Ege Haberleri

EGE

    Denizanası çarptı yaşamı kurtuldu

    Mücahit BEKTAŞ, İZMİR, (DHA)
    29.07.2012 - 00:00 | Son Güncelleme: 29.07.2012 - 16:48

    İzmirli emekli memur, üç çocuk babası Abdülaziz Şimdi, üç hafta önce Aliağa Yeni Şakran’da denizde yüzdü.

     

    Bir süre sonra Şimdi’nin bacağı kızardı, kaşınmaya başladı. Daha sonra halsizlik, yüksek ateş, titreme, üşüme başlayınca İzmir’e dönüp Buca’daki bir tıp merkezine giden Şimdi, bacağının kötüleşmesi üzerine hastaneye gönderildi.
    Hastanede bacağını gören birisinin, “size denizanası çarpmış” dediğini belirten Şimdi, akciğer filmi istenmesine önce, “Benim derdim bacağımla, öksürmüyorum, aksırmıyorum, bir şeyim yok” diyerek karşı çıktı, sonra da istenilen tetkiki yaptırdı. Röntgen filminde akciğerinde nodül saptanması üzerine İzmir Kent Hastanesi’ne gittiğini belirten Şimdi, gelişmeleri şöyle anlattı:
    Röntgen çektirince
    “Bacağım ciğer gibi olmuştu. Bir hasta yakını bacağımı fark etti, su ürünleri mühendisi olan kızının da başına aynı şey gelmiş. Bana, denizanası çarptığını söyledi. Kötüleşen bacağıma merhem tedavisi başlanırken, ateşimin yüksek olması, titremeler geçmeyince doktorlar akciğer filmi istedi. ‘Öksürüyor musun, kan kusuyor musun’ diye sordular. Hiçbiri olmadığını söylememe karşın, ısrarla röntgen istediler. Filmi çektirdim. Bana akciğerimde kitle olduğu söylendi. Soluğu by-pass olduğum Kent Hastanesi’nde aldım. Göğüs Cerrahı Doç. Dr. Kutsal Turhan, ileri tetkik istedi. Akciğerimde yine kitle görüldü. Doktorlar, ‘Allah’ın sevdiği kullarındanmışsın. Bize gelen hep hastalıkları ilerlemiş kişiler olurdu’ dedi. Sonrasında da Dr. Turhan ameliyat etti. Şimdi çok iyiyim. Meğer kansermişim de haberim yokmuş. Benden ısrarla röntgen istediler, az daha çektirmeyecektim. O üzerine basıp kim bilir ne kadar canını acıttığım denizanası benim hayatımı kurtardı.”

    Zaman kazandık

    Doç. Dr. Kutsal Turhan, belki de ilk kez denizanası çarpmış bir hastaya akciğer filmi çekildiğini ve bu tesadüfün hayat kurtardığını belirterek şunları söyledi:
    “Hasta aslında denizde büyük şansızlık yaşamış ama o çok daha büyük şansı olmuş. Çekilen filmle akciğerinde nodül saptanmış. Küçük nodüllerde biyopsi ya da bronkoskopi gibi yöntemlerle genellikle tanı koyma şansı çok az oluyor. Hasta tanı konmaya çalışırken zaman kaybediliyor. Eğer hasta zaten ameliyat edilecekse sonuçta erkenden biyopsiyle uğraşmadan ameliyata almak hastaya zaman kazandırıyor. Biz de bu yolu izledik. Ameliyat sırasında parça alıp gönderdik. Kötü huylu olduğunu öğrendik ve çok erken evrede yakalanmış bir akciğer tümörü olarak gereğini yaptık.”

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı