Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Denizli Belediyesi’nin çağdışı kararı...

<B>DAHA </B>yasanın bile çıkmasını beklemeden Denizli Belediye Başkanı ile AKP’li meclis üyelerinin giriştikleri işgüzarlığa bakın.

Denizli gibi bir kentte içkiye ambargo koymaya kalkıyorlar.

26 AKP’li üyenin oylarıyla alınan karara göre bundan sonra Denizli merkezinde yemekte içki servisi yapan lokanta açmak yasak.

İçkili lokantalar kenar semtlerden biri olan Tabakhane’de çalışabilecek.

Daha önce kent merkezinde olup da içki ruhsatına sahip yerlere şimdilik dokunulmayacak ama ruhsat süreleri dolunca bunlara da çalışma izni verilmeyecek.

Onlar da ya Tabakhane semtine gidecekler veya dükkánlarını kapatacaklar.

AKP anlayışı işte... Kenti alkollü yerlerden kurtaracaklar. Böylece Denizli’yi günahlarından arındıracaklar.

Bu çağda bu kafa...

Denizli, Türkiye’nin tekstil ihracatı bakımından önemli merkezlerinden biri.

İş görüşmesi için kente bir Avrupalı gelse ve kaldığı otelde akşam yemeğinde bir kadeh şarap istese, kendisine ‘Efendim kusura bakmayın, burada içki veremeyiz. Eğer içki içmek istiyorsanız Tabakhane’ye gideceksiniz’ mi denilecek.

Belediye başkanını ve belediye meclisinin AKP’li üyelerini böyle bir karar aldıkları için kutlamak gerekir!

* * *

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul belediye başkanı seçildiğinde aynı uygulamayı belediyeye ait mekánlarda içki yasağı koyarak başlatmıştı.

Uygulama hálá devam ediyor.

Tayyip Bey bununla da kalmamış, Turing’in işlettiği tarihi mekánlara da el koymuş, oralardan da içkiyi kaldırtmıştı.

O tarihlerde anımsanırsa bu yasak, kentin meyhanelerinin toplandığı semtlerde de uygulanmak istemişti.

Örneğin, Nevizade’deki içkili lokantalar kapatılmak istenmiş ama tepkiler üzerine bundan vazgeçilmek zorunda kalınmıştı.

Bazı semtlerde ise ilçe belediyeleri, içkili lokantaların ve birahanelerin vitrinlerine içerden perde astırmıştı.

O da yürümedi.

Şimdi Denizli’de alınan karar, aynı çağdışı dünya görüşünün devamıdır.

Sanatçıya saygı

ATİLLA Koç, bir Kültür Bakanı olarak sanatçılara saygılı olması gerekirken nedense onlara hakaretler yağdırıyor.

Oysa Kültür Bakanı’nın amacı, kendisine bağlı olan sanat kurumlarının verimli çalışmalarını sağlamak, sanatçıları yüceltmek olmalıdır.

Sanat kurumlarında akıl almaz yanlışlıklar, kayırmalar yapılıyor olabilir. Kültür Bakanı’nın görevi bunları düzeltmektir.

Devlet Tiyatroları, bu ülke için çok önemli sanat kurumlarıdır. Burada kaytaran, yetersiz sanatçılar olabilir.

Bakan bu tip sanatçılar için gerekli işlemleri yaptıracağına bütün sanatçıları aynı kaba koyup bu durumu karalama malzemesi olarak kullanıyor.

Bu tutum bir Kültür Bakanı’na yakışmıyor.

Atatürk’ün dediği gibi, herkes bakan olabilir ama sanatçı olamaz.
X