"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Denizle tarihin buluştuğu yer: Foça

VIII. Uluslararası Foça Kültür Sanat Festivali’ne katıldım.

Foça’ya ilk gelişim. Bazı yerler var ki adım attığınızda sizi içine çeker, yıllardır burada yaşıyormuş duygusuna kapılırsınız. Foça’da ben bunu yaşadım.
Dinginliği, doğası, insanı beni etkiledi.
Ben her zaman evlerle, binalarla, otellerle deniz arasında insanların dolaşabileceği hatta denize girebileceği bir caddenin varlığını ararım.
Foça’da bunu buldum.
Kıyıdaki tahta iskelelerde güneşlenen, sohbet eden ve temiz denize giren insanlara rastlayınca bu uygulamanın başka yerlerde de uygulanması özlemi uyandı.
Foça Belediye Başkanı Gökhan Demirağ kent müzesini gezdirdi. Burada mübadillerin fotoğrafları, kullandıkları eşya, el işleri sergileniyor. Burayı gezerken siyasal alevlerin, çekişmelerin bütün bir hayatın içinde bıraktığı izleri görüyorsunuz. Bu müzeler bana daima hüzün verir. Ne var ki kentlerin tarihi de bu müzelerden öğrenilir.
15 Eylül’e kadar devam edecek festivalde edebiyatçılar, müzikçiler, oyuncular Foça halkının ilgisini çekecek konuşmalar yapacak, müzik icra edecekler. Bu tür festivallerin özellikle yazlık beldelerde yaşayanları, tatile gelenleri yaz durgunluğundan uzaklaştırır.

* * *

BÜYÜK şehirden gelip, dingin beldelerde kalanlar birden bir sessizlik sisi içinde kalırlar. Tıpkı benim başıma geldiği gibi...
Festivalin açılış gününde ressam Avni Arbaş ve Ferruh Başağa anısına Foçalı ressamların yapıtlarından oluşan bir sergi açıldı. Sevdiğim ve tanıdığım iki ressamın anılması elbette takdir edeceğim bir davranış.
Foça’da yaşayan ressamlar iki önemli ressama adanan sergide genellikle yaşadıkları Foça’yı tuvale getirmişler.
Burada Foça Belediyesi her yıl deniz öyküleri yarışması düzenliyor. Yarışmanın koordinasyonunu da Hüseyin Yurttaş üstleniyor.
Ben de Beşkapılar Kalesi adlı tarihi mekânda ‘Edebiyatımızda deniz’ başlıklı bir konuşma yaptım. Dinleyiciler anlattığım yazarları okumuş oldukları için, konuşmam bir monologdan çok diyolağa dönüştü. Bu yılın deniz öyküleri yarışmasını kazananlar ile yayınlanmaya değer görünenler bir kitapta toplandı. Yarışma, kazanan yapıtların kitaplaştırılması onlara kalıcılık kazandırdığı için önemli. Ayrıca dereceye girenler dışında yayınlanmaya değer görülenler de ödül kitabında yer alıyor.
Dereceye girenlerin ve öykülerinin adlarını yazıma aldım:
Birincilik: Fuat Sevimay / “Kristof’un Ağabeyi”
İkincilik: Feraye Şahin / “Sovsıkko”
Üçüncülük: Altay Ömer Erdoğan / “Sabrın Gümüş Kalesi”
Aslıhan Kocabal / “Volkan Reis”
Foça’nın kültürünü ve tarihini bir başka yazıma bıraktım.

* * *

FOÇA’yı çok beğendiğimi söyleyince bana bir efsaneden söz ettiler.
Foça’da gezerken karataşın üzerine basarsan ya ebediyen burada kalırsın ya da buraya gelmeden yapamazsın. Peki karataş nerede, diye sordum. Biri bana geçtiğim caddeyi gösterdi, bir başkası nerede olduğu belli değildir her yerde olabilir dedi. Şimdiden özlediğime göre demek ki karataşa basmışım.

X