Derici ülkeye 4 milyar dolar girdi sağlıyor

Sadi ÖZDEMİR - KOBİ ÖZEL
21.06.2013 - 00:00 | Son Güncelleme:

Türkiye, tarım ve hayvancılıktaki gücüyle daima çok güçlü bir ‘deri’ ülkesi oldu. Son yıllarda deri konfeksiyon sektöründeki tasırım ve moda atakları da hızlanırken deri giyimin ülkeye sağladığı döviz girdisi, turizm alışverişi de dikkate alındığında 3.5- 4 milyar doları buluyor.

TÜRKİYE’nin ve İstanbul’un tekstil ve hazır giyimdeki iddiası, deri konfeksiyonda da kendini tasarım ve moda gücüyle gösteriyor. Tarım ve hayvancılıkta geleneksel olarak çok güçlü bir coğrafya olan Türkiye’de bu sektörde de ihracat atağı hız kazanmış durumda. Turizm alışverişi de dikkate alındığında deri giyimin ülke ekonomisine yıllık döviz girdisinin 3.5-4 milyar doları bulduğu tahmin ediliyor. Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği Başkanı Mehmet Ali Dinç, şu bilgeleri aktarıyor:

İHRACAT HIZLI YÜKSELİYOR

· Ülke olarak dünya lideri olduğumuz kürk süet grubu ihracata ve turistik alışverişe dayalı döviz kazandırıcı bir sektör. Lüks tüketici segmentine hitap ettiği için de hem yoğun istihdam katkısı sağlıyor hem de yüksek katma değer sunuyor. 2013 yılı Ocak-Mayıs döneminde bir önceki yıl aynı döneme göre yüzde 18 artışla 1 milyar 701 milyon dolar ihracata ulaştık. 2013 yılını yüzde 25 artışla 2 milyar dolar civarında kapatmayı hedefliyoruz. Ancak bu rakamlar görünen kısımdır. Turizm ülkesi olmamız ve deri ürünlerimizin turistik alışverişte önemli bir paya sahip olması nedeniyle deri sektörümüzün ülkemize sağladığı döviz girişi yıllık 3.5-4 milyar dolar civarında. 2023 yılı hedefimiz, doğrudan ihracatımızı 4.5 milyar dolara çıkarmak.

1500 DERİ İHRACATÇISI FİRMA

·  Sektörümüz 1500 imalatçı firma ve doğrudan 25 bin perakende tarafındaki istihdamla dolaylı toplam 400 bin kişiye istihdam sağlıyor. İmalat sanayisinde yüzde 2 ve toplam istihdanm içinde yüzde 1.5 paya sahibiz. Başta Çorlu ve Tuzla olmak üzere çevre dostu deri işleme altyapısı ile dünyada rekabetçi bir güce sahibiz. Üretim kalitesi ve tüketici algısı itibariyle dünyada italyanın ardında gelmekteyiz.

MARKALAŞMAK ZORUNDAYIZ

· Deri sektöründeki güçlü alt- yapımız ve üretim yeteneğimize karşılık dünya pazarlarındaki markalaşma gücümüzün sınırlı olması nedeniyle tüketicilerin ödediklerinden sektörümüzün aldığı payın hakettiğinin çok altında kalması en önemli konudur. Sektörümüzün ara eleman yetiştirme ve sektörde tutma problemi diğer bir sorun. Ülkemizde hizmet sektöründeki artan gelişme ile birlikte istihdam arzının sanayiden çok hizmet sektörüne kayması diğer imalatçı sektörler gibi bizi de sıkıntıya sokuyor. KOBI ağırlıklı yapımız dinamizm ve esneklik sağlamak yanında başta finansmana erişim olmak üzere pazarlama, etkin imalat ölçeğine ulaşma gibi noktalarda bizleri dezavantajlı konuma itmektedir. Özellikle mevzuattan kaynaklanan finansmana erişimdeki güçlükleri ve işlem maliyetleri önemli bir sorun.

Zeytinburnu’ndaki deri kümeleşmesi tehlikede

TÜRKİYE Deri Konfeksiyoncuları Derneği Başkanı Mehmet Ali Dinç, Zeytinburnu bölgesinde doğal olarak oluşan deri konfeksiyon kümelenme bölgesinin önemine işaret ediyor ve şu bilgileri aktarıyor: “Ancak kentsel imar rantlarındaki yükseliş ve kentsel dönüşüm inisiyatifi bu bölgenin orta ve uzun vadede kümesel özelliğini sürdürmesini tehlikeye açık kılmaktadır. Özellikle Rusya başta olmak üzere doğu Avrupalı perakende ve toptancı talebi için çazip bir doğal küme olan bölgenin bu özelliğini zaman içinde yitirmesi ciddi bir tehlike olarak karşımızda. Bu nedenle kentsel dönüşüm ve planlama çerçevesinde bir hafif sanayi kolu olarak Zeytinburnu Konfeksiyon sektörünün planlı bir şekilde İstanbul çevresinde yeni bir alana kaydırılması sektörümüzün geleceği için büyük önem taşıyor.”

Milano, New York ve Londra’da ataktayız

TÜRKİYE Deri Konfeksiyoncuları Derneği Başkanı Mehmet Ali Dinç, sektörün tanıtımı ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla özel sektör kuruluşları çalışmalar yaptıklarını anlatıyor. Dinç, “İstanbul Deri Fuarımızı (İDF) her sene düzenlemekteyiz. Bu fuarımızla hem iç pazarda, hem de dış pazarda önemli tanıtım etkinlikleri yapmaktayız. Deri konfeksiyon sektörü olarak Deri Tanıtım Grubu girşimimizle hedef pazar olarak Rusya, İtalya ve Uzak Doğu üzerinde yoğunlaşıyoruz. Avrupa Ülkelerinin uluslar arası fuarlarında, tüm billboard’larında Türk Derisini anlatan afişler ve sloganlarla öne çıkmnaya çalışıyoruz. Dünyanın 4 büyük moda haftası olan Londra, Milano, Paris ve New York’ta Türkiye’nin deride önemli bir moda ülkesi olduğu algısını pekiştirecek tanıtım faaliyetleri yürütüyoruz. Çin de, Türkiye için yeni, büyük ve önemli bir pazar. Türk derisi ve işçiliği Çin pazarında aranır ürün oldu. Geçen yıl Çin’e 47.7 milyon dolarlık ihracat yaptık” diyor.

DİĞER KOBİ HABERLERİ

Ayakkabıcılar, ithalata karşı ek vergi istiyor

TÜRKİYE Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Hüseyin Çetin, hileli ithalat ile devletin vergi, yerli sanayicinin ise haksız rekabet yüzünden pazar kaybına uğradığını belirterek, getirilecek “Ek Vergi” ile haksız rekabetin önüne geçilebileceğini bildirdi. Sektör üzerindeki ithalat baskısının devam ettiğini vurgulayan Çetin, 2013’ün ilk 4 ayında 21 milyon çift ayakkabı ithal edilirken bunun için 340 milyon dolar bedel ödendiğini açıkladı. Çetin, 2012 yılında toplam 863  milyon dolar tutarında 56 milyon çift ayakkabı ithal edildiğini, acil önlem alınmaması durumunda fabrikalara kilit vurmak zorunda kalacaklarını söyledi.
Türkiye’nin ithal ayakkabı cennetine dönüştüğüne dikkat çeken Çetin, en sıradan ürünlerin bile Türkiye’de üretilmesi zor veya mümkün olmayan “özel teknoloji ihtiva eden ayakkabı” gibi gösterilerek yurda sokulduğunu açıkladı. TASD Başkanı Çetin, 2012’de getirilen 38 milyon çift için 681 milyon dolarlık hileli ithalat gerçekleştirildiğini belirterek şunları söyledi:

VERGİ KAÇIRDILAR

· Piyasada 200-500 TL arasında satılan profesyonel sporcuların kullandığı ayakkabılar göz önünde bulundurularak verilen bir ithalat ayrıcalığı, çift başına suni deri ayakkabılarda 1.5, deri ayakkabılardaki 2.35 dolarlık korunma önlemlerinden kaçmanın aracı olarak kullanıldı. Toplam ithalat içinde korunma kapsamında olmayan ayakkabı oranı 2006’da yüzde 7, 2008’de yüzde 8, 2010’da yüzde 9 iken 2012’de bu rakam bir anda yüzde 77’ye çıktı. Toplam ithalatın yüzde 77’sini oluşturan hileli işlemler, devlete 60 milyon dolarlık vergi kaybına da neden oldu.

İTHALAT YÜZDE 352 ARTTI

·  Türk ayakkabı sanayi yaklaşık 22 bin 500 işletmede 240 bin çalışanı ile ülke ekonomisine yıllık 5.2 milyar dolar katkı sağlıyor. Ayakkabı sanayini ithalatın yıkıcı etkilerinden kurtarmak için “korunma önlemi” başvurusunda bulunduk. İlki 2006 yılı Ağustos ayında yürürlüğe giren, 2009 ve 2012 yıllarında uzatılan “ek mali yükümlülük” maalesef ayakkabı sektörünün beklentisini karşılayamadı. Korunma önlemlerine rağmen ithalattaki hızlı yükseliş devam etti. 2003 – 2012 arası ayakkabı ihracatımız yüzde 196 artarken aynı dönemde ithalatta yüzde 352’lik patlama meydana geldi. İthal ayakkabı Türkiye için kapanan fabrikalar, artan işsizlik, ekonominin küçülmesi ve devletin gelir kaybı demektir. Oysa yerli üretim tüm bunların karşısındaki değerleri ve daha fazlasını ifade ediyor. Kapasite oranımızın artmasıyla birlikte en az 90 bin kişiye istihdam yaratabiliriz.”

2023 hedefi 2 milyar dolarlık ayakkabı ihracatı

İSTANBUL Deri ve Deri Mamülleri İhracatçıları Birliği Başkanı Lemi Tolunay, Türk ayakkabı sektörünün, kalite ve el işçiliği olarak dünyada ilk sıralarda yer aldığını belirtiyor ve şu bilgileri aktarıyor: “1. kalite ayakkabı üretimiyle Avrupa’da İtalya ile yarışan Türk ayakkabı sektörü, geçmişte ihracata yeterince ağırlık vermemesi nedeniyle dünya pazarlarında hak ettiği konuma gelemedi. Dünyada 9. büyük ayakkabı üreticisi ve Avrupa’da iki büyük ayakkabı üretici ülkeden birisiyiz. Ayakkabı sektörünün dünya pazarlarına açılması için yeni projelerin de devreye girmesiyle sektör bu projelerle 2023 yılında ihracatını 2 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. Türkiye ayakkabı ihracatı 2012 yılında 2011 yılına göre yüzde 22.8 artışla 552 milyon dolar seviyesini aştı. En önemli pazarlar 2012 yılı itibariyle Rusya, Irak, S. Arabistan ve Almanya olarak sıralanıyor. Rusya’ya 2012 yılında 111.6 milyon dolar değerinde ihracat yapılırken, bu ülkenin Türkiye toplam ayakkabı ihracatındaki payı ise yüzde 20’nin üzerindedir. Ayakkabı ihracatının yükselen pazarı Irak’a 2012 yılında yaklaşık 80 milyon dolar değerinde ihracat yapılırken, Irak’ın ayakkabı ihracatındaki payı ise yüzde 14.4’e yükselmiştir. Ayakkabı ihracatında en büyük paya sahip olan AB ülkesi Almanya olup, 2012 yılında 20 milyon dolar değerinde ihracat ile yüzde 3.6 pazar payı kaydedilmiştir. Türkiye ayakkabı ihracatı 2013 yılının Ocak-Mayıs döneminde 2012 yılının aynı dönemine göre yüzde 30.3 artışla 315 milyon dolar seviyesine ulaşmış bulunmaktadır. 2012 yılının 552 milyon doların üzerinde bir ihracat değeri ile tamamlayan Türk ayakkabı sektörü, 2013 yılında ihracat değerini yüzde 32 artışla 730 milyon dolara çıkarmayı hedefle-mektedir.”

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı