Denetim, yeni düzenle güçlenir paraya daha güvenli kapı açar

Merve ERDİL / ANKARA
31.05.2010 - 00:00 | Son Güncelleme:

Vergi Konseyi Başkanı Mustafa Uysal, Maliye Bakanlığı’nın TBMM’ye gönderdiği yeni tasarının vergi denetimindeki sorunları çözeceğini savundu. Uysal, “Bu dönemde para güvenli adres arıyor” dedi.

VERGİ Konseyi Başkanı Mustafa Uysal, Maliye Bakanlığı’nın geçen hafta TBMM’ye gönderdiği “Torba Tasarı”yı değerlendirdi. Denetimdeki sorunların çözülmesi açısından tasarının olumlu bir adım olduğunu söyleyen Uysal, “Bu dönemde para güvenli adresler arıyor. Bu ortamda yatırımları ülkemize çekebilmek, bölgemizdeki yatırım fırsatlarını değerlendirebilmek ve vergi uygulamaları ile vergi denetimimizdeki sorunları çözmek adına katkı sağlar” dedi. Uysal, sorularımızı şöyle yanıtladı:

Güvenin kaynağı ne

Vergi uygulama ve denetim ortamı nasıl daha güvenli hale gelecek?

- Tasarı metninde, “Vergi kanunlarıyla ilgili kararname, tüzük, yönetmelik, genel tebliğ ve sirkülerlere aykırı vergi inceleme raporu düzenlenemeyeceği” ifade edildi. Mükelleflerin uygulamaya ilişkin sorularına verilen özelgelere rağmen vergi incelemesi yapıldığında “yanılma hali” olarak ceza uygulanamıyor, ancak gecikme faizi kesiliyordu. Tasarıya göre, gecikme faizi de alınmayacak, sadece vergi aslı istenebilecek. Ayrıca inceleme raporları, işleme konulmadan önce rapor değerlendirme komisyonları tarafından mevzuata uygunluğu yönünden değerlendirilecek.

Tarafsızlık iddası

Bu uygulamaların ve değerlendirmelerin tarafsızlığı nasıl sağlanacak?

- Sirküler ve özelgelerin Gelir İdaresi Başkanı veya yetkilendireceği bir başkan yardımcısının başkanlığında en az üç daire başkanından oluşturulacak komisyon marifeti ile hazırlanması öngörülüyor. Bu komisyona Maliye Müfettişleri, Hesap Uzmanları, Gelirler Kontrolörleri ve vergi denetmenlerinden de dengeli bir yapıda üyelerin olması, hatta yeminli mali müşavirler arasından veya Vergi Konseyi adına bir kişinin dâhil edilmesi, yorumların objektifliğini sağlama ve kaliteyi artırma adına daha iyi olur. Denetimlerde de, uygulamalarda da ciddi bir bilgi birikimi oluşuyor. Bunlar da dikkate alınmış olur, ihtilaflar azalır. Belli tutarı aşan raporların, Maliye Teftiş Kurulu Başkanlığı, Hesap Uzmanları Kurulu Başkanlığı ve Gelirler Kontrolörleri bünyesinde oluşturulacak rapor değerlendirme komisyonlarının üyeleri arasından görevlendirilecek üçer üyeden oluşan dokuz kişilik “Merkezi Rapor Değerlendirme komisyonları” tarafından mevzuata uygunluğu yönünden denetlenmesi öngörülüyor. Bu komisyona vergi denetmenleri bünyesinden de üç üyenin görevlendirilmesi uygun olur. Bu aynı konuda farklı raporlar yazılması gibi durumları önler.

Dağınıklık biter mi

Bu tasarıda denetim birimleri arasındaki dağınıklık nasıl giderilecek?

- Tasarıda “Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulu” oluşturulması öngörülüyor ve bu suretle vergi inceleme birimleri arasında koordinasyonun sağlanması, uygulama birliğinin temin edilmesi, yıllık denetim planlarının hazırlanması ve uygulamaların izlenmesi amaçlanıyor. Koordinasyon Kurulu evvelce de vardı ancak tabiri caizse kâğıt üzerinde kalan bir koordinasyondu. Yeni yapıda bu dağınıklığın ciddi şekilde uyumlu hale getirilmesi hedefleniyor. Çok başlılığı giderme adına mümkün olabilen hedeflenmiş denilebilir.

Koordinasyon Kurulu’na denetmen de alınmalı

Yeni Koordinasyon Kurulu’nu biraz anlatabilir misiniz?
- Vergi İnceleme ve Koordinasyon Kurulu, Gelir İdaresi Başkanının başkanlığında, Maliye Teftiş Kurulu Başkanı, Hesap Uzmanları Kurulu Başkanı, denetiminden sorumlu Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı ve Gelirler Kontrolörleri Daire Başkanından oluşuyor. Ancak, Maliye Bakanına bağlı Maliye Teftiş Kurulu ve Hesap Uzmanları Kurulu başkanlarının Gelir İdaresi Başkanı altında üye olarak konumlandırılmaları, üzerinde daha iyi düşünülmesi gereken oldukça hassas ve önemli bir durum. Koordinasyon Kurulu Başkanlığı’nın her yıl dönüşümlü olması; böylece Maliye Teftiş Kurulu Başkanı ile ve Hesap Uzmanları Kurulu Başkanının da Koordinasyon Kurulu Başkanı olabilmelerinin sağlanması daha iyi bir yaklaşım olabilir. Vergi denetmenlerini temsil edecek bir üyenin de Koordinasyon Kuruluna güç katacağı ve denetimlerin verimliliği üzerinde olumlu etkiler doğuracağı görüşündeyim.

Keyfilik algısı önlenmek isteniyor

Denetlenecek mükellefler nasıl seçilecek?

- Tasarı, vergi incelemesine tabi tutulacakların seçimlerinin tamamen “risk analizlerine dayalı” olmasını zorunlu kılıyor. Böylece keyfilik algısı önlenmek isteniyor. Tasarının belki de en önemli yönünü bu hüküm teşkil ediyor. Gelir İdaresi Başkanlığının teknolojiye dayalı veri tabanı son yıllarda gerçekten çok güçlü hale geldi. Artık risk bazlı analizler, mukayeseler kolaylıkla yapılabiliyor. İdare, mükellef bilgileri ile ilgili olarak tahmin edilenin çok üzerinde kaynağa sahip durumda. Kayıtlı ekonomiye geçiş açısından bu altyapı oldukça önemli. Denetim sonuçları her yıl her denetim birimi tarafında ayrı ayrı açıklanıyordu ve bu adeta “en çok vergi cezasını biz kestik” şeklinde mükelleflere de zarar veren negatif bir yarış havasında gerçekleşiyordu. Hatta bir denetim biriminin incelediği mükellefi tekrar başka bir birim inceleyebiliyor, adeta birbirlerini denetler gibi bir durum ortaya çıkıyor ve bu durum mükellef haklarını zedelediği gibi, Bakanlığın imajını da yıpratıyordu. Mükellefler merkezi bir yapıda risk analizine dayalı olarak seçilecek ve inceleme süreci de merkezden izlenebilecek.

Haciz arabasını gören patronun kalbi duracaktı

MUSTAFA Uysal, vergi müdürlerinin şartlarının iyileştirilmesi gerektiğini anlatırken, bir Vergi Dairesi Müdürünün başından geçen ilginç bir olayı şöyle anlattı: “Vergi rekortmenlerine plaketlerini iş yerinde vermek amacıyla vergi dairesi müdürü, önceden de randevulaşarak yardımcıları ile birlikte fabrikaya gidiyor. Patron da odasından müdürü heyecanla bekliyor. Bir de ne görsün! Kapıdan Maliye’nin haciz minibüsü içeri giriyor. Patron heyecanla muhasebecisine ‘Bir yanlışlık mı var? Şimdi Müdür plaket vermeye gelecekti’ diye çıkışıyor. Ancak, sonradan haciz arabasından vergi dairesi müdürü ve yardımcılarının indiğini görüyor. Patron, vergi dairesi müdürüne “Müdürüm neredeyse kalbim duracaktı, haber etseydin de özel arabamla seni aldırsaydım’ diyor. Plaket töreninden sonra Müdür başka bir plaketi yerine ulaştırmak için tekrar haciz arabası ile yola koyuluyor. Vergi Dairesi Müdürü bu duruma mı düşmeli? Artık vergi dairesi müdürleri makam arabaları ile hep dışarıda neler olup bittiğine bakmalı, gelir uzmanlarını bölgenin ekonomik aktivitelerini analiz etmeye yönlendirmelidir. Şehirlerde banka müdürleri ne kadar önemli ise vergi dairesi müdürleri de en az onlar kadar önemli hale getirilmelidir ki kariyer mesleği olarak arzulanan bir pozisyon olsun.”

Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı