Ege Haberleri

    Denizli tekstiline karamsar tablo

    Osman Nuri BOYACI/ DENİZLİ, (DHA)
    21.09.2012 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Pamukkale Üniversitesi'nin Güney Ege Kalkınma Ajansı'nın (GEKA) dasteğiyle yaptığı Denizli Tekstil Sanayi Envanteri'nin sonuçları açıklandı.

    407 tekstil firmasında yapılan anket çalışmasının sonuçları Denizli tekstil sektörü için karamsar bir tablo ortaya koydu. Proje Yürütücüsü Yrd. Doç. Dr. Yıldıray Turhan'a göre, Denizli tekstil sektöründe 5 yıl içinde kapasite artışı beklenmiyor. Ayrıca sektörde yüksek lisans ve doktoralı çalışanın bulunmadığı, fason tarzı işletmelerin geleceğinin olmadığı açıklandı.
    Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) yürütücülüğünde Sanayi Odası, Ticaret Odası, İhracatçılar Birliği ile DETGİS'in ortaklığını yaptığı ve GEKA'nın desteğiyle yürütülen projede 11 öğretim elemanı ve 20 öğrenci görev aldı. Anket yoluyla gerçekleşen ve üç ay boyunca süren çalışmaya Denizli'nin 19 ayrı bölgesinden 407 tekstil firması katıldı. Denizli tekstil sanayinin istihdam, üretim hattı, proses, üretim kapasitesi, ürün türleri açısından altyapısını belirlemek, geleceğe yönelik öncelikleri ve amaçları ortaya koymak amacıyla yapılan projede çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı.

    “YOL HARİTASINI SUNDUK”

    Envanter sonuçları PAÜ Mühendislik Fakültesi Seminer Salonu'nda Sanayi Odası Başkanı Müjdat Keçeci, DETGİS Başkanı İsa Dal, İhracatçılar Birliği Meclis Başkanı İbrahim Uzunoğlu'nun katılımıyla proje Yürütücüsü Yrd. Doç. Dr. Yıldıray Turhan tarafından açıklandı. Proje Yürütücüsü Yrd. Doç. Dr. Yıldıray Turhan, Denizli'deki tekstilin fotoğrafını çektiklerini ve geleceğe dönük bir yol haritası sunduklarını söyledi. Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Tekstil Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Yıldıray Turhan, envanter çalışmasında dikkat çeken en önemli noktanın firmaların büyük bölümünün düşük kapasite ile çalışması olduğunu söyledi. Turhan, “Bunun nedenleri olarak iç ve dış pazardaki talep yetersizliği gösterilmekte. Gelecek 5 yıl içerisinde Denizli tekstil sektöründe önemli bir kapasite artışı beklenmemekte. Uzun yıllardır ürettiği ürün tipinde uzmanlaşmış, üretimde hemen tüm tedarik zincirini oluşturmuş, beraberinde birçok yan sanayi kuruluşların oluşmasını sağlamış, ürettiği ürün pazarıyla iletişim ve ilişkilerini geliştirmiş Denizli tekstil sektörünün küresel ekonomik değişimin, yüksek maliyet ve düşük karlılığın getirdiği güçlükler karşısında ürün çeşitliliğine girmesi, katma değeri yüksek teknik tekstil ürünlerine yönelmesi münferit firma bazında alınabilir bir risk değil. Hükümet bazında bölgesel-sektörel bazlı teşvik programlarının oluşturulması ve bunun uzun bir zaman dilimi içinde uygulanması gerekli” dedi.

     “MALİ SIKINTILAR VAR”

    Mali sıkıntıların üst düzeyde olduğunun da altını çizen Turhan, “Mali imkanlar incelendiğinde tekstil sektörünün alacak tahsilatında zorluk çektiği, kredi temininde ve kredi maliyetlerinin yüksekliği gibi problemlerin olduğu görülmekte. Enerji maliyetleri ile ilgili problemlerde en dikkat çekici sonuç, elektrik maliyetlerinin yüksek olması” dedi. Sektörde Ar-Ge çalışmalarının yüzde 10 gibi düşük bir oranda kaldığını belirten, Turhan, TÜBİTAK, KOSGEB ve Kalkınma Ajansları gibi destek kuruluşlarının faaliyetlerinden yararlanmak için projeler geliştirilmesi ve bu konuda üniversitenin öncü rol oynamasının firmaların Ar-Ge çalışmalarına dönük yaklaşımlarını değiştireceğini vurguladı.

    “FASON ÜRETİMİN GELECEĞİ YOK”

    Proje Yürütücüsü Yıldıray Turhan, firmaların büyük çoğunluğunun tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinde ürün numunesinin önemli bir yer tuttuğunu, bunun basit fason üretim anlayışını temsil ettiğini söyledi. Turhan, “Fason üretim pazara giriş için uygulanabilecek stratejilerden olabilir ancak bu şekildeki bir işletmecilik tarzının çok fazla geleceği yok” dedi. Turhan, işletmelerin markalaşma bağlamında, ortak marka, perakendecilik, kişiye özel üretim ve internette pazarlama gibi aşamalara en kısa zamanda geçmeleri gerekmekte olduğunu savundu.

    “YÜKSEK LİSANS VE DOKTORA YAPAN ÇALIŞAN YOK”

    Turhan firmaların istihdam özelliklerini de incelediklerini vurgulayıp, “Firmalarda mühendis çalışan sayısının oldukça düşük olduğu, bununla birlikte yüksek lisans ve doktoralı çalışanın hiç olmadığı göze çarpmakta. Gelecekte rekabet edebilirlik açısından Ar-Ge ve tasarım çalışmalarının öne çıktığı bir durumda, uzmanlık bilgilerine sahip bu tür çalışların sahip olduğu en zayıf yön olarak tespit edilmiştir” diye konuştu.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNAN HABERLER

        Sayfa Başı