Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Demokrasi havarileri ve hükümetin 100 günü

Tufan TÜRENÇ

Mehmet Keçeciler, ANAP'ın teşkilattan sorumlu genel başkan yardımcısı. Yani partinin hamalı.

Teşkilattan sorumluluk demek, dert demek.

Partinin yükünü çekmek, il, ilçe örgütleriyle boğuşmak demek.

Tabana, partinin hesabını veren adam demek.

Hükümetin başarılarını duyurmak, başarısızlıklara ustaca kılıf bulma hünerini göstermek demek.

Yani teşkilat sorumlusu olmaya her insanın soluğu da yetmez, sabrı da...

Keçeciler hükümetin 100 günlük icraatını nasıl görüyor acaba?

Bu soruya hiç tereddüt etmeden ''Başarılı'' diyor. Sonra da şu iddiayı ortaya atıyor:

''Üstelik bunu 1991'den bu yana gelen bütün hükümetlere bakarak söylüyorum.''

Gerekçeleri ise şöyle:

''Eğitim reformunu Meclis'ten geçirdi.

51, 52, 53 ve 54'üncü hükümetler olağan hali kaldıracağını vaat etti, ama hiçbiri adım atamadı. Bu hükümet sözünü tuttu, üç ilde de olsa kaldırdı.

Dış politikaya ciddiyet getirdi. Türkiye'nin bozulan imajı hızla düzeliyor.

İçerde de öyle.

Artık cinci hoca, Fadime, Taksim'e cami tartışılmıyor. Ekonomi tartışılıyor. İstanbul'a tüp geçit mi, yoksa 3'üncü köprü mü olsun tartışılıyor. Yani rejim tartışmasından geçim tartışmasına geldik. Önemli gelişme.

Metin Göktepe cinayeti duruşmasına getirilemeyen polis, sanıklar mahkeme karşısına çıkarıldı.

Çiftçi ürün bedelleri peşin ödenmeye başlandı. 1995 yılından beri birikmiş borçlar da ödendi. Toplam 195 trilyon lira.''

* * *

Keçeciler 55'inci hükümetin bir azınlık hükümeti olduğunu vurguluyor. Herkesin özveri göstermesi gerektiğini söylüyor ve şu garantiyi veriyor.

''Bu hükümet yıkılırsa sorumlu biz olmayacağız.''

ANAP Genel Başkan Yardımcısı, hükümeti dışardan destekleyen CHP'nin eleştirilerini uyarı olarak kabul ettiklerini ve üzerine ciddiyetle eğildiklerini söylüyor.

''Çünkü'' diyor, ''Hükümet icraatının en büyük faturası ANAP'a çıkacak. Onun için başarılı olmak istiyoruz.''

Hükümetin popülist politikalardan kaçındığını, ekonomik koşullar neyi gerektiriyorsa o yönde önlemler aldığını anlatıyor.

Enflasyonla çok ciddi bir mücadeleye girildiğini belirtiyor.

Devlet kurumlarının dağınıklıktan kurtarıldığını, bürokrasinin derlenip toparlandığını vurguluyor.

Keçeciler bu arada çok önemli bulduğu bir konunun altını çiziyor:

''Sosyal güvenlik sistemi için mutlaka bir çözüm bulunmalı. Açık önümüzdeki yıl 1.5 katrilyona yükselecek. Türkiye bu yükü kaldıramaz.''

* * *

Gelecekteki politik gelişmeleri de değerlendiren Keçeciler, Tansu Hanım'ın stratejisini ise şöyle yorumluyor:

''Eline geçen olanakları iyi kullanamadı. Bundan sonra başarılı olması güç.

Meydanlara RP'nin yardımı ile adam toplayabiliyor. Erbakan Hoca, Tansu Hanım'a suni destek veriyor. Yani Refahyol muhalefette de devam ediyor.''

Keçeciler'e göre Refah Partisi Tansu Hanım'ın erimesini istemiyor. Çünkü merkez sağın bölünmüşlüğü RP için yaşamsal bir önem taşıyor.

RP için çok dikkatli olunması gerektiğini söylüyor, şöyle diyor:

''Bizim hata yapmamızı bekliyorlar. Toplumu tedirgin edecek haberler uçuruyorlar.

Kendilerine demokrasi adına hareket ediyor imajı veriyorlar. Hükümeti güdümlü göstermeye

çalışıyorlar. Bu oyunlara gelmemek lazım.''

Keçeciler hem Tansu Hanım'ın, hem RP'nin, Silahlı Kuvvetler'in saygınlığını aşağı çekmek için uğraştıklarını vurguluyor.

Ülkesini seven herkesin buna engel olması gerektiğini söylüyor.

Bunu, demokrasi havariliğine soyunan Çiller-Erbakan ikilisinin peşine düşenler iyi düşünsün.

X