Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Deniz kirliliği tehdit ediyor

    Hürriyet Haber
    05 Kasım 2001 - 12:34Son Güncelleme : 05 Kasım 2001 - 12:34

    Arıtılmadan deşarj edilen atıksular, kimyasallar, petrol taşımacılığı ve ihmal yüzünden denizlerdeki kirlilik giderek artıyor.

    Marmara Denizi'ne yaklaşık 5 bin endüstri kuruluşunun atıksuları bırakılıyor, Karadeniz'de kirlilik yüzünden balık türleri azalıyor, Akdeniz ise petrol kirliliğinin tehdidi altında. Deniztemiz-Turmepa Derneği'nin internet sitesinde yeralan bilgilerine göre, Ege Denizi'nde, Türkiye ve Yunanistan nedeniyle 20 milyon nüfusa eşdeğer bir kirlenme yükü bulunuyor.

    Ege Denizi'ne, Türkiye sahillerinden, 7'si akarsu ağzı, 6'sı irili ufaklı evsel ve turistik yerleşim bölgesi, biri de endüstriyel yerleşim bölgesi olmak üzere toplam 15 noktadan atıksu boşaltımı yapılıyor. Bunlar, 10 milyon nüfusa eşdeğer kirlenmeye neden oluyor.

    Yunanistan tarafından, yaklaşık 3.6 milyon yerleşik nüfus ve geri kalanı da endüstriyel kullanımdan öngörülmek üzere toplam, 7.5 milyon eşdeğer nüfusluk bir kirliliğin Ege Denizi'ne verildiği hesaplanıyor. Çanakkale Boğazı'nın etkisi de eklendiğinde Ege Denizi'nin, 20 milyon eşdeğer nüfusa yaklaşan bir kirlilik yükü ile karşı karşıya olduğu ortaya çıkıyor.
      
    MARMARA'DAKİ KİRLİLİK HEM KARA HEM DENİZ KÖKENLİ
      
    Marmara denizi ise hem kara (Evsel atıklar, endüstriyel deşarjlar,nehirlerden kaynaklanan kirlenme) hem de deniz kökenli (Ulaşımdan kaynaklanan) kirlenme tehlikesini yaşıyor.  Altyapının yetersiz olması, kanalizasyon toplama şebekesi ve  arıtma tesislerinin bulunmaması ve işletme maliyeti nedeniyle arıtma tesislerinin çalıştırılamaması, evsel kirlilik problemlerinin temelini teşkil ediyor. İstanbul civarında bulunan 4500 - 5000 kadar endüstri kuruluşundan, 0,3 milyon metreküp civarında atıksu deşarj ediliyor.

    Bu atıksuların yüzde 50'si ise arıtılmadan denize bırakılıyor. Yapılan son araştırmalara göre, İzmit Körfezi'ne günde, 6,6 kg kurşun, 43,2 kg çinko, 1,9 kg bakır, 209 kg krom, 5,1 kg civa gibi ağır metallerin yanı sıra 10,9 ton azot ve 30,8 ton atık karışıyor.

    Marmara'ya, İstanbul'dan günde 1,2 milyon metreküp, Bursa'dan günde 0,3 milyon metreküp, İzmit'ten 0,2 milyon metreküp, diğer 5 şehirden 0,4 milyon metreküp olmak üzere bölge genelinde 2,1 milyon metreküp evsel atıksu deşarj ediliyor.

    Deniz araçlarının sintine suları, balast suları, tank yıkama sularından kaynaklanan kirlenmenin yanı sıra ham petrol taşıyan tankerlerden sızan petrol, Marmara Denizi'nde çok geniş alanlara yayılıyor. İstanbul Boğazı'nda deniz trafiğinden kaynaklanan kirliliğin toplam kirliliğe katkısı, yaklaşık yüzde 10 olarak tesbit ediliyor. Marmara Denizi'nde ortaya çıkan yaklaşık 10 milyon eşdeğer nüfusluk bir kirliliğin bir bölümü, yüzey suları aracılığı ile Ege Denizi'ni etkiliyor.
      
    BALIKLAR VE BALIKÇILIK
      
    Karadeniz'in kaynakları ve sorunları, kıyısı bulunan 6 ülkeye (Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Türkiye, Rusya ve Ukrayna) ait iken su ve havayla taşınan kirlenmeyle ilgili sorumluluğun, topraklarınının önemli bir bölümü Karadeniz havzasında yer alan diğer 11 ülke tarafından paylaşılıyor.

    Karadeniz de kanalizasyon, petrol ve radyoaktif kökenli kirlilik etkisinde kalıyor. 1980'lerin ortasında bir geminin atıksuyu içinde memleketi Doğu Amerika kıyıları olan deniz anasına benzeyen bir canlının (Mnemiopsis leiydi) gelmesi, balık popülasyonunda ve balıkçılıkta etkili oldu. Kısa sürede tüm Karadeniz'i kuşatan bu canlı, balık larvaları ve küçük balıkların yumurtaları ile başladığı beslenmesine, hamsi, istavrit gibi balıklarla devam ediyor. Son yıllarda, mnemiopsis miktarı azalmasına rağmen etkisini sürdürüyor.

    Karadeniz'de, bazı yerlerde atıklar, doğrudan denize veya çevre bakımından önemli sazlıklara boşaltılıyor. Tanker kazaları ve tankerlerin atıkları da petrol kirlenmesine neden oluyor. Karadeniz,  biyoçeşitlilik, doğal alanlar, balık kaynakları, estetik ve dinlenme değeri ve su kalitesi bakımından önemli ölçüde kirletiliyor.
      
    AKDENİZ
      
    Dünyanın en büyük iç denizi özelliği taşıyan Akdeniz de kirlilikten nasibini alıyor.  İspanya, Sicilya ve Tunus açıklarında petrol yatakları, Adriyatik Denizi'nde de doğal gaz bulunması, İtalya kıyısındaki Montedison sanayi merkezinin atıkları ile kızıl çamur dolması, Akdeniz'in kirlilik nedenleri arasında yeralıyor.

    Ancak Akdeniz'i en çok tehdit eden kirlenme, petrol kirlenmesi olarak ortaya çıkıyor. Daha çok petrol ve petrol ürünleri deniz ortamında hidrokarbon bileşikleri oluşturuyor. Petrol su ortamına girdikten sonra ince parçalara ayrılıyor ve su üstündeki en üst kısım buharlaşıyor. Alttaki kısım yoğunluk ve yapışkanlık özelliği ile yayılıyor ve canlıların vücuduna giriyor.

    Tüm Akdeniz ülkelerinde taze balığa olan taleb nedeniyle, 20 metreden küçük tekne ile yapılan balıkçılık, aşırı avlanma ile yerel balıkçılığı yok edecek boyuta ulaşıyor.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı