Gündem Haberleri

    Deniz Feneri’nin köstebeği Atalay

    Hürriyet Haber
    12.10.2011 - 00:00 | Son Güncelleme:

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında Deniz Feneri e.V bağlantılı soruşturma kapsamında bazı şüphelilere yönelik arama bilgisinin önceden kendilerine iletildiğini ileri sürdü.

    Kılıçdaroğlu, elindeki dosyayı göstererek, “Bu köstebeğin dosyasıdır. Köstebek Beşir Atalay’dır” dedi. Kılıçdaroğlu özetle şunları söyledi:

    Koruma arıyor

    “Bu köstebeğin dosyası arkadaşlar. 14 Ekim 2009 saat 22.19.33; İçişleri Bakanlığı’nın özel kaleminden bakanın koruma müdürü Kırıkkale Belediye Başkanı’nı arıyor; Veli Korkmaz’ı. ‘Veli Korkmaz kimdir?’ diye sorarsanız, şu Almanya’da milleti dolandıranlar vardı ya. Onun araştırma komisyonu raporu var TBMM’de; oradan Veli Korkmaz adına baksınlar. Bu görüşme 134 saniye sürüyor.

    BEŞİR ATALAY: KÜLLİYEN YALAN, İFTİRA

    Korkmaz Çelik’i arıyor

    Aynı akşam saat 22.22.35 yani 3 saniye sonra Kırıkkale Belediye Başkanı, asıl fail Mustafa Çelik’i arıyor. Görüşme 44 saniye sürüyor. Korkmaz, Mustafa Çelik’e ‘Üstadım’ diye hitap ediyor. Öyle hitap edecek tabii, üstat bu konuda. Veli Korkmaz, ‘Acele bana sabit telefonunu ver’ diyor. Ev telefonunu alıyor ve sabit telefondan yine aynı gece 22.23.23’te Mustafa Çelik’i arıyor ve arama kararıyla ilgili bilgi veriyor. Mustafa Çelik arama kararını İsmail Karahan’a bildiriyor.

    İŞTE KILIÇDAROĞLU'NUN 'KÖSTEBEK' AÇIKLAMASI / WEB TV

    Kim tuttu elinden

    Bir dava düşünün; Adalet Bakanı’nın görevi savcıları görevden almak, İçişleri Bakanı’nın görevi de arama yapılacağını önceden duyurmak. İnsanda biraz utanma olur. İnsanda biraz ahlak olur. Bu ahlakı sorgulamamız gerekir. Herkesin sorgulaması gerekir. Ben sadece CHP’lilere söylemiyorum. Bu ülkede alın teriyle ekmek kazanan herkese söylüyorum. Kendisi İçişleri Bakanlığı koltuğunda otururken, kendi Dernekler Masası’nın verdiği 34 sayfalık raporun gereğini bugüne kadar niye yapmadı? Kim tuttu elinden? Kim müdahale etti?

    Dosyayı araladık

    Bir karanlık dosyayı araladık. Bundan sonra bütün karanlık dosyaları açıklamak için çaba harcayacağız. Gücümüzü halktan alıyoruz. Bizim arkamızda büyük güçler yok. Bir İçişleri Bakanı arama yapılacağını kimden öğrendi? Herhalde Emniyet Genel Müdürlüğü’nde çalışan polislerden. Kendi özel kalem müdürü bakanlıktan ayrıldı ama koruma müdürü hâlâ yanında, onu ayırmıyor, olur ya başı belaya girerse ya konuşursa. Bütün gerçekleri sizlerle paylaştım.

    Atalay nasıl öğrendi

    Bu yapı bir demokrasiye yakışan yapı değildir. Bu yapı tüyü bitmemiş yetimin cüzdanına tüy dikmek demektir. Daha başka bilgiler de var. Bakalım nasıl açıklama yapacaklar. Bir Başbakan düşünün Deniz Feneri’ndeki herkesi koruyor. Köstebek bakan Beşir Atalay’dır.

    Karşımızda AKP duvarı

    Bizim bir güzel atasözümüz var, ‘Can çıkmayınca huy çıkmaz’ diye. Bir taraftan davalar açılıyor, bunların derdi de ‘Nasıl mal kaçırırız.’ Almanya’da 25 Nisan 2007’de polis baskını yapıldı. 17 Eylül 2007’de dava sonuçlandı. Bizde dava 19 Eylül 2008’de açıldı. 11 Ekim 2011 hâlâ davadan sonuç yok. Ve Deniz Feneri’nin üç savcısı görevden alındı. Deniz Feneri olayı örtülmek isteniyor. Hep beraber olayın üzerine gittik, bir sürü iftira atıldı üzerimize. Ama hiçbirinin önemi yok. Alnımız temiz. Basın toplantıları yapıyoruz ama karşımızda AKP duvarı var.”  

    Karahan’ın ifadesini açıkladı

    KILIÇDAROĞLU İsmail Karahan’ın “Köstebek” iddialarıyla ilgili savcılık soruşturmasındaki ifadesini de açıkladı:
    “Soruyorlar savcılıktan: ‘16.10.2009 tarihinde ortağı ve yöneticisi olduğunuz işyerlerinde yapılan aramada önceden haberdar olduğunuz anlaşılmıştır. Bu bilgiyi kimden aldınız? Mustafa Çelik’in sizi yüz yüze görüşmeye davet ettiği ve görüşmenizin gerçekleştiği anlaşılmakla, aranızdaki konuşmanın içeriği nedir?’ Karahan’ın yanıtı şöyle: İstanbul’daki işyerimizde yapılan aramadan birkaç gün önce Mustafa Çelik telefonla arayarak yüz yüze görüşmemiz gerektiğini söyledi. Bir araya geldiğimizde bana işyerlerinde arama yapılacağını duyduğunu, bu nedenle izne ayrılma, belki de işyerinde bazı bilgilere ihtiyaç duyabileceğini, bunları kendilerinin cevaplayamayabileceğini söyledi. Ben arama yapılacağını öğrendikten sonra bazı personelimizin işten ayrılmamasını istedim. Amacım, arama sırasında bilgilerine ihtiyaç olabileceği içindi. Mustafa Çelik bana, arama yapılacağını söyledikten sonra Zekeriya Bey’e de aynı bilgiyi vermiş. Ertesi gün üçümüz bir araya gelerek konuştuk. Bu konuşmaya göre arama yapılacağından Zekeriya Bey’in de bilgisi olduğu anlaşılıyordu.’”

    Tapeleri okusun

    (Bir Alman vakfının CHP’li belediyelere kaynak aktardığı iddiası üzerine) Sayın Başbakan o suçlamayı yaparken çok önemli bir itirafta bulundu. ‘Tapelere bakıyorum ben’ dedi. Tapeleri tüm Türkiye önünde okusun.”

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı