Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Dersim isyanında idam edilenler anıldı

    Ferit DEMİR/TUNCELİ, (DHA)
    14 Kasım 2009 - 17:31Son Güncelleme : 14 Kasım 2009 - 17:31

    TUNCELİ'de 1937 yılında ‘Dersim isyanlarının' lideri olarak bilinen Seyit Rıza ve 7 arkadaşının idam edilişlerinin 72’nci yılı nedeniyle anma töreni düzenlendi.

    Sanat Sokağı'nda bir araya gelen yaklaşık 500 kişilik grup, ellerinde o dönemde idam edilen Seyit Rıza ve arkadaşlarının resimlerinin yer aldığı pankart ve resimleri taşıyarak, “1938’in hesabı sorulacak, Dersim onurdur, onuruna sahip çık” sloganları attı.

    Daha sonra ilk olarak Seyit Rıza’nın yaşayan en yakını olan Torunu Rüstem Polat, yörede konuşulan Kürtçe'nin Zazaca lehçesiyle konuşma yaptı. Polat, dedesi Seyit Rıza'nın 1937 yılında haksız bir şekilde kurulan ve yasal olmayan bir mahkemede alınan kararla, Elazığ buğday meydanında 7 arkadaşıyla birlikte idam edildiğini anlatırken şöyle dedi:

    “1937- 38 yıllarında Dersim'de büyük katliamlar yaşandı, çoluk- çocuk, yaşlı- genç, kadın- erkek denmeden birçok kişi katliama maruz kaldı. Binlerce insanımız da Türkiye'nin çeşitli yerlerine sürgün edildi. Bugün dedemin idam edilişinin 72'nci yıldönümü ama biz hâlâ mezarının yerini bilmiyoruz. Devlet ve Genelkurmay, 1937 yılında idam edilen büyüklerimizin yerini bize söylemelidir. Biz artık seyitlerimizin mezarını görmek ve ziyaret etmek istiyoruz. Devlet bir an önce mezar yerlerini bize göstermelidir.”

    Grup adına Avrupa Dersim Dernekler Federasyonu Başkanı Yaşar Kaya yaptığı konuşmada, Ankara'da İhsan Sabri Çağlayangil tarafından görevlendirilen özel bir savcının, yasa dışı biçimre Pazar günü mahkeme açarak, ‘ısmarlama idam kararı' aldığını savunarak, şöyle dedi:

    “Birkaç saat sonra da infaz gerçekleştirilmiştir. Seyit Rıza 75 yaşın üzerindeydi ve yine hileli mahkeme kararı ile yaşı küçültülerek idam edilmiştir. İdam kararı önceden verilmişti, yasal olmayan bir mahkeme Dersim'in önde gelen büyüklerini yasa dışı kararla idam etmiştir. Zira tek millet, tek devlet, tek dil ve tek mezhep yaratma zihniyeti Dersim’de Dersim Kanunlarını işletiyordu. İdam edilenler Dersim’in ileri gelenleriydi. Suçsuzlardı. Seyit Rıza’nın kızı Leyla Ağlar ve torunu Rüstem Polat avukatları aracılığıyla, Elazığ idare mahkemesine dava açarak idam edilen seyit Rıza’ın mezar yerinin kendilerine söylenmesini istemiş ancak mahkeme, davalı idarenin kayıtlarında ile belediye başkanlığı kayıtlarında her türlü araştırma yapılmasına rağmen tek bir belgeye rastlanmamıştır. Mahkemenin bu kararı umut kırıcıdır. Devlet 72 yıldır idam edilen dersim önderlerinin mezar yerlerini bile bizlere söylemiyor bu anlaşılmaz bir durumdur.”

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e çağrıda bulunan Kaya, “1937 yılında idam edilen Dersim önderlerinin mezarları nerede, Seyit Rıza'nın idam edilirken üzerinde olan saati ve 40 Lirası nerede? 72 yıldır kanayan bu yara daha ne kadar vicdanları sizlatmaya devam edecek? Biz 1938 yılında idam edilenlerin ve katledilenlerin mağduriyetlerinin giderilmesini beklerken CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’in 1938 vahşetini destekleyen ve haklı gören açıklamalarıyla şok olduk. Dersim’de 1938 yılında yaşananlar bir katliamdır. Siyasetçilere düşen görev kin ve düşmanlığı körüklemek değil, iç barış ve kardeşliğin yolunu açmaktır. Dersim insanı devlete küskündür, kırgındır, buruktur. Biz diyoruz ki Dersimlilerin bu çığlığını artık görün ve idam edilen önderlerimizin mezar yerlerini bir an önce bizlere gösterin” dedi.

    Basın açıklamasına katılan Almanya İnsan ve Azınlık Hakları Savunucusu Cristian Zimmermann da kısa bir konuşma yaparak, demokrasi ile yönetilen ülkelerde devletin kendi vatandaşının huzur ve güvenliğinden sorumlu olduğunu söyledi. Zimmermann, “Tarihte bazı devletler bilinçli ve bilinçsiz hatalar yapmış ve binlerce insan hayatını kaybetmiştir. Maalesef hükümetler hala bunun hesabını vermeden ve gerçekleri ortaya çıkarmadan yaşamaya devam ediyor. 1937 ve 1938 yılında Dersim'de haksızlığa uğrayan ve idam edilen insanların hakları verilmeli ve mağduriyetleri giderilmelidir. Mezarları belli olmayan insanların mezar yerleri yakınlarına gösterilmelidir, insan hakları örgütleri olarak her zaman bu davaların takipçisi olacağız” dedi.
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı