Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Deniz, kusursuz cinayetlerin suç ortağıdır

Derler ki, en çok cinayet denizlerde işlenir ve bunların çoğu kusursuzdur. Katil, maktul ve en önemlisi ceset ortada yoktur. İşlenmemiş suç da, haliyle mükemmel suçtur.Yelken eğitimi almak için İngiltere’de Southampton yakınlarındaki Hamble Marina’ya gittiğimde tekneyi bir hafta boyunca gece gündüz paylaşacağım sınıf arkadaşlarım hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Daha önce bir yelkenli teknenin içine de hiç girmemiştim.Tanışmak zorunda olan altı kişi. Biri İskoç, dördü İngiliz ve bir de ben. İngilizlerin ikisi, gıcık bir karı koca. İskoç, İngilizcesini anlamakta zorlandığım pala bıyıklı bir petrol mühendisi; son on yılını Kuzey Denizi’ndeki petrol platformlarında çalışıp, tekne almak amacıyla para biriktirerek geçirmiş. Genç bir İngiliz kadın. Bir kişi daha var ama o kadar sapı silik olmalı ki, hakkında en ufak bir bilgi kırıntısı yok belleğimde. Ve bir de David, hocamız; deneyimli bir İngiliz.Yüzmenin denize atlayarak öğrenileceğini söyleyen David, kısa tanışma töreni ardından, hemen yola çıkacağımızı anlatıyor. Gece seyri ve hedef Manş Denizi’nin karşı kıyısındaki Cherbourg. O ana dek yağan yağmuru, esen rüzgarı yaşamsal bir değişken değil, etrafta olup bitenlerin bir parçası olarak gören bizler birbirime bakıyoruz.David, geri döndüğümüzde denizcilik alfabesinin ortalarına kadar gelmiş olacağımızı, diğer harflerin deneyimle öğrenileceğini anlatıyor. Bu yağmur ve rüzgarda geri dönebilecek miyiz ki?*Teknemiz İngiltere yapımı 11,6 metrelik bir yelkenli. İngiliz çifte başaltındaki büyükçe kamara veriliyor; yaş ve medeni duruma saygının gereği. İskoç, ben ve David salonda yatacağız. Kalan iki kişi de kıç altındaki dar alanlara sığacaklar. Karı kocanın taşınmaları bitmiyor. Yelken eğitimine değil, Queen Elizabeth 2 ile Karayip gezisine çıkmışlar sanki; bavullar, bavullar. Kamaraya sığamayıp, salona taşıyorlar. Çatışma İskoç dostum ile çift arasında çıkıyor. İskoç’un melodik ve sert İngilizcesini İngilizler de benim gibi pek anlamıyor ama hoş şeyler söylemediğinin farkındalar. Braveheart olayına giriliyor; üstelik filmin çekilmesine 6-7 yıl var. Ben de onursal İskoç oluyorum; onun aksanı İskoç ise benimki Türk. İngilizceyi İngiliz gibi konuşmayanlar aşiretine dahiliz.Yola çıkmadan başlayan gerginlik, kişisel yetersizlik paniği ve kapkaranlık deniz... Herkes geldiğine pişmanmış gibi sessiz.*Bulaşık nöbetinin kimde olduğundan, yıkanan tabakların temizliğine, nöbet saatlerinden, birlikte gidilecek lokantanın seçimine kadar her konuda çatışan iki grup ve patlamaya hazır el bombası halinde bir tekne. Arada da David; hocanın etkisi çok sınırlı hatta yok.Son gece, İngiliz çiftin kocası ile geçirdiğim üç saatlik nöbette onun bana zarar vermeyi düşündüğüne eminim; ben cidden niyetliydim çünkü. Yoğun gemi trafiği arasında sürekli tramolalar. Büyük dalgalar. Yorgunduk ama sanırım ikimiz de cinayet işlersek bunun kusursuz olmayacağını bildiğimiz için bu işe kalkışmadık.Yelkenciliğimin temelleri bu ve daha sonra çıktığım birkaç uzun seyirde atıldı. Ve gördüm ki, yanlış ekipler küçük bir tekneyi altüst eder. Küçücük alanlarda birlikte yaşama zorunluluğu insanları keskinleştirir, bölgesini koruyan saldırgan hayvan özelliklerini baskınlaştırır. Bir soru: Sizi eşkıyalar mı daha çok korkutur, yoksa korsanlar mı?Yazdıklarımın kanıtı, işlendiğini bile bilmediğimiz kusursuz deniz cinayetleridir.Amerika Kupası Trapani’yi uyandırdıDünyanın en önemli yelken yarışı olan Amerika Kupası’nın Sicilya ayağı ve 2005 dönemi bugün tamamlanıyor.32. Amerika Kupası’nın en önemli yeniliği Avrupa’nın en kuzeyi ile en güneyini kapsayacak ve insanlara yelken sporunu sevdirecek şekilde tüm Avrupa’yı dolaşması. İspanya’nın Valencia Limanı’nı merkez alan yarışlar İsveç’in Malmö Limanı’ndan sonra İtalya’nın Trapani Kasabası’nda yapılıyor. Asıl yarış ise iki yıl sonra Valencia’da sonuçlanacak.Sicilya’daki Trapani Kasabası’nı, dünya yelken meraklılarının ilgi merkezi haline getiren Amerika Kupası Louis Vuitton Yarışları, kaynak zengini bir sporun sevimli ama küçük ve gelişmemiş bir kasabayı nasıl dönüştürebileceğini gösteren bir örnek niteliği kazandı.8 AYDA 20 YILLIK İŞGeçen şubat ayından bu yana Trapani’de yerel yöneticilerle birlikte çalışan Amerika Kupası ekibi, kasabanın dönüşümünü hızlandıran bir katalizör etkisi yarattı. Limanın geliştirilmesi, turistik tesislere yatırım yapılması, altyapının gözden geçirilmesi sekiz aylık bir sürede Trapani’yi geliştirdi. Trapani Etkinlik Direktörü Jean-Pierre Maffe ‘Amerika Kupası buraya gelmeseydi bu kasabanın dönüşümü 20 yıl alırdı. Daha önce, Freemantle, Auckland, Valencia ve Malmö’de de aynı etkiyi gördük. Dönüştürüyoruz ve bu şehirlerin kullanılmayan bölgeleri canlanıyor, hareketleniyor. Trapani yarışları daha tamamlanmadı ama şimdiden başarılı olduk’ dedi.Geçen haftayı 16 knotu bulan rüzgar ve büyüyen dalgalarda antrenman yaparak geçiren 12 takıma ait teknelerin 17 kişilik ekipleri var. Yarışla ilgili 1000 kişinin yanı sıra davetliler, gazeteciler ve izleyicilerin gelmesi ile yatak kapasitesi zorlanan Trapani’de limana yanaştırılan iki yolcu gemisi otel olarak kullanılıyor.Yelken yarışlarına kilitlenen Trapani’de okullar tatil. Tatil öncesindeki son derslerde tüm çocuklara yarışların ne olduğunu anlatılmış. Çocuklar limandaki tekneleri gezmişler. Gördüklerini çizmişler. Okulların duvarları, camları masmavi Akdeniz üzerinde çocuk tekneleri, yelkenleri ile dolu. Bir öğretmen, ‘Tüm yaşamları boyunca unutmayacakları bir olay bu. Biz de unutmamaları için elimizden geleni yapıyoruz’ diyor.Amerika Kupası uyuyan bir kasabayı uyandırıyor, geliştiriyor, denizle bağını güçlendiriyor. Çok milyon dolarlar dönen bir sporun olumlu etkileri... Darısı başımıza.DÜNYANIN EN ESKİ YARIŞIAmerika Kupası dünyanın kesintisiz süren en eski yarışması. İlk modern olimpiyat oyunlarının 1896 yılında yapıldığı anımsanırsa, 1851 yılına tarihlenen ilk yarış 154 yıllık bir geçmişe işaret ediyor. Amerika’nın Britanya’dan bağımsızlığını kazanmasının ardından iki ülke arasında yoğunlaşan rekabet, yelkenciliğe de sıçrar. Southampton’daki Solent’de, Kraliçe Victoria’nın yatı ile New York Yat Kulübü’nü temsil eden America arasında yapılan yarışı America rahatça kazanır. America, Kraliçe’yi selamlarken Victoria sorar: ‘İkinci kim oldu?’ Cevap bellidir: ‘Bu yarışta yalnızca birinci var majesteleri.’ Her yıl tekrarlanan yarışın adı da Amerika Kupası olarak kalır. Büyük Britanya’yı temsilen monarşi ve aristokrasi ile Amerika Birleşik Devletleri’nin bankacılarını, demiryolcularını ve sanayicilerini temsilen burjuvazi arasındaki rekabet aynı adla ancak büyük şirketlerin desteğinde sürüyor. BMWOracle, Emirates, Alinghi şirket takımları. Bir de Çin ve Güney Afrika’yı temsil eden ulusal takımlar var; onların amacı kazanmak değil, bayrak dalgalandırmak. Yelken dünyasına 55 optimistçiD-Marin Turgutreis Marina, Turgutreis Bodrum Yat Kulübü (TBYK) ve Turgutreis Belediyesi işbirliğiyle, 7-14 yaş arası çocuklar için düzenlenen optimist kurslarını 55 öğrenci başarıyla tamamladı.Teorik ve pratik eğitimin birlikte verildiği iki aylık kursta, dersler cumartesi ve pazar günleri haftada dört saat yapıldı. Kursu tamamlayan tüm öğrencilere ‘Optimist Sertifikası’ verildi. Kursu tamamlayan en başarılı 11 öğrenci kış aylarında da özel eğitim görecek. Yarış optimistleri ile verilecek eğitimler sonunda TBYK’nin minik yelkencileri önce Türkiye, ardından da Avrupa şampiyonluğunu hedefliyorlar.ÇevreYağlı sintineye sonIM Bond, polimer esaslı bir toz. Bu toz sintineye konduğunda, yağ, mazot ve diğer petrol bazlı yakıtlarda bulunan sıvı hidrokarbonları emerek, kauçuk kıvamında bir süngere dönüşüyor. IM Halo, pamuklu tüpün içine IM Bond tozu konması ile geliştirilmiş. Sintineye mevsim başında konan bir IM Halo emdiği hidrokarbon sıvı ile neredeyse taşlaşıyor ama ortalığı da tertemiz tutuyor. İngiltere fiyatı 15 sterlin. www.inmotionsolutions.co.ukÜrünSes geçirir, su geçirmeziPod çılgınlığı denizde de sürüyor. Müziğimden teknemde vazgeçmem diyenler için iPod’ları sudan tamamen koruyan yeni bir kılıf üretildi. Kılıflar sayesinde iPod fonksiyonlarının yüzde 95’ine ulaşılabiliyor ve iPod’unuz 3 metreye kadar derinliği olan suya düştüğünde zarar görmüyor. Silikon kulaklığı da sudan hiç etkilenmiyor. 20 ve 40 GB’lik modellere uyan kılıf İngiltere’de 89 sterline satılıyor. www.marine-audio.com
X