fırat tasviri ise farklıdır: “Dicle’nin tersine, Fırat gümbür gümbür, coşkuyla, kuvvetle akan bir nehirdir.”
Sonunda ise bir buluşma gerçekleşir: Fırat-Dicle, Ay, Güneş.
Birbirlerine hüznü anlatırlar.

FAZIL SAY’ın 3. Senfonisi’nin adı: Univers Senfonisi.
Bütün sanatçılar, kainatı algıladıklarını ya kâğıda ya tuvale ya müziğe yansıtırlar. Ama onları kuşatan bu varlığa yabancı kalamazlar. Belki de yaratılış sürecinin yaratışını simgelerler.
Senfoni altı bölümden oluşuyor: Evrenin Genişlemesi, Venüs, Jüpiter’de Fırtına, Dünya Benzeri Gezegen Glise 581 g, Süpernova, Karanlık Madde.
CD kitapçığındaki şu not size yardımcı olabilir: “‘Universe’ Senfonisi astrolojik değil astronomik verilerden yola çıkar.”
Say, bilimle sanatı buluşturuyor bu senfonide. Bazı kuramları, saptamaları, verileri müziğe nasıl aktarabileceğinin deneysel tarafına eğilmiş.
Besteci bazı sorular soruyor, onun yanıtını kelimelerle değil notalarla veriyor.
Dünya dışında bir hayat var mı?
Felsefe, düşünce, müzik bu besteyle sizde engin bir kainat kavramı yaratıyor, dinlerken düşünüyorsunuz.
CD’nin sonundaki Fazıl Say-Cemal Noyan imzalı yazı bir saygı göndermesi taşıyor: “Harikulade Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası kurucusu Asım Kocabıyık’ı sevgi ve saygı ile anıyoruz.”
Yaşar Kemal’in CD kitapçığındaki yazısını da buraya aldım:
“Fazıl Say, ilk tanıdığımda piyanosunun tuşlarına inat ve tutkuyla erişen küçük bir çocuktu. Yıllar geçti, dünyanın dört bucağında tanınan büyük bir virtüoz oldu. Hep kendini aşmasını sevinçle izledim. Mezopotamya Senfonisi’ni dinleyince, bestesinde bu toprakların özgün sesini, şiirini duydum, bunun mutluluğunu yaşadım. Büyük bir kültürel zenginliğin tadını vererek yepyeni bir ses yaratmıştı. Fazıl Say Türkiye için bir mutluluktur.”

DÜŞÜNEREK iyi bir müzik dinlemek isterseniz pazar gününüzü bu CD’ye ayırın.

(Fazıl Say, Mezopotamya Senfonisi No 2, op, 38 - Universe Senfonisi No 3, op 40, İmaj Müzik)

X