Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Demokratların da Irak politikası yok

<b>New York</b><br>ABD’nin içinde çok daha net hissediyorsunuz ki Amerikalıların Irak’ta ne yapılması gerektiği konusunda kafaları çok karışık.

Diyeceksiniz ki; Irak Savaşı’na normal yurdum Amerikalısı karar vermedi ki, şimdi ne yapılması gerektiğini o bilsin. Haklısınız! Kendilerine şu ana dek zerre kadar katkısı olmayan savaşı Amerikalılar ceplerindeki parayla finanse ettiler. En beteri, fidan gibi gençlerini yitirdiler. Şimdi de savaş bitsin istiyorlar. Ama nasıl ve ne zaman?

* * *

Belki de Amerikalıların Irak’ta yaşananlarla ilgili çelişkili duyguları herkesin kafasının beter karışmasına, çözümün bir türlü bulunamamasına neden oluyor.

Tamam, Amerikalılar bu savaş bitsin istiyorlar, ama açıkça ifade edemeseler dahi, ABD’nin Irak’a saldırmasını doğru buluyorlar. Saldırıyı da Saddam’ın zulmünü sona erdirmek veya Ortadoğu’ya demokrasi getirmek için onaylıyor değiller.

Normal yurdum Amerikalısı, tarihte her emperyal devlet vatandaşının istediği gibi, ülkesinin devamlı en büyük kalmasını istiyor.

En büyük kalabilmek için de dünya enerji stoklarına hükmetmek/stokları kontrol etmek gerektiğini de hemen hemen kalem yalamış her Amerikalı bilir.

Bilmeyenlere de ABD’nin efsanevi Merkez Bankası Başkanı (FED) Alan Greenspan son kitabında bu savaşın petrol savaşı olduğunu anlattı.

Amerikalılar, Bush’a Irak’a saldırdığı için değil, saldırıyı yüzüne gözüne bulaştırdığı için kızgınlar!

Savaşın ortasında Bush’u tekrar ve artan oy oranları ile seçen Amerikalılar değil miydi?

* * *

Savaşın petrol savaşı olduğunu daha başından beri savunanlardan birisiyim.(Bkz: 19-20 Şubat 2003 tarihli yazılarım.)

"Savaşın gerekliliğini" rakamlarla görmek çok kolay!

Dünyada üretimin % 77’sini gelişmiş ülkeler yapıyor ama bu rakamın % 26’sını tek başına ABD kendi topraklarında karşılıyor. Amerikan kökenli şirketlerin dünyanın her bir bölgesinde yaptıkları üretim buna dahil değil.

ABD, dünyadaki üretimin 1/4’ünü, gelişmiş ülkelerin yaptığı üretimin de 1/3’ünü karşılıyor!

Bu üretim seviyesini yakalayabilmek için de gelişmiş ülkeler dünyadaki yıllık enerji üretiminin % 58’ini, ABD de % 26’sını tüketiyor.

ABD, 2000 yılı itibarıyla enerji tüketiminin % 55’ini ithalat yolu ile başka ülkelerden karşılıyor. Şimdi dikkatinizi çekerim:

ABD 2000 yılında sahip olduğu üretim seviyesini koruyabilmek için 2025 yılında ülkesinde gerçekleşen enerji tüketiminde ithalatın payını % 55’ten % 70’e çıkarmak zorunda!

Kısacası, önümüzdeki 20 yılda ABD bugüne oranla kabaca % 28 oranında daha fazla enerjiyi petrol sahibi ülkelerin stoklarından ithal etmek/karşılamak zorunda.

* * *

Bu gerçeklere hiçbir Amerikalı sırtını dönemez, hiçbir Amerikalı, "Ben daha az kazanmak, daha az tüketmek istiyorum!" diyemez.

Hiçbir siyasi parti de Amerikalılara, "Tamam Irak’tan çıkalım ama siz de yaşadığınız refah seviyesinden kendi iradenizle vazgeçin!" diyemez.

Bunun içindir ki, Irak Savaşı için kıyametler koparan Demokrat Parti’nin başkan adaylarına veya ileri gelenlerine "İyi de sizin Irak politikanız ne?" diye sorulduğunda tatminkár cevap almak çok zor.

Haftaya bu konuda makaleler yazmaya devam edeceğim.

X