« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Derbi başkanımıza armağan olacak

Fenerbahçe'nin milli futbolcusu Emre Belözoğlu, FB TV'de canlı olarak yayınlanan 'Günün Röportajı' programında, taraftarların sorularını yanıtladı.

İSTANBUL / DHA
SON GÜNCELLEME

Sözlerine Ulusça son dönemde yaşadığımız acılara değinerek başlayan Emre, "Öncelikle şehitlerimizden dolayı tüm milletimizin başı sağ olsun. Çocuğunuz olduğunda bunu daha iyi anlıyorsunuz. Evlat acısı yaşayanların ailelerin acısını evlatları olanlar daha iyi anlar. Allah onlara sabır versin. Şehitlerin ardından Van depremine de çok üzüldük. Hocamızın da dediği gibi hem öfkeliyiz hem de acılıyız. Van'da ölenlere ede Allah'tan rahmet yaralılara şifalar diliyorum Milletimizin başı sağ olsun. Her ne kadar profesyonelde olsak da Samsunspor maçında yaşananlar bizi çok etkiledi. Yabancı arkadaşlara da tercüme ettik açılan pankartları. Ülkemizi ilgilendiren her konu bizleri de ilgilendiriyor" dedi.

TARAFTAR, TEPKİNİN DOZUNU ÇOK İYİ AYARLADI

Fenerbahçe'nin içinden geçtiği süreçle ilgili olarak sorulan sorular hakkında ise Emre "3 Temmuz'dan bu yana yaşanan sürecin takım üzerinde etkisi olmadı dersek yalan olur. Ancak bizim sahaya yansıtmamız gereken profesyonellikten gelen bir görevimiz var. Şampiyonluğu doya doya yaşayamadan böyle bir şeyin gelmesi bizi etkiledi. Bu olay sonrasında birçok oyuncuyu kaybetmemize sakat oyuncuların olmasına rağmen takım gücünü gösterdi. Genelde iyi bir performansımız olduğunu düşünüyorum. Bu süreci en olgunlukla karşılayan taraftar grubumuz, bizim ayakta durmamıza sebeptir. Taraftarımızın ve camiamızın verdiği destek bizi ayakta tutuyor. Fenerbahçe, Türkiye'nin en büyük sivil toplum kuruluşu. Taraftarlarımız nerede durması gerektiğini çok iyi ayarlayarak, en iyi şekilde bize destek verdiler" diye konuştu.

AYKUT KOCAMAN'IN DEĞERİNİ HERKES ANLADI

Oynadığı mevkii hakkında "Mevki itibariyle ofans ile defans arasındaki oyuncalar arasında bağlantı kurmaya çalışan bir oyuncuyum. Hocamın bana verdiği görevleri yapmaya çalışıyorum. Ben de istiyorum daha önde oynamak. Bunu da içerdeki maçlarda biraz daha fazla gerçekleştiriyorum" diyen Emre, Aykut Kocaman hakkında ise "Aykut Hocanın değerini anlamamız çok uzun sürmedi. Sportif direktör olarak geldiğinde de bu işin farkındaydık. Camiamızın ve taraftarlarımızın da onun değerini çok önemli. Türk futbolcularının karakteri bir futbol takımı için önemli. Bu bizim takıma çok önemli bir artı sağlıyor. Ayrıca motivasyonumuzu üst seviyede tutmamız için yaşanan bu süreç ve şampiyonluğumuzun gölgede bırakılmaya çalışılması, hiçbir şey ispatlamak zorunda olmasak da bizi ayrıca motive ediyor. Ancak yüksek konsantrasyon da bazı hataları meydana getirebilir" şeklinde konuştu.

ÇOCUKTAN SONRA BAŞKA BİR EMRE

Çocuk sahibi olduktan sonra yaşadığı değişimi ise Emre, "Çocuğum olduktan sonra kendi performansım olarak çok şey değişmedi. Ama saha içi davranışlarınızı gözden geçiriyorsunuz. Çocuğum olduktan sonra, evdeki babacan tavırlarını sahaya yansıtmaya çalışan bir Emre var. Zaman zaman hatalarım olmuştur. Küçük çocuklara gençlere yanlış örnek olmuşumdur ama Ömer Akif'ten sonra biraz daha hareketlerime dikkat ediyorum. Ömer Akif'in futbolcu olup olmamasını istememem konusunda is; biraz daha zor koşullarda yetişenler futbolcu oyluyor. Daha rahat ortamlarda yaşayanlar bunu tercih etmiyor. Kendisi ne olursa olsun, Ama yeterki vatana millete, milletimizin ananelerini faydalı biri olsun" sözleriyle aktardı.

SAKATLIKLARDA PSİKOLOJİK FAKTÖRLER OLABİLİR

Sakatlıklar konusunda ise Emre, "Sezon başı kamp süreci çok önemlidir. Türk futbolunun yaşadığı bu süreç, tüm futbolcuları etkiledi. Bunu en çok yaşayan da biziz. Bunun psikolojik etkileri de olabilir sakatlıklar. Bunun yanında sezon başı kampının çok uzun olması, aradan sonra yeniden kamp yapılması sakatlıkları tetikleyen şeylerdir. Biraz da oyuncunun kendimin tanıması kendisine bakmasından geçiyor bu. Benimkisi tamamen zemine bağlı bir sakatlıktı Ancak psikolojik faktörleri de göz önünde bulundurmak gerekiyor" diye konuştu.

YERLİ OĞUZ, AYKUT VE RIDVAN, YABANCI ZİDANE

"Eğer mümkün olsaydı hangi Türk ve yabancı oyuncuyla maç sonrası forma değiştirmek isterdiniz?" sorusuna Emre, "Ben maç sonrası rakipten forma istemekte zorlanan biriyim. Türk oyuncu olarak Oğuz Hoca, Rıdvan Hoca Aykut Hoca olabilir. Sanırım Oğuz Hoca ile bir forma değişimimiz olmuştu. Rıdvan Hoca ve Aykut Hoca yerli, yabancı olarak da Zidane" diye cevap verdi.

ORTADA BİR MAÇ

Beşiktaş ile oynayacakları maçı da değerlendiren Emre, "Aklımızda olmayan bir 2 puan yitirdik Samsun maçında. Her maçı ayrı ayrı düşünmelisiniz. Çok kolay göründüğünüz bir maç çok zor, çok zor görünen bir maç çok ağır geçebiliyor. İyi konsantre olursak geçen seneki birliği oluşturursak kolay olur bizim için. Yoksa Samsun maçı gibi zor bir maç bizi bekliyor. En iyi şekilde konsantre olup, kazanmak istiyoruz. Kesinlikle kazanırız diyebileceğimiz hiçbir maç yok. Beşiktaş maçı, bizim için de ortada gözüküyor. Onların hakkında bir şey söylemek benim haddim değil ama taraftarlarının beklentisi altında bir sezon başlangıcı yaptılar. Bunun dışında Beşiktaş hakkında yorum yapmam yanlış olur. Biz oraya zorlu bir deplasmana gideceğiz. Özellikle Başkanımızın yaşadığı çok zor bir süreç. Zaten kazandığımız her maçta Başkanımıza adanacak bir şeyler var. Beşiktaş maçı da bu sezonun ilk derbisi ve o maçı da kazanıp Başkanımıza armağan etmek istiyoruz" diye konuştu.

3-4 HAFTA SONRA TAM HAZIR OLURUZ

Takım hakkında ise Emre, "Biraz da mecburiyetten geçen seneden birçok önemli oyuncuyla yollara ayırdık. Gelen oyuncular da çok önemli ama henüz tam anlamıyla bir birlik oluşmadı takımda. Sakat olan oyuncuların olması ve geçen sene oynayan oyuncuların birlikte hareket edememesi takımın performansını olumsuz etkiledi diyebilirim. 3-4 haftada herkesin bizden beklediği performansı ortaya koyacağız. Normalde bir takımın gerçek performansı sezon başında 5-6 haftada ortaya çıkar. Ama sakatlıklardan sonra bizim için bu süre 4-5 hafta daha uzayacak" dedi.

VİCDAN SAHİBİ OLANLAR ÜZÜLMÜŞTÜR

Herhangi bir sivil toplum örgütünün önayak olması halinde depremzedeler için özel bir maç yapabileceklerini belirten Emre Belözoğlu, ancak bunun sıkışık programa sığdırılması gerektiğini de vurgulayarak, "En ufak bir yardımımız olsa seviniri. Gerek Fenerium, gerek Kulübümüz, gerekse de bireysel olarak arkadaşlarımız bir şeyler yapıyoruz. Yaşanan süreci hassasiyetle takip ediyoruz ve Yapılması gerekenleri elimizden geldiğince yapıyoruz" diye konuştu.

Milli maçta kendisine yapılan olumsuz tezahürat hakkında ise Emre, "Hayatta çok değişik tecrübeler yaşadım. Bana verilen bu tepkinin kulüp anlamında olduğunu düşünüyorum. Bana fazla bir şey hissettirmedi. Sadece diğer arkadaşlarımı olumsuz etkilenir mi diye düşündüm. Fenerbahçe formasıyla Galatasaraylılar tarafından ıslıklanmak zaten beni etkilemiyordu Önemli milli maçlar varken önümüzde her milli takım oyuncumuzun desteklenmesini düşünüyorum. Bir grup ıslıklarken bir grupta da alkışladı. Bunu da görmek lazım. Ülkemizde çok sayıda vicdan sahibi olan insan da var. Islıklayan da evine gittiğinde bunun sıkıntısını kendi vicdanında yaşamıştır. Buna inanıyorum" ifadelerini kullandı.

KAZANMA İSTEĞİNİ GÖSTERİR

Alex ile Stoch arasında yaşanan olay hakkında ise Emre, "Alex, camiamızı için çok önemli bir isim. Stoch'la aralarında yaşadıkları şey çok abartılacak bir şey değil. Bu takımın kazanma isteğini gösterir. Saha içinde kimse kimseyle konuşmazsa asıl o zaman takım içinde sıkıntı vardır. Bunlar daha çok birlik olduğumuzun işaretidir. Sahanın içinde olan sahanın içinde kalır. İdmanda 5'e 2 oynarken bile tartışabiliyorsunuz. Kazanma isteğinin getirdiği bir takım tepkiler olabilir. Bunu da özellikle Fenerbahçe taraftarının anlayışla karşılaması gerekir" diye konuştu.

ÜLKEMİZ İNSANLARININ SEVİNCE İHTİYACI VAR

Hırvatistan maçları hakkında ise Emre, "Zor maçlar olacak. Özelikle son dönemde ülke futbolunun yaşadığı süreç, milli takımı da etkiyor. Başımızdaki insanlar, bizleri olumsuzluklardan uzak tutmak istiyor. Ben Avrupa Şampiyonasına gitmek istiyorum. Yaşım 32, belki de bu bsenim son büyük turnuvam olacak. Önümüzde bir süreç var. Herkes fiziki anlamda kendisini hazırlıyor. Ülkemizi sevindirmek istiyoruz. Ülkemizin insanı bu üzücü olaylardan sonra sevinecek bir şeyler arıyor. İnşallah biz bunu başarırız" şeklinde konuştu.

PLAY-OFF ÇOK DA ADİL BİR SİSTEM DEĞİL

"Dia çok önemli bir oyuncu özelikle deplasman maçlarında direk kaleye inecek bir futbolcu. Onun eksikliğini yaşayacağız. Ancak Mehmet Topuz ve diğer sakat arkadaşlarımızdan iyi haberler var. Onun eksikliğini hissettirmeyeceklerdir" diyen Emre, büyük takımların her türlü sistemi oynayacak kapasitede futbolcuyu barındırdığı söyledi. Emre play-off sitemi hakkında ise, "Play-off sisteminin çok aşırı adil bir sistem olduğunu düşünmüyorum. Ben 34 haftalık periyotta en iyi mücadeleyi gösterecek takımın ipi göğüslemesini tercih ederdim. Ama büyüklerimiz böyle uygun görmüş, yapacak fazla bir şey yok" diye konuştu.

4-5 SENE DAHA YÜKSEK DÜZEYDE OYNARIM

Gelecek planlarıyla ilgili soruları da yanıtlayan Emre, futbolculuktan sonra spor yöneticiliği yapmak gibi bir hedefi olduğunu belirterek, "Futbolu burada bıkarsam bu Fenerbahçe'de de olabilir. Ama şu an için teknik direktörlük çok erken olur. Ancak 4-5 sene daha yüksek düzeyde futbol oynayacak gücü kendimde görüyorum" dedi.

HAKKARİ'DEN EDİRNE'YE TÜM ACILAR BİZİMDİR

Son olarak Milletimize ve taraftarlarımıza mesajlar veren Emre, "Öncelikle milletimizn başı sağ olsun. Şehitler ve deprem için, Doğu'daki depremde kaybettiğimiz kardeşlerimiz için çok üzgünüz. Bu toprağın üzerinde yaşayan, Hakkari'den Edirne'ye kadar yaşayan herkesin acısı bizim acımızdır. Herkesin vicdanında barındırdığı acıyı biz anlayamayız. Ancak elimizdenh geldiğince bunu paylaşıyoruz. Ayrıca bu süreçte bizlerden desteğini hiç esirgemeyen taraftarlarımızsa teşekkür ediyorum. Onlar bizi desteklemeye devam etsin. Biz hiçbir şey ispat etmeden bu sene de şampiyon olmak istiyoruz. Cezaevindeki başkan ve yöneticilerimiz de bundan çok mutlu olacaktır" diye konuştu.


Bunları da Beğenebilirsiniz