Derviş'i üzen asparagas

Hürriyet Haber
06.07.2001 - 00:00 | Son Güncelleme: 06.07.2001 - 00:01


Devlet Bakanı Kemal Derviş, Washington'a indiğinde Dünya Bankası toplantısının ertelendiğini hatırlatan gazeteciye, ‘‘Biliyorum, önemsiz. Ertelemeyi biz istedik. Çünkü Dünya Bankası IMF'yle birlikte hareket eder’’ dedi. Derviş'in bu sözleri bazı gazetelere eksik yansıyınca, olay ‘‘Derviş komplosu’’na dönüştü.

IMF ve Dünya Bankası yetkilileriyle görüşmek için ABD'de bulunan Kemal Derviş'in Washington'a indiği sırada söylediği sözler yanlış anlaşılıp, Türkiye'ye yanlış yansıtılınca, ortalık karıştı. Derviş'in Dünya Bankası toplantısının ertelenmesiyle ilgili olarak söylediği ‘‘Biz istedik, anlamı yok’’ sözleri, IMF kredisinin ertelenmesine bağlanarak yansıtılınca Derviş karşıtları, bakanı ‘‘köstebeklikle’’ suçladı.

BİZ İSTEDİK

Önceki gün Washington'a inen Bakan Derviş, Büyükelçi Baki İlkin ve bir grup gazeteci tarafından karşılandı. Karşılama esnasında, Derviş'in yanına yaklaşan Sabah gazetesi Washington temsilcisi Savaş Süzal, Dünya Bankası'nın aldığı erteleme kararını hatırlattı. Bunun üzerine Derviş, ‘‘Biliyorum, haberim var. Dünya Bankası ve IMF birlikte hareket eder. Böyle olmasını biz istedik’’ dedi. Süzal, Derviş'in sözlerini atv'de aktarırken, ‘‘Kanım çekildi’’ ifadesini kullanınca, bir ‘yanlış algılama skandalı’ yaşandı. İki kurumun işleyişini ortaya koyan ‘‘Dünya Bankası ve IMF birlikte hareket eder’’ cümlesinin atlanması Derviş karşıtlarını harekete geçirdi.

Yeni Şafak gazetesi manşetten verdiği ‘‘Köstebek şoku’’ başlıklı haberinde, ‘‘IMF kredisinin ertelenmesinde Derviş'in etkili olduğu iddia edildi’’ diyerek fırsatı değerlendirmeye çalıştı. Kimi köşe yazarları da, Derviş'in en hafif ifadeyle ‘‘şantaj’’ yaptığını, en ağır ifadeyle ise ‘‘ihanet’’ içinde bulunduğunu imá eden yazılar kaleme aldı. Aynı isimlerin, Telekom krizi sırasında da Bakan Derviş'e karşı çıkan ve ‘‘sömürge valisi’’ gibi davrandığını söyleyen isimler olması dikkat çekiciydi.

PROSEDÜR NE DİYOR

Dünya Bankası, kredilerini IMF'nin yaptığı anlaşmalar doğrultusunda ve IMF kredilerine paralel olarak açıyor. Bunu Türkiye örneğinde görmek de mümkün. Son stand-by anlaşması çerçevesinde Türkiye'ye 10 milyar dolarlık ek kredi desteği sağlandı. Bunun 8 milyar doları IMF'den, 2 milyar doları da Dünya Bankası'ndan gelecek. Söz konusu paralellik, kararların alınması aşamasında olduğu kadar, yürürlüğe konulması aşamasında da aynı şekilde işliyor.

IMF, 1.5 milyar dolarlık kredi dilimini görüşeceği toplantıyı ertelediği zaman, Dünya Bankası'nın benzer bir karar alması zaten bekleniyordu. Dolayısıyla, Dünya Bankası'nın kararı ekonomi çevreleri tarafından ‘‘olağan’’ karşılandı. Böylesine rutin bir kararın, ‘‘Kemal Derviş'in komplosu’’ olarak algılanması ise Derviş'in işinin gerçekten de hayli zor olduğunu gösteriyor.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı