Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Demirel'den Osmanlı ile barış mesajı ve Irak

Ferai TINÇ

Cezayir

Kılıçali Paşa'nın 18. kuşaktan torunu olmakla övünüyor bankacı Reda Etchiali. Türk-Cezayir dostluk grubu adına dün Cumhurbaşkanı Demirel'i ziyaret ediyor ve ‘‘Siz bırakıp gittiniz, biz buraları bekliyoruz’’ diyor.

Cezayir Büyükelçimiz Burhanettin Muz'un Cumhurbaşkanı onuruna verdiği davette Demirel, Sabah Gazetesi'nden Yavuz Donat, Milliyet'ten Taha Akyol ve beni yanına çağırıyor ve bizi Türk-Cezayir dostluk grubu üyeleri ile tanıştırıyor.

Demirel, Cezayir ziyareti sırasında Osmanlı geçmişin canlı izleriyle karşılaşmaktan etkileniyor. ‘‘Biz geç kaldık, buralara gelmekte’’ diyor ve devam ediyor:

‘‘Biz Orta Asya'yı, Balkanlar'ı çok önemsiyoruz. Ama buralara da geldik. İsim bıraktık. Medeniyet bıraktık. Bunu inkâr edip ne yapacağız ki?’’

Cumhurbaşkanı, Osmanlı geçmişimize sahip çıkma konusunda birilerini ikna etmek ister gibi konuşuyor:

‘‘Burada bir hayli Türk asıllı insan var. Çok güzel muhabbet oluşuyor aramızda. 300 yıllık Osmanlı var burada. 700 yıllık Osmanlı bizim geçmişimiz. Geçmişi kabullenmek, geleceğe gidişimize engel değil ki.’’

Sonra Cezayir'de gördüğü sıcak ilgi, kardeşlik ve Cumhurbaşkanı'ndan Dışişleri Bakanı'na, (Ahmet Attaf, İsmail Cem'e ‘‘Osmanlı bizim için ışıktır’’ diyor.) Kılıç Ali Paşa'nın 18. kuşaktan torununa kadar herkesin Osmanlı'dan ‘‘ortak geçmiş’’ diye sevecenlikle söz ettiğini hatırlatıyor. ‘‘İşte bütün bunlar beni hislendirdi’’ diyor.

* * *

Geçen yüzyılın ortalarına kadar bir bütün olduğumuz Cezayir ile bir yüzyıl sonunda yeni parametrelerde tekrar buluşmak bizim için önemli.

Cezayir, Kuzey Afrika'nın en büyük ülkesi, ayrıca Türkiye'nin dışında olduğu Arap birliği'nin etkili bir üyesi. Cezayir ile yakın işbirliği Türkiye'yi Arap Birliği'ne yakınlaştıracak.

Demirel, Cezayir'e açılmanın Türkiye'nin Arap dünyası ile sarsılmış olan ilişkilerini güçlendireceğini vurguluyor.

Türkiye Cezayir'in en fazla ticaret yaptığı beşinci ülke. Enerji ihtiyacımızın önemli bir bölümü Cezayir'den alınan doğalgaz ile karşılanıyor. (2 milyar metreküpten biraz fazla.)

Avrupa ülkelerinden vize alamayan Cezayirliler, Türkiye'ye yöneliyor. 1997'de 50 bin civarında Cezayirli Türkiye'ye gelmiş. Bavul ticaretinin 250 milyon doların üstünde olduğu tahmin ediliyor.

Demirel bir Türk-Cezayir bankası kurulmasını şart görüyor. Üzerinde durduğu ikinci önemli konu ise THY'nin Cezayir'e sefer koyması.

* * *

Demirel ile Irak'ı da konuşuyoruz.

Cumhurbaşkanı, Türkiye'nin Irak politikası nedir?

‘‘Irak'ı anlamak için Halepçe'den başlamak lazım’’ diyor Cumhurbaşkanı. Saddam'ın kendi halkına karşı bile kimyasal silah kullanmaktan kaçınmadığını hatırlatmak istediği anlaşılıyor. Üstelik Türkiye'nin iki kez onun yüzünden kitlesel göçle karşı karşıya kaldığının altını çiziyor.

‘‘Arap birliği ilk kez Irak'a karşı tavır aldı. Dışında kalamayız. Ama bunun hangi ölçüde olacağı önemli’’ diyor.

Ancak ‘‘Saddam devrilmeli mi?’’ sorusunda duruyor.

‘‘Benim ölçümü Irak'taki düşmanlarımız belirler. Kuzey Irak hâlâ PKK tarafından üs olarak kullanılıyor.’’

‘‘O zaman Saddam'ın otorite sağlamasını istemek gerekir?’’

Demirel'in cevabı dikkat çekici:

‘‘Saddam'ın PKK'yı desteklemeyeceği ne malum?’’

Demirel'in yaklaşımından Türkiye'nin bu aşamada Irak konusunda Saddam odaklı bir politikası olamayacağı anlaşılıyor.

Çünkü Türkiye Irak'a, PKK ilişkileri penceresinden bakıyor.



X