"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Dersimiz, güleryüzlü Shakespeare

Doğan HIZLAN

İlköğretim düzeyindeki çocuklara bile, sanat/edebiyat, estetik duygusu sinema yoluyla aşılanıyor. Hem de bir komedi filmiyle.

Altın Küre Ödülleri'nde En İyi Komedi Filmi Ödülü'nü kazanan 'Shakespeare in Love', İngiltere'deki öğrencilere ücretsiz olarak gösteriliyormuş.

Film, gelmiş geçmiş en büyük oyun yazarının ve şairinin 'Romeo ve Juliet'i yazarken içinde bulunduğu ruh halini işliyor.

Günümüzde sinemanın, kültürün yaygınlaştırılması ve görsellikten kitaba giden yolun açılması konusunda yüklendiği işlevin yeni bir göstergesi.

Bir öğretmen, İngiltere'de öğrencilerin edebiyat bilgisi düzeyindeki düşüklüğü gördükten sonra bu kampanyayı, girişimi başlatmış.

Ziya Öztan'ın yönettiği Cumhuriyet filmi de ödev olarak öğrencilere verildi, böylece seyredilmesi sağlandı.

Örnek alınacak hareketin özelliklerini biraz açacağım.

Bizde böyle bir saptama yapılsa, düzeyin yükseltilmesi için hemen neden okumuyoruz, diye açık oturumlar yapılır, gençlerin düşünceleri alınmadan, bakanlıklar okuma alışkanlığımız konusunda söyleşiler düzenler ve sonuç değişmez.

Çünkü bu yüzyılın çocuğunu klasik eğitim ölçüleriyle ille de kütüphaneye kapatmanın mümkün olmadığını kabul etmeliyiz.

Tutturmuşuz bir terane. Kitap başka, görsellik başka. Sinema başka, okumak başka.

Evet, ben de çoğu zaman bu geleneksel yöntemi savunuyorum. Ne var ki bir yenilik yapıldığında da, inatçılık yüzünden gerçekleri görmezden gelmiyorum.

* * *

SHAKESPEARE in Love'ı seyreden çocukların, estetik ve mizah duyguları gelişeceğinden, ileride hırtlıktan, hışırlıktan uzak duracaklarına inanıyorum.

Hayal demeyin. O çocuklardan bir çoğunun Shakespeare okuma isteğine yönelecekleri tezini de savunuyorum.

Eğitimin bir başka yanına da değinelim.

Filmin türü komedi. Öğrencileri bir cendereye sokmadan, sıkmadan, sanatı öğretiyor. Hayatta ciddi bir çok bilginin güleryüzlü, hatta gülünç biçimde verilebileceğini ispatlıyor.

Biyografik romanın yazılmadığı bir ülkede, bu tür filmlerin çekilme umudunu iyimserliğim dahi kaldırmıyor.

Şimdiye kadar 'Simurg' ve 'İz Bırakanlar' adlı iki belgesel hazırlandı.

Ben, bunların 'Shakespeare in Love'ın çekiciliğini, öğreticiliğini taşıdığını sanmıyorum.

Çünkü salt bilgi veren bu yapımlar, öğrencilerin ilgisini çekmez, ders diye dinlerler ve bir şey de öğrenmezler.

Gene de hiç yoktan iyi olduğunu, görselliğin çocuklara bir şeyler katacağını umalım.

Neden bizim yazarlarımızın, şairlerimizin, müzikçilerimizin yaşamları üzerine eserlerinden yola çıkarak, ya da bu filimde olduğu gibi göndermeler yaparak filmler çekilmez?

* * *

EVET çocuklar, şimdi dersimiz Shakespeare. Neyin ciddi, neyin gülünç olduğunu siz zaten biliyorsunuz.



X