Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Denizi görmek

OTT Jarvela ile devre arasında konuştum.. “Penaltıyı vermedi ve tartışmalı bir kırmızı kart gösterdi” dedi Estonyalı meslektaşım..

“Ya Romanya” dedim.. Türkiye ile karşılaştırmasını istedim.. Romanya daha sabırlı bir takım, Türkiye ise daha güçlü.. Romanya aklını kullanarak oynuyor ve az pozisyon veriyor. Estonya maç boyu hiç gol pozisyonuna giremedi, üstelik maç kendi sahamızdaydı.. “Türkiye karşısında ise ilk devrede 3 net fırsat yakaladık” yorumunu yaptı Ott..

Birlik olma olgusuna darbe

Evden çıkarken Emir’in kokusu vardı üzerimde.. 4 aylık tatlı oğlumun.. Sevgi sözcükleri yazmak istiyordum maçtan.. Gollerle, alkışlarla dolu.. Bir zamanlar Fatih
Terim’i, Şenol Güneş’i, Mustafa Denizli’yi yaptıklarıyla yerden yere vuranlar şimdi tek bir oyuncuyla Aykut Kocaman ve Abdullah Avcı’yla uğraşıyordu.. Daha pozitif olmak istedim maça giderken.. Ama tam bu cümleyi bitirmek üzereyken tribünler, “Selçuk, Selçuk” diye tempo tutmaya başladı.. Düşünün takım önde, rakip 10 kişi, golü Selçuk’un yerinde oynayan Emre atmış, diğer isim Mehmet Topal yüzde yüz bir golü önlemiş ve sahanın en iyilerinden.. Kısaca yine amaca ulaşılmış.. Yine takım olma, birlik olma, bir olma olgusuna darbe vurulmuş.. Ben cümlemi bitirdiğimde ise ülkenin en çalışkan ve arayışçısı forvetinin golü geldi.. Ardından Gençlik Marşı..

Abdullah Avcı, yolu buldu

Her maçın kendi içinde bir öyküsü vardır.. Dünkü maçın öyküsü medya-sanal alem-kahve sohbetleri üçgeninde ayakta durmaya çalışan bir takımın öyküsüydü.. Sırbistan’ı deplesmanda 3-1 yenmiş bir takımı zor da olsa açmanın yollarını aradı Avcı.. Ve buldu.. Bulamasa işi zordu.. Senaryo hazırlanmıştı.. Selçuk’la-Tunay’ı aldı fark ikiye çıkınca.. Üçüncü golü atmak ise 4 gündür trend topic (TT) olan Selçuk’a nasip oldu.. Böylece büyük tartışma ekime taşındı.. Selçuk’lu onbir mi yoksa Selçuk’suz onbir mi?

Bu kadar kritik maçta 35 bin civarında seyirci vardı dün.. 10. dakikada kapılar açıldı, stat doldu.. Parayı veren de vermeyen de eşit şartlara geldi.. Avrupa’nın pek çok yerinde olmayan uygulama yine yaşandı.. 7 loca boştu maç başlarken.. Keşke hayır kurumlarına ya da hiç maç seyretmemiş, hiç deniz görmemiş; ülkenin bir ucunda yaşayan miniklere ayrılsaydı oralar.. Milli Takım okyanusu aşmaya çalışırken onlar da Türk bayraklarını sallasalardı minik elleriyle diye düşündüm.. Ve tekrar evimin yolunu tuttum..

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI