Gündem Haberleri

    Demokrasi, adalet, huzur hareketi

    Rifat BAŞARAN / ÇANAKKALE
    30.08.2017 - 01:00 | Son Güncelleme:

    CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı tarihi yarımadada Kocadere mevkisinde dört günlük ‘Adalet Kurultayı’nın ardından sonuç bildirgesini okudu. ‘Adalet Yürüyüşü’ ve ‘Adalet Kurultayı’nın şimdiden bir büyük ‘Demokrasi, adalet ve huzur hareketine dönüştüğünü’ belirten Kılıçdaroğlu’nun okuduğu sonuç bildirgesi şöyle:

    KARANLIKTAN ÇIKIŞ HATTI
    “Adaletin yok edildiği, korku, endişe ve çaresizlik duygusunun toplumu teslim aldığı bir süreçte milyonlar adalet için yürüdü. ‘Adalet Yürüyüşü’ korku zincirini kırdı. Dört gün süren kurultayımız demokrasi, adalet ve huzur ekseninde bir siyasi hat çizmiştir. Bu hat Türkiye’nin karanlıktan çıkış hattıdır. Bu hat demokrasi, adalet ve huzur isteyen herkesin ortak hattıdır.

    8 MADDEDE SIRALADI
    Bugün Türkiye’de adalet hakkı sistematik olarak ihlal edilmektedir.

    - Mahkemede adalet yoktur. Derhal bağımsız ve tarafsız yargı inşa edilmeli, yargıya güven tesis edilmeli, tutuklu milletvekilleri serbest bırakılmalıdır.
    - Devlette adalet yoktur. Kuvvetler ayrılığı esasına dayalı, denge ve denetleme mekanizmaları olan demokratik devlet oluşturulmalıdır.
    - Seçimde adalet yoktur. Demokrasi ve milli iradenin hâkim olması için adil ve meşru bir seçim düzeni oluşturulmalı, sivil toplumun etkin denetimine imkân tanınmalıdır.
    - Geçimde adalet yoktur. Sosyal devlet tesis edilerek gelir adaleti sağlanmalı, refah paylaştırılmalı, hukuk güvenliği altında ekonomi rahatlatılmalıdır.
    - İnançta adalet yoktur. Yaşam tarzı ve inançlara müdahale edilmemeli, özgürlükler korunmalı ve genişletilmeli, camiye, kışlaya, adliyeye ve okula siyaset sokulmamalı, tarikat, cemaat ve inanç grupları iktidar odağı ve ortağına dönüştürülmemelidir.
    - Eğitimde adalet yoktur. Aklı ve bilimi esas alan, ortak değerlerimizi çoğulculuk ekseninde koruyan, fırsat eşitliğini sağlayan bir eğitim reformu yapılmalıdır.
    - Yaşamda adalet yoktur. Çatışma, kutuplaşma ve ötekileştirme siyaseti terk edilmeli, ayrılıklar uzlaşma dili ve yöntemleriyle ele alınmalı, huzur siyaseti inşa edilmelidir.
    - Medyada adalet yoktur. Medya üzerindeki hukuki, fiili, mali ve manevi baskı kaldırılmalı, tutuklu gazeteciler derhal serbest bırakılmalı, medya kuvvetler ayrılığı sistemi içinde dördüncü kuvvet olarak görülüp anayasal güvence altına alınmalıdır.

    BU DÜZEN DEĞİŞMELİDİR
    ‘Adalet Yürüyüşü’ ile korkunun yerini cesaret, çaresizliğin yerini umut almıştır. Bu kurultay ise buna bir kolektif demokratik güç mahiyeti kazandırmıştır. Katılımcılar tek adam rejimi karşısında çaresiz ve yalnız olmadıklarını hissetmişlerdir. Bugün güçlünün hüküm sürdüğü, güçsüzün süründüğü bir düzen vardır. Bu düzen değişmelidir ve mutlaka değiştirelecektir. Bu düzeni adalet ve huzur talebi ekseninde oluşacak kolektif demokratik güç değiştirecektir. Yani bizler, yani hepimiz, yani demokrasiden yana olan tümümüz değiştireceğiz. Adalet Yürüyüşü ve Adalet Kurultayı daha şimdiden bir büyük demokrasi, adalet ve huzur hareketine dönüşmüştür. Bu hareket çıkış hattının hareketidir. Bu hareket farklılıklar üzerinden değil ortak noktalar üzerinden tarif edilen bir harekettir. Ortak noktalar ise demokrasi, adalet ve huzur talebidir. Bu talepleri olan herkesin gönlümüzde yüreğimizde yeri vardır. Kayıtsız kalma. Seyirci olma. Bir tuğla da sen koy.”

    ARAKAN'DAKİ KATLİAMI LANETLEDİ
    “BAYRAM arifesindeyiz, Arakan’da katledilen Müslümanlar var. Emin olun içimiz sızlıyor. Bizden çok uzakta bir yerde, eğer insanlar inançları nedeniyle katlediliyorsa, hep birlikte lanetlememiz gerekiyor. Bizden binlerce kilometre ötede yapılan katliamı buradan Gelibolu’dan lanetliyorum.”

    Demokrasi, adalet, huzur hareketi


    ALİ BABASINA ADALET ARAMAK İÇİN GELDİ

    ‘Adalet Kurultayı’ kapsamında düzenlenen ‘Devlette Adalet’ panelini dinleyen CHP Lideri Kılıçdaroğlu, mağduriyetlerini anlatmak için alanda bulunan Gül Tuncay isimli kadının 3 aylık oğlu Nihat Ali Tuncay’ı kucağını alarak sevdi. Gül Tuncay, İstanbul’dan geldiğini, eşi Özcan Tuncay’ın 2002 yılında Erzincan’da er olarak vatani görevini yaparken gözlerini kaybettiğini ancak gazilik unvanı verilmediği için kurultaya adalet aramaya geldiklerini söyledi.

    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı