"Yaşar Sökmensüer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yaşar Sökmensüer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yaşar Sökmensüer

Demokrasiyle tokalaşmak

CUMHURİYET Lisesi’nde okuyordum.Milli Güvenlik Dersi’nde bir adet vardı. (Ki biz o derse "Askerlik" derdik kısaca)

Milli Güvenlik Dersi’nin öğretmeni sınıfa girmeden hemen önce, bir seramoni başlardı.

Sınıf başkanı ya da sınıfın gür seslisi kapının kıyısına ilişirdi.

Aynı zamanda subay olan hocamız tam içeri girerken, hazırola geçip olanca gücüyle bağırırdı:

"Dikkattt!"

Hepimiz "rap’padanak" fırlardık ayağa.

Hoca bir şey derse, hep bir ağızdan "Sağol" bile çekerdik bazen, bozuk makam.

Doğrusu eğlenceli bir seramoni gibi gelirdi o çocuk aklımızla bize.

Çünkü dersler de eğlenceli, sonsuz hoşgörülü geçerdi.

Hatta önce "Dikkat" çekilirdi.

Sonra sınavında kopya...

* * *

Geçen gün Erzurum Oltu’da bir olay yaşandı.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ Oltu’da seçim gezisinde.

Bir kahvenin önünden geçiyor. Bakan geçerken oturan gençleri korumalar uyarıyor:

"Ayağa kalkın!"

Gençlerden biri kalkmıyor.

DHA muhabirlerinin bölgeden aktardığı habere göre, "Ben vatana hizmeti dokunmayanın elini sıkmam" diyor.

Bazılarımıza göre belki bu "nezaketsiz" bir tutum.

Bazılarımıza göre belki, "dürüst, dobra" bir davranış.

Ama kimsenin "ayağa kalkmadığı ya da el sıkmadığı için" henüz 23 yaşındaki bir gencin Oltu Cezaevi’ne tıkılmasını normal göreceğini sanmıyorum.

* * *

"Ayağa kalkma"
tartışmaları (hatta işgüzar korumaların müdahalesiyle "itişmeleri") bakanların katıldığı panellerde, sempozyumlarda da yaşandı daha önce.

Merak ettim, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın resmi sitesine baktım.

"Ayağa kalkma" konusunda.

"Beşeri ilişkilerde ideal örnek Hazreti Muhammed" başlıklı bölümden aktarıyorum:

"Resûlullah (s.a.v) son derece mütevazı idi. Bir meclise girildiğinde başköşeye geçmez, boş olan yere otururdu. Kendisi için ayağa kalkılmasını da istemezdi. Bir gün kendisi için ayağa kalktık.

Bunun üzerine şöyle buyurdu:

"Ayağa kalkmayın."

Ya tokalaşmak?

"İnancı, tarzı, görüşü"
nedeniyle "namahrem"in elini sıkmayan "erkan" da bu topraklarda yaşamıyor mu?

* * *

Ayağa kalkmak, tokalaşmak bir saygı ifadesidir.

Ortama giren birine karşı nezakettir de...

Ama
saygıyı, nezaketi bu yolla göstermek ya da göstermemek, bireyin tercihidir.

Nasıl bir yurttaşın elini oyunu kullanırken "tutamazsanız", onunla tokalaşmayı da seçim rutinine indirgeyemezsiniz.

Demokrasiyle el sıkışmak, önce hoşgörü gerektirir.
X