Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Derviş’i eleştir dediklerini ise yap!

BÜLENT Ecevit hükümetinde görev almasıyla başlayan ‘Kemal Derviş tartışması’, hemen hemen aynı gerekçeyle bugün de CHP’de sürüyor. Tartışmanın tek dayanağı ise ‘Derviş’in özel misyonu mu var?’ sorusu. Temel bu soru üzerine kurulunca, Derviş’in bir ekonomik kriz sonrası Türkiye’ye, ‘davet’ üzerine geldiği ve bugün enflasyonun tek hanelere düşmesini sağlayan programın da Derviş imzası taşıdığı unutuluyor. ‘Derviş’in neden değil, sonuç olduğu’ gerçeği gözardı ediliyor. Derviş, CHP’ye de uzun görüşmeler sonrası yine ‘davet’ üzerine katıldı. Katıldığı günden beri de ideolojik çalışmalar yaptı, görüşler açıkladı.Yankısı ise ortaya konan çalışmaların içeriğine değil, ‘Derviş’ adına yönelik eleştiriyle sınırlı kaldı. Bu eleştiriler, son kongre öncesinde, 28 Mart’a giderken ve sonrasında CHP’de, partinin nasıl büyüyeceği konusunda (doğru ya da yanlış) ortaya düşünce koyan tek ismin Derviş olduğu gerçeğini silmedi. Sadece önerilerinin, ‘misyon’ tartışmasına kurban gitmesini sağladı. KÜRTÇE YAYIN UYARISI Ancak, sahibi ‘IMF ve Derviş’ diye eleştirilen ekonomik program nasıl ki bugüne kadar ortadan kaldırılamadıysa, CHP’de de, sert eleştiriler almasına rağmen Derviş’in önerilerini kabul sinyalleri var. Anadilde yayın konusu da bunun örneklerinden biri. Türkiye’de, üç yıldır yasalar çıkarmasına rağmen anadilde TV ve radyo yayınları bir türlü başlatılamıyor. Avrupa Parlamentosu ve AB çevreleri de konuyu sık sık gündeme getiriyor. Parlamento Karma Komisyon Üyesi olmaları nedeniyle CHP’den Kemal Derviş ile Şükrü Elekdağ da bu konudaki soruların muhatapları oluyorlar. Derviş, mart ayının ilk günlerinde katıldığı bir komisyon toplantısında bu sorularla karşılaşınca, AB Genel Sekreteri Büyükelçi Murat Sungar’a, anadilde yayının neden gerçekleştirilemediğini soruyor. Sungar, özetle, ‘TBMM’nin oybirliği ile kabul ettiği uyum yasasının özgürlükçü özüne karşın RTÜK sınırlayıcı bir yönetmelik çıkardı’ diyor. Bunun üzerine Derviş, ‘O zaman biz bir şeyler yapalım, CHP adına sesimizi duyuralım’ diyerek, Sungar’dan bu açıklama için yazılı bir bilgi notu da talep ediyor. 40 GÜN SONRA ÇIKAN SES Ortaya, ‘Meclis’in oybirliği ile kabul ettiği uyum paketlerinin uygulanması çok önemli. Bu uygulamalar yapılırken, Meclis iradesine karşı çıkılmamalı’ fikrine dayalı iki uyarı içeren bir açıklama metni çıkıyor. Uyarıların ilki, ‘Hiç değilse TRT bu yayınlara hemen başlasın’; diğeri ‘RTÜK yönetmeliği, yayınları ulusal kanallarla sınırlarken, yerel kanallara izni ‘dinleyici izleyici profili çıkardıktan sonra’ şartına bağlıyor. O zaman profil çalışması bir an önce tamamlansın’ oluyor. Açıklama ‘nedense’, bir türlü yapılmadı; ama CHP 40 gün sonra ses verdi. Geçen hafta, Grup Başkanvekili Kemal Anadol, bir Kürtçe şarkıdaki sözler nedeniyle radyo kapatılmasını ‘ilkel uygulama’ olarak görüp, CHP adına şiddetle protesto ediyor. Deniz Baykal ise partisinin bundan sonra Kürt vatandaşları daha çok kucaklayacağını belirtiyordu.
X