Gündem Haberleri

    Denktaş, Kıbrıs gencine yanıt verdi

    Hürriyet Haber
    16.11.2001 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Dün akşamki 32.GÜN programında karşılaştığınız manzara hakkında sizler ne düşünüyorsunuz bilemem. Ben , birşeyleri yanlış yaptığımızın farkına vardım. C.Başkanı Rauf Denktaş da birşeylerin yanlış gittiğini kabul ediyor. Gençlerle diyalog kurulamadığını, eğitimin yanlışlığına dikkat çekiyor. Alarm zilleri çalıyor.Dün geceki 32.GÜN’ü izledikten sonra, eminim bir bölümünüz Kıbrıslı gençlere çok kızmışsınızdır. Ne nankörlüklerini bırakmış, ne de kendilerini bilmezliklerini... Diğer bir bölümünüz de , bana böyle bir program yaptığı için kızmışsınızdır. Gerçeklerin halı altında saklı kalmasını tercih edenler, ”ne gerek vardı kardeşim?”demişlerdir... Ancak bir bölümünüz de, durumun vahametini, birşeylerin yanlış gittiğini görmüş ve önlem alınmasını tartışmaya başlamışsınızdır.Duyduklarınız Komünist propagandası veya Rum oyunu değil, Kıbrıs’ın geleceğini temsil eden gençlerden bir bölümünün görüşleridir. Farklı düşünenler de vardır mutlaka. Ancak bu kadarı dahi, bizim için alarm zillerinin çalmasını gerektirir.Dikkat ettinizse, salonda bulunan ve Türkiye’den tahsillerini tamamlamak üzere gelmiş Türkiyeli gençler (özellikle aralarında oturan ve MHP’li olarak bilinen, birçok olayda başı çekmiş olanlar) nasıl tepki gösterdiler.Kıbrıs’lı arkadaşlarının ne düşündüklerini -hiçbiri söyleneni kabul etmeseler dahi- dinleyip öğrenmek yerine, açıkça üstlerine yürüdüler.İşte Kıbrıs’lı Türk gençleri en çok rahatsız eden de bu.Açık konuşalım.Kıbrıs’ta gerçekten büyük bir Türk ağırlığı var.200 bin kişilik toplumun içinde, 90 bin sonradan vatandaşlığa kabul edilen Türkiyeli Türk var. İşin kötü yanı, Türkiyeli Kıbrıslılar ile Kıbrıs’lı Türkler birbirlerini sevmiyorlar. Aralarında, karşılıklı bir mesafe var. Türkiyeli Türkler Kıbrıslıları “tembel ve beleşçi”, Türkiye’den gelen paralarla yaşayan parazitler olarak görüyorlar ve bunu açıkça da söylüyorlar.Ne kadar ilginçtir ki, Kıbrıs’lı Türk gençler de bu sistemden şikayetçiler.İşte dün akşam izlediniz.“Bu çarpık düzeni Türkiye getirdi. Empoze etti ve burada insanlar (sayıları 80 bin civarında) devletten para alıp hiçbir üretim yapmadan yaşamaya alıştılar” diyorlar.İki toplum arasındaki gerilim, giderekte artıyor. Hele radikal milliyetçi eğilimli grupların Kıbrıs Türkleri üstünde baskıları çok net. Üniversite programında dahi bu baskıyı gördük. Tepkileriyle Kıbrıs’lı Türklerin daha ileri görüş vermelerini engellediler.Kıbrıs vatandaşlarının üstünde Türk Büyükelçiliğinin de (yani Ankara’nın) baskısı var. Neyin nasıl yapılacağına büyük oranda Türk Büyükelçiliği karar veriyor.Bir de 35 bin kişilik bir askeri varlığı eklemek gerekiyor. Türk barış gücü de toplumu yönlendiriyor. Kıbrıs Türkleri, bitmeyen törenleri, okulların sınır boylarını ziyaret edip askere moral gezileri yaptırmaları gibi uygulamalara alışamadıklarını açıkça söylüyorlar.Bütün bunlar birikince, Kıbrıs’lı Türk gençleri kimliklerini kaybettiklerini, Türkiye’nin hegemonyası altında yok olduklarını belirtiyorlar. Farklı görüş ortaya attıkları anda vatan hainliği ile, davayı satmak ve Rumlara yaltaklıkla suçlanmaktan bıktıklarını belirttiler.Kızmak yerine, kendi kendimize “acaba biz nerede hata ettik?” diye sormamız gerekir.DENKTAŞ GENÇLERLE DİYALOG KURAMADIKBu soruyu, Üniversite programından hemen sonra sıcağı sıcağına Cumhurbaşkanı Denktaş’a sordum. Bugün saat 17:00’de CNN TÜRK’teki MANŞET programında izleyebilirsiniz.Denktaş’ta dertli.Gençlerle diyalog kurulamamasından, eğitimde geri kalınmasından şikayetçi.Bence, Sayın Denktaş’ın göremediği veya görmek istemediği, Kıbrıs’ı yönetenler ve Türkiye’deki egemen bazı çevrelerle Kıbrıs’lı gençler arasında muazzam bir uçurumun bulunduğudur.Biran önce gereken önlemler (yasak veya ceza değil) alınmadığı taktirde, hepemizin çok zarar göreceğimizin bilinmesidir.Ben, herkesin farkında olduğu, ancak açıkça ortaya koyamadığı bu acı gerçeği Türk kamuoyunda yansıttım.Bilelim, ona göre adımlarımızı atalım.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı