Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Dersini çalışmamış

DÜNYADA en kolay edinilen sıfatlardan biri “Türkiye uzmanlığı” olsa gerek. Bizim, her şeyin uzmanı bazı meslektaşlarımız gibi... Özellikle Avrupa Birliği’nin veya Avrupa Konseyi’nin “Türkiye Raportörü” olarak tayin ettiği kişiler, üç günde değilse de üç ayda başımıza bir Türkiye uzmanı kesiliyorlar ki, değmeyin gitsin.

İşin kötü tarafı, bilmediklerini de bilmiyorlar. O yüzden sadece cehaletlerini değil, tutarsızlıklarını da teşhir ediyorlar.

Bu dediklerimizin en taze örneği olan Bayan Ria Oomen-Ruijten, verdiği son demeçle gösterdi neyi ne kadar bildiğini.

Bu “uzman” hanım Avrupa Birliği’nin “iğdiş” yasama organı Avrupa Parlamentosu’na her yıl “Türkiye” hakkında bir rapor sunmakla görevli.

Geçen iki yılki raporları dengeliydi. Türkiye’yi bilmese bile, doğru bilenlere kulak verdiği raporlarından anlaşılıyordu.

Sadece “yargı” üzerinden örnek verelim:

Geçen yıl “Türkiye’de birçok sorunun yargının iyi işlememesinden kaynaklandığını” ileri sürüyordu.

Doğrudur. Bizzat Yargıtay Birinci Başkanı ve Danıştay Birinci Başkanı gibi, yargı sisteminin en üst noktasına ulaşmış yargıçlar da her yıl, yargının neden “iyi işleyemediğini” kendilerini dinlemeye gelen Cumhurbaşkanı’na, Başbakan’a ve öteki Bakanlara tane tane anlatırlar. Ama, tören bittikten sonra çözüm için tek adım atılmadığına tanık olurlar.

Bu arada -Yüksek Mahkemeler dışında- “yargının bağımsız olmadığını” da tekrar tekrar söylerler.

Sadece onlar söylemez. Halen iktidarda bulunan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin “Parti Programı”nda, aynı görüş savunulmaktadır.

Zaten biraz hukuk nosyonu olan herkes bu noktada görüş birliği içindedir. Öyle olmayanlar da, siyasi iktidar için kritik sayılan davalara bakan hâkimlerin önüne birileri tarafından “Seninle ilgili bilgiler” konulu dosyalar konulduğunu, öyle denmeyenlerin Adalet Müfettişleri tarafından ziyaret edildiğini artık biliyorlardır.

Dahası, Adalet Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) yakınlarda 1000’den fazla yargıç ve savcıyla yapılan bir anketin sonuçlarını yayınladı. Bu anket sorularına verilen yanıtlar da yargıç ve savcılarımızın, “yargının bağımsız olmadığını” düşündüklerini gösteriyor.

Buna rağmen Bayan Ria Oomen-Ruijten’in “Türkiye`de yargı çok bağımsız, fakat tarafsız değil” dediği bildiriliyor.

Hanımefendi bununla da kalmamış. Şimdiki Adalet Bakanı Sadullah Ergin tarafından bir süre önce kamuoyuna açıklanan “Yargı Reformu Stratejisi” başlıklı projenin de “Bir an önce Meclis’ten geçmesi gerektiğini” söylemiş. Oysa bu hanımın belki de kapağını açıp da bakmadığı o dokümanın birkaç “iyileştirici” öneri yanında Yargıyı bütünüyle siyasi iktidarın emrine sokacak tuzaklar içerdiğini bizzat Yargı dünyamız feryat ederek anlattı.

Bu hanıma hem Türkiye’yi, hem de “yargı tarafsızlığını” anlatmaya belli ki ihtiyaç var. Başka bir konu araya girmezse, biz bu görevi seve seve yaparız.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI