Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Demirtaş: Bu ülkede demokrasi yok

    Gülay ÖZEK- Murat ÇAĞLAR/VAN, (DHA)
    19 Ocak 2011 - 15:42Son Güncelleme : 19 Ocak 2011 - 15:42

    BARIŞ ve Demokrasi Partisi (BDP) Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, "Kars’taki heykel tartışmasından, İstanbul’daki Arena Stadyumu tartışmasına kadar her şey gösterdi ki; bu ülkede demokrasi diye bir şey yoktur" dedi.

    Başbakan Erdoğan’a sert eleştirilerde bulanan Demirtaş, "Halkın parasıyla tek bir talimatla yapıyorsun. Bunu da lütuf gibi halka sunuyorsun. Kimse de sormuyor; Hangi yetkiyle hangi hukukla tek bir talimatla sen 600 milyonluk bir stat yaptırıyorsun" diye konuştu. Başbakan’ın ülkenin bir şehrindeki bir anıtı talimatla yıktıramayacağını söyleyen Demirtaş, "Böyle bir yetkisi olmamalıdır. Bu yetki orada yaşayan halkın yerel meclislerinde olmalıdır" dedi.

    BDP’nin Van’ın Bostaniçi Beldesi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na Demirtaş’ın yan sıra, BDP Van Milletvekili Özdal Üçer, BDP’li Van Belediye Başkanı Bekir Kaya ve il başkanları katıldı. Demirtaş, konuşmasına, 4 yıl önce bugün suikasta kurban giden Hrant Dink’i anarak başladı. Demirtaş, Türkiye’nin önemli gündem maddeleri arasında yeni anayasanın olduğunu belirterek, Türkiye’nin artık yeni bir anayasa tartışmasını değil, nasıl bir anayasa tartışmasını gündemine almak zorunda olduğunu söyledi. Demirtaş, "AKP, CHP, MHP eski statükoyu savunan ve tekçi zihniyet anayasasında uzlaşmış durumdadırlar. Kim ne derse desin aralarında fark varmış gibi görünse de aslında ırkçı, tekçi, asimilasyoncu inkarcı anayasada, uzlaşmış durumdadırlar. Bunu nerden çıkarıyoruz, her üç parti de ’Anayasanın ilk 3 maddesine dokunulamaz’ diyor. Oysa anayasanın tekçi ırkçı maddeleride ilk 3 maddesidir. Eğer bu konuda uzlaşıyorlarsa ortada demokratik bir anayasa uzlaşısı yok demektir. Dolayısıyla kelimenin tam anlamıyla Türkiye halklarının duygularını düşüncelerini beklentilerini ifade eden bir anayasa hareketini desteklememiz gerekir. Aksi takdirde bunlar Türkiye’nin hiç bir sorunun çözmeyecektir. Niyetleri de yok" diye konuştu.

    AK Parti’nin kafasındaki taslağın Başbakan Erdoğan’ın devlet başkanlığı, tek adamlığı üzerine kurulu bir hükümet modeli olduğunu savunan Demirtaş, hükümetin bunun dışında başka açılımının da olmadığını söyledi. Türkiye’nin önemli sorunlarının olduğunu belirten Demirtaş, "Türkiye’de inanç sorunu, kimlikler sorunu, ekonomik sorunlar, Kürtlerin, Alevilerin sorunu, başörtülülerin sorunu var. Ama Türkiye’de ille de Erdoğan’ı başkan yapacağız diye bir sorun yok" diye konuştu. Erdoğan’a yüklenmeye devam eden Demirtaş, şöyle konuştu:

    "Kars’taki heykel tartışmasından İstanbul’daki Arena Stadyumu tartışmasına kadar her şey gösterdi ki; bu ülkede demokrasi diye bir şey yoktur. Düşünün bir Başbakan 72 milyonluk bir ülkede ismi demokrasi olan bir sistemde, adı parlamenter rejim olan bir yönetimde, tek bir cümleyle halkın 600 milyonunu stat yapımı için harcatabiliyor. Demokrasilerde var mı böyle bir şey? ’TOKİ Başkanı’na talimat verdim’ diyor, ’Stadı biz yaptık’ diyor. Kimse bunu tartışmıyor. Ortada parlamentonun iradesi yok, hükümetin haberi yok. O şehrin belediyesinin il genel meclisinin haberi yok. Ama bir Başbakan bir şehre stat yapılması için tek bir talimatla çözebiliyor. Yani bunun adınada demokrasi diyorlar, halka yutturmaya çalışıyorlar. Halkın parasıyla stat yapıyorsun bunu da tek bir talimatla yapıyorsun. Bunu da lütuf gibi halka sunuyorsun. ’Ben yaptım’ diyor. ’Galatasaray’ın tek Allah kuruşu yok’ diyor. Sanki cebinden para harcamış da Galatasaray’a bağlamış. Böyle bir hava yaratmaya çalışıyor. Kimse de sormuyor: Hangi yetkiyle hangi hukukla tek bir talimatla sen 600 milyonluk bir stat yaptırıyorsun diye."

    BİR BAŞBAKAN ’ANIT YIKILSIN’ DİYEMEZ

    Kars’taki anıt tartışmalarına da değinen Demirtaş, şunları söyledi:

    "Bir Başbakan, ülkenin bir şehrindeki bir anıta ’Yıkılsın’ diyemez. Diyememelidir. Böyle bir yetkisi olmamalıdır. Bu yetki kimde olmalıdır? Orada yaşayan halkın yerel meclislerinde olmalıdır. Bunu sorgulayan yok. Herkes Başbakan’a teşekkür etmek için sıraya girmiş durumdadır. Galatasaray’a stat yaptı diye. Başbakanı protesto etmek, ıslıklamak artık büyük bir günah suç olarak bu ülkede tartışılmaya başlandı. Ahmet Türk’ün konvoyu İzmir’de taşlandığında aynı AKP’li yetkililer ’Ne işi var İzmir’de’ dediler. Ama Başbakan bir statta yuhalandı, ıslıklandı diye neredeyse Galatasaray’ı yasadışı örgüt ilan edecekler. Bu kadar vahim durumdayız. Böyle bir anlayış, bu ülkede yeni anayasa yapacak. Vay halimize. Yarın bir gün sayın Başbakan, Arena Stadı’nın önüne sandalyesini koyup ’Bu stadı ben yaptırdım, kimse giremez’ diyebilir. Bu anlayış bunu yapabilir. Gidişat oraya doğru. Deli Dumrul misali ’Bu stadı ben yaptırdım, benim istediklerim girebilir’ derse ne yapacağız?"

    BAŞBAKAN’A 33 BİN TL’LİK HEDİYE

    Van’da önceki dönem belediyesinin Mavi Kent yolsuzluğu iddialarıyla ilgili de konuşan Demirtaş, Başbakan’ın bu konuyla ilgili hiçbir şey söylemediğini kaydetti. Yapılan yolsuzluğun belgeli olduğunu, soyut bir iddia olmadığını anlatan Demirtaş, "Hani siz dürüstlük timsaliydiniz. Hani yetim hakkı kul hakkı? Her şey raporlarla ispatlandı. Üstelik bu soyut iddia da değil. Ticaret Bakanı’nın bu konuda raporu var. Sadece ’sayın Başbakan’a hediye’ adı altında 33 bin TL harcanmış. Nedir bu hediyeler sayın Başbakan’a sormak istiyoruz. Aldınız mı bu hediyeleri, aldıysanız ne yaptınız? Bunun parasını kim ödedi? 3 defada size 33 bin TL’lik hediye alınmış Van Belediyesi tarafından. Almadıysanız soruşturdunuz mu peki? Peki bu yolsuzlukların ortaya çıkması için gereğini yaptınız mı?" diye konuştu.

    IKSIRINCAYA, TIKSIRINCAYA KADAR VAN PARASINI YEMİŞLER

    İddialarla ilgili konuşmaya devam eden Demirtaş, şunları söyledi:

    "Sadece bala, peynire, gıdaya ödedikleri para 300 bin TL’yi bulmuştur. Bin tane gömlek alınmış. Takım elbiseler, 500 cumhuriyet altını, daha neler neler. 52 trilyonluk bir bütçe çarçur edilmiş. Ve bunlar faturalarıyla yapılmış. Öyle utanmadan sıkılmadan yapmışlar. Hepsinin de faturasını kesmişler. Şeffaf yoluzluk. Çünkü kendilerine çok güveniyorlar. ’İlelebet padişahlık sistemini oturttuk, kimse bunları çıkaramaz’ diyorlardı herhalde. Belediye başkanını bütün yakınlarının seyahat giderleri uçak biletleri tamamı belediyeden karşılanmış ve faturalı. Iksırıncaya, tıksırıncaya kadar Van halkının paralarını yemişler. Başbakan’ın sesi çıkmıyor. 122 tane cep telefonu almışlar hattıyla birlikte ve hepsinin faturalarını her ay ödemişler. Kim konuşmuş belli değil. Beş yıl boyunca bunlar yerken AKP bunu sormuş mu sormamış? Bu başkan için örnek başkan denmiş ve yine aday yapmış. Örnek belediye başkanı Bekir Kaya’dır."

    YİYENLER TERFİ ETTİ

    Demirtaş, ıksırıncaya, tıksırıncaya kadar yiyenlerin Ankara’da terfi etmiş durmuda olduklarını da belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü:

    "Bizim onurlu belediye başkanlarımız ne yapıyor peki? Cezaevindeler. Sırf konuşma yaptılar diye cezaevindeler. Bizim belediye başkanlarımıza bu, senin halkı soyup soğana çevirdiğin belediye başkanlarında terfi. Halk bunun hesabını sormayacak mı? Allah büyük, o günler gelecek. O cezaevleri boşalacak. Bu halkın malını mülkünü götürenler o cezaevlerine doldurulacak. Bunu da bu halk başaracak."

    SONUNUZ TUNUS GİBİ OLUR

    Van İl Genel Meclisi’nin Van halkına en iyi hizmeti götürebilmek için halkçı anlayışça bir bütçe yaptığını belirten Demirtaş, bunun her seferinde Van Valisi tarafından geri çevrildiğini de söyledi. Demirtaş, sözlerini şöyle tamamladı:

    "Niye sadece kendisine ayrılan özel kaynak kısıldı diye. Yani bir kentin seçilmiş meclisi Ankara’dan atanmış bir memur tarafından kararları geri çeviriyor. Ankara’nın atadığı bir memur bu kentin iradesini görevden alırım diye tehdit ediyor. Bu nerede oluyor biliyor musunuz? Tunus’ta oluyor mesela. Tunus’ta bu olablir bak sonu da böyle oluyor mesela. Atanmış biri seçilmiş birini görevden alıyor olabilir ama sonu da Tunus’taki gibi olur. Bu halkın iradesine saygı göstermenizi tavsiye ediyoruz. Bunları önleminin tek yolu demokratik özerkliktir. Türkiye’nin her yerinde özerk bölgeler oluşmalı ki halk seçtiklerini daha iyi denetleyebilsin. Ve seçtikleri de o bölgeye daha doğru hizmetler yapılsın. Yeni anayasada bu tamamlanmak zorundadır. Bunar olmazsa Türkiye demokrasiye kavuşamayacak. Bu akıllardan çıkmasın."

    Demirtaş’ın konuşmalarının ardından, toplantı basına kapalı olarak devam etti.
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı