Derviş: Para geliyor çarçur etmeyelim

Hürriyet Haber
15.11.2001 - 01:59 | Son Güncelleme:

Meclis Plan Bütçe Komisyonu'nda konuşan Devlet Bakanı Kemal Derviş, IMF'den sağlanacak ek kaynağın şartsız olamayacağını belirterek, ‘‘Bu borçların daha uzun vadeli kaynaklardan hızla sağlıklı kazanma amacıyla kullanılması şarttır. Parayı çarçur edersek ülkenin iyiliğine olmaz’’ dedi.

Devlet Bakanı Kemal Derviş, Uluslararası Para Fonu'ndan (IMF) sağlanacak ek kaynağın şartsız olamayacağını söyleyerek, ‘‘Şartsız kaynak istemek olmaz. Bu borçların daha uzun vadeli kaynaklardan hızla sağlıklı kazanma amacıyla kullanılması şarttır. Parayı çarçur edersek ülkenin iyiliğine olmaz’’ dedi. Faizlerin her hafta 2-3 puan düşmesi gerektiğini kaydeden Derviş, enflasyon hedeflemesinin gelecek yıla ertelendiğini açıkladı. Zorlukların süreceğini belirten Derviş, ‘‘Başka çaresi yok. Sizin desteğinizle bu yılı iyimserlikle bitirebiliriz’’ dedi.

Hazine ile Maliye'nin gelir bütçesi dün TBMM Plan-Bütçe Komisyonu'nda görüşüldü. Verilen önergeyle Halk Bankası'na esnaf ve sanatkarların kredilerinin yeniden yapılandırılması amacıyla 50 trilyon liralık bir kaynak eklendi. Görüşmelere birlikte katılan Derviş ile Maliye Bakanı Sümer Oral, komisyon üyesi milletvekillerinin eleştiri bombardımanına uğradı. Derviş, 2000 yılında kur çapası politikası tercih edilince dövizin çok ucuzladığını ve adeta yapay bir cennet yaratıldığını söyleyerek, ‘‘Şu anda tam tersi yaşanıyor. Döviz aşırı pahalı. İkisinin ortasında gerçekçi bir kur bulmalıyız. Spekülatif faaliyetler yerine uzun vadeli yabancı sermayeyi davet etmeliyiz’’ diye konuştu.

Derviş'in sunuş konuşması ile milletvekillerinin eleştirilerinin ardından yaptığı ikinci konuşmada altını çizdiği konular özetle şöyle:

ÇARÇUR ETMEYELİM:

İstenen borçtur, hibe değil. Eğer borcun iyi kullanılmayacağını düşünecek olursak ülkeye iyilik etmiş olmayız. Şartsız kaynak istemek olmaz. Yapısal reformlar da ithal edilmiş ya da icad edilmiş birşey değil. IMF'nin dayatmasıyla olmuş birşey değil. Türk bürokratlarının hazırladığı birşey.

ÖZELLEŞTİRMEDE GÜVEN EKSİKLİĞİ:

Özelleştirmede 2002 yılında 1.7 milyar dolar gelir hedefleniyor. Bunun 1.2 milyar doları Özelleştirme idaresi fon dengesiyle gelecek, 700 trilyon lirası da kamu ortaklığı fonu aracılığıyla Hazine'ye gerecek tutar. Bu, yüksek değil. Ama dünya konjonktürü, 11 Eylül çok şeyi etkiledi. Genelde bir güven eksikliği var. Bundan fazlasını hedeflemek gerekecek. Her özelleştirme iyidir diye birşey yok. Dolayısıyla sermaye getirmek gerekiyor. Özelleştirme İdaresi ile Hazine eşgüdümün artması gerekiyor.

FAİZLER HIZLI DÜŞMEMELİ:

Faizleri dızla düşürmenin yararlı olmayacağına biz de katılıyoruz. Faizi piyasanın belirleyeceğini unutmamak lazım. Her hafta 2-3 puan düşmesinde büyük yarar var. Enflasyon hedeflemesin bu ay geçecektik. 11 Eylül dolayısıyla değişiklikler oldu. Seneye geçmemiz lazım. Tabi bu sihirli değnek değil.

ZİRAAT YETKİSİNİ POSTAYA DEVREDİYOR:

Ziraat Bankası'nın bankacılık dışında da önemli görevleri var. Posta İşletmeleri'yle çalışıyor. Son aşamaya geldi. Yakında Ziraat'ın yüklendiği işi o yapacak. Ziraat Bankası çiftçi borçlarıyla ilgili düzenleme yaptı. Banka yönetimi bir kaç hafta önce çiftçi borçlarına yönelik ciddi bir çalışma yaptı. Bunun dışında, bütün borçların ertelenmesi veya silinmesi diye bir şey düşünmüyoruz.

YABANCI SERMAYE:

Yabancı sermaye için daha verimli çalışmalıyız. Eşgüdüm eksikliğinden dolayı ciddi sorunlarımız var. Japonya müthiş tasarruf yapan bir ülke. Yabancı sermayenin bir kısmını oradan getirmek çok yararlı olur.

ÖDEMELER DENGESİ SEVİNDİRİCİ:

Ödemeler dengesinde sevindirici gelişmeler var. Geçen yıl 10 milyar dolar açık veren cari işlemler dengesi, 2002 yılında 2 milyar dolar fazla verecek. İhracat 30 milyar doları aşacak. Türk üreticilerinin yarışma kapasitesini artıran bir kur sayesinde, Türkiye'deki üretim büyüyecek. Bilançoların yeni kura alışmasının zor ol ve çok zarara yol açıyor. Ama yavaş, yavaş bu bilançolardaki dengeler yeniden kuruluyor. Daha istikrarlı ve daha daha fazla Türk Lirası‘nın değer kaybına yol açmayacak, yarışılabilir bir kurla 2002 yılındaki ödemeler dengesine çok daha güçlü bir şekilde girebiliriz.

Döviz havalesi yasağı kalkacak

Revlet Bakanı Kemal Derviş, dün Plan Bütçe Komisyonu’nda yaptığı konuşmada, Türk vatandaşlarınının birbirlerine döviz havalesi yapmasını yasaklayan Türk Parası Kıymetini Korumaya Yönelik 32 Sayılı Karar'da değişiklik yapılacağını da açıkladı. Derviş, ‘‘Merkez Bankası 32 sayılı karar üzerinde çalışıyor. Bize de başvuru geldi. Ben de açıkça yasaklanmayan bir işlemin serbest olabileceği kanısındayım’’ dedi.

Çalışamayan şirket kapanmalı

Bir süredir zor durumdaki şirketlerin yaşatılması için ‘‘İstanbul Yaklaşımı’’ olarak adlandırılan girişimler sürerken, Devlet Bakanı Kemal Derviş, çalışmayan şirketlerin kapanması gerektiğini söyledi. Derviş, şöyle konuştu: ‘‘Devlet harcamalarını çok dikkatli yapılması lazım. Borç kamburundan adım adım üç yıl içinde kurtulacağız. Bu süre içinde devlet desteği yoksula gitmeli. Ama çalışmayan şirketlerin kapanması lazım. Bu millet çalışmayan şirketlere kıt kaynaklarını aktarma lüksü yok. Sürüncemede bırakılmaması lazım. Sanki işleyecekmiş gibi devam ettirilmesi sakıncalıdır.’’

Masalı bırakın kalbimiz sıkışıyor

Plan Bütçe Komisyonu üyeleri, Devlet Bakanı Kemal Derviş ile Maliye Bakanı Sümer Oral'ı, topa tuttu. Oral sunuş konuşmasını yaparken, DYP'li Celal Adan, ‘‘Masal anlatmayı bırak. Oturduğumuz yerde kalbimiz sıkışıyor. Sen geçen yıl da buraya gelip aynı masalları anlattın. Arkadaşlarımız birer birer batıyor. Derviş ile ikiniz istifa edin de kurtulalım’’ dedi. Salonda buz gibi bir hava eserken, Komisyon Başkanı Metin Şahin, Adan'a ‘‘Söz isterseniz veririm’’ diye uyardı. ANAP'lı Yaşar Topçu ise Derviş'e ‘‘Milletvekillerini şikayet etmeyi bırakın. (Bazı milletvekilleri) dediniz. Siz yurtdışında Türkçe'yi unutmuş olabilirsiniz ama ‘bazı' belirsizlik edatıdır. Herkese söylemiş olursunuz’’ dedi. Topçu, Derviş’in de bazı holdinglerle birlikte hareket ettiği yolunda dedikodular olduğunu söyleyerek, ‘‘Bunları söylesem herhalde hoşunuza gitmezdi. Dedikodu olduğu için ben de söylemiyorum’’ dedi.

Para beklentisi piyasaları uçurdu

IMF’den ek kaynak beklentisine giren piyasalarda moraller yerine geldi. İMKB, 470 puanlık artışla 10.636 puandan kapanıp 5 Temmuz 2001'den sonra gördüğü en yüksek kapanış değerine ulaştı. Merkez Bankası dolar satış kuru, 28 Eylül tarihinden bu yana gördüğü en düşük seviye olan 1 milyon 540 bin liraya indi. 28 Eylül'de 1 milyon 525 bin lira olan dolar satış kuru, Ekim ayıyla birlikte yükselme trendine girmişti. Dolar, Ekim ayında 1.6 milyon lirayı aşarak ay oratlamasında da 1.6 milyon liranın üzerinde kalıp, en yüksek değeri olan 1 milyon 644 bin lirayı da yine Ekim ayında görmüştü. Bu ay başından itibaren gözle görülür biçimde düşme trendine giren dolar kuru, dün son 1.5 ayın en düşük seviyesine indi. Alman Markı da dün 700 bin liranın altına ienerek günü 692 bin liradan tamamladı.

Siyasetçi serbest piyasaya saygılı olsun

Devlet Bakanı Kemal Derviş, daha önce tartışma yaratan kamu bankalarına siyasi müdahale konusundaki şikayetini dün de şu sözlerle yineledi:‘‘Siyaset ve siyasetçi elbette ekonomiye yön vermeli. Yoksa demokrasi olmaz. Ancak piyasa kurallarının kabul edilmesi, saygı duyulması lazım. Bankaların piyasa kuralları içinde çalışınca, artık siyasetçinin banka yönetimine karışması olmaz. Kamu bankaları her gece 13-14 milyar dolarlık fon yönetiyor. Herkesin bu düzene saygılı olması lazım. Kamu bankalarının aktif gelirleri pasif maliyetlerinin 15 puan üzerinde. Eskiden tam tersiydi.’’
Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı