Gündem Haberleri

    Demirel, şiir çevirmiş

    Hürriyet Haber
    01.07.2001 - 00:00 | Son Güncelleme:


    Gazeteci-yazar Cüneyt Arcayürek, ‘‘Babasının kızı’’ adlı yeni kitabında Süleyman Demirel'in Cumhurbaşkanlığı dönemine ait anılarını kaleme aldı. Kitapta, Demirel'in ünlü İngiliz şair Alfred Tennyson'un bir şiirini Türkçeye çevirdiği ortaya çıktı.

    Gazeteci Yazar Cüneyt Arcayürek, ‘‘Babasının kızı’’ adlı yeni kitabında Süleyman Demirel'in Cumhurbaşkanlığı döneminde ünlü İngiliz şair Alfred Tennyson'un bir şiirini Türkçeye çevirdiğini açıkladı.

    DEMİREL'İN AĞZI ÇARPILMIŞTI

    Arcayürek, kitabında, Demirel'in Türkçeleştirdiği dizeleri, Churchill'in ‘‘Modern kehanetlerin en harikası’’ olarak nitelendirdiğini ve Harry Truman'ın hayatı boyunca cüzdanında taşıdığını vurguladı. Arcayürek, Demirel'in 30 Kasım 1993 tarihinde çevirdiği dizeler ile danışmanı Prof. Dr. Bozkurt Güvenç ve Özel Kalem Müdürü Volkan Bozkır'a çevirttiği metinlere de kitabında yer verdi.

    Demirel'in 12 Eylül 1980 sonrasında sağlığının bozulduğunu ve ‘‘Şeker hastası’’ olduğunu yazan Arcayürek, Demirel'in, 3 Ocak 1994'te yaptıkları bir sohbet sırasında Cumhurbaşkanı olmasının nedenini de sağlık sorunlarına bağlayarak ‘‘1965'te meydana çıktık. 1993'e kadar fiili siyasette kaldık. Çankaya'ya gelmeseydim üç beş yıl daha götürürdüm siyaseti. Hoş şimdi siyasetten kopmuş, siyaseti bırakmış değilim. Ama fiili siyaseti sağlığım engelleyecekti’’ dediğini aktardı. Arcayürek, Demirel'in sağlık durumuyla ilgili olarak Ekim 1993'te meydana gelen ve basına yansımayan bir gelişmeyi de ilk kez açıkladı:

    MURAT MESELELERİ ANLAMIYOR

    ‘‘Demirel'in sağlığı pek yerinde değildi. Paralize olmuş. Yüzünün sol tarafı ağır işliyor. O sıralar ağzı da biraz çarpıktı. Basın durumu ‘çakmadan' düzeltmişler.’’

    Arcayürek, ‘‘Büyüklere masallar Küçüklere Gerçekler’’ dizisinin altıncı kitabında Cumhurbaşkanlığı başdanışmanı olarak görev yaptığı sırada Köşk'te tanık olduklarını bütün ayrıntılarıyla yazdı. Arcayürek, Demirel'in 1.Din Şurası'na katılanlar için ‘‘Hepsi yobaz’’ dediğini, Demirel'in görev süresi içinde köşkteki çam ağaçlarının kesildiğini, köşkün bahçesinin yapılarla dolduğunu, yeni binanın kurbanlar kesilip dualar okunarak törenle açıldığını, Ali Şener'in köşkte evsahibi gibi davrandığını, ‘İnci Baba’nın gezilere katıldığını ifade etti.

    Demirel'in, Çiller'in özel timlerin mevcudunun 60-80 bine çıkarılmasına Türk Silahlı Kuvvetleri'nin karşı çıktığını belirten Arcayürek, Demirel'in bir sohbet sırasında ‘‘Askerler Güneydoğu'da başarılı olamadılar’’ değerlendirmesinde bulunduğunu yazdı.

    Arcayürek, Demirel'in, 31 Ekim 1993 tarihinde, bir sohbet sırasında eski Başbakan Yardımcısı Murat Karayalçın için de ‘‘Murat'la bir yere varmak mümkün değil. Anlamıyor meseleleri’’ dediğini aktardı.

    Kitaptan özetler

    Demirel 1.Din Şurası'na katılanlar için ‘‘Hepsi yobaz’’ dedi.

    Demirel, bir sohbette ‘‘Askerler G.Doğu'da başarılı olamadılar’’ dedi.

    Murat Karayalçın için de şöyle dedi: ‘‘Murat'la bir yere varmak mümkün değil. Anlamıyor meseleleri.’’

    İşte Demirel'in çevirdiği dizeler

    İnsanın görebileceği kadar uzak geleceğe, alabildiğince ötelere baktım.

    Dünyayı bütün mucizeleri ile düşledim.

    Uğultularla dolu cennete kulak verdim.

    Mavi okyanuslarla boğuşan, kudretli donanmaları,

    Dünya Devletleri Birliği'ni ve insanlığın Meclisini,

    Savaş davullarının sustuğunu ve bayrakların indiğini,

    Ve her şeyin üstüne serin ve tatlı bir çiğ düştüğünü görür gibi oldum.

    İki çılgın kadın TV için Bosna’ya gittiler

    Demirel: Adam sıkılarak. (Genelkurmay başkanını söylüyor.) Yanıma geldi, MGK'daydık. ‘Sizinle özel konuşmam lazım’ dedi. Yandaki salona geçtik. Tam anlatmaya başlamıştı ki, Tansu Çiller girdi, arkasından da Murat Karayalçın. Genelkurmay Başkanı sustu. O zaman Doğan Paşa'ya ‘Anlatın’ dedim. O da Zeli kampı ile ilgili ayrıntıyı verdi. Genelkurmay Başkanı haber sızar, Tansu Çiller yayar diye olacak susuyor, susmayı yeğliyor.

    Arcayürek: Bir izlenim var. ‘Sizi insanların aradığı’ söylenince yüzü asılıyor, bozuluyor ve önüne bakıyor. Partinin oyları bu seçimlerde nereye kadar düşer bilemem ama güven veren biri çıkarsa partiyi tekrar eski haline getirir. Tabii yanıtsız sorular da var. Kim bu adam, acaba partiyi eski haline getirebilir mi?

    Demirel: (Söylediklerimi başıyla onaylıyor) 13 Haziran'da (Çiller'in genel başkan seçildiği olağanüstü DYP kongresinde) Osman Bölükbaşı'nın tarifiyle önü çıkıklar, önü içerde olanlara mağlup oldular. (Gülüşmeler)

    Görüşmemizde daha sonra Çiller'in Butto ile Bosna seferi gündeme geldi.

    Demirel: İki çılgın kadın televizyonlara çıkmak için Bosna'ya gittiler. BM Genel Sekreteri Butros Gali uyardı, ‘Katliam olur’ dedi. Dinlemediler. Ve şimdi çarşı bombalanıyor. 68 ölü. Şimdi Çiller çıkıp ne diyecek?

    Tatlıses Kürt değil Arap

    İbrahim Tatlıses PKK ile Türkiye arasında arabulucu olabileceğine ve Kürt devleti kurulması olasılığına değinmişti.

    Demirel, Tatlıses'in Kürtçe türküler söyleyerek öyle konuşmalar yapmasına hayli bozuktu. Bir gün keyifli anında bana, Tatlıses'e ‘Kürt değil, Arap olduğunu’ söylediğini anlattı. Bir ara tuvalete giderken durdu, döndü ve ‘‘13 Haziranın Allah belasını versin’’ dedi. 13 Haziran Çiller'in DYP'ye Genel Başkan seçildiği gündü.

    Manço'nun eşi casus Çağlar'ın kızıydı

    Çiller, Kadıköy'den Barış Manço'yu, Dalan'ın adaylığı ile birlikte ilan etmişti.

    ‘‘Manço gelip izin istemiş. Yerinizde de (Barış Manço 2000 yılında Cumhurbaşkanı olacağını her yerde söylüyordu) gözü var’’ dedim. ‘‘Nereden tanıyorsunuz Manço'yu?’’

    ‘‘Karısını tanıyorum’’ dedi Demirel: ‘‘Karısını! Hani şu ABD'den para alarak casusluk yaptığından içeri alınan Turan Çağlar'ın kızı.’’

    ‘‘Turan Çağlar hapishanede intihar mı etti, yoksa kalp krizinden mi öldü? Resmi açıklama kalp krizi. Ama o zaman başta Uğur Mumcu pek çok çevre öldürüldüğünü öne sürmüştü. İntihar mı yoksa?’’ diye bir soru yönelttim Demirel'e.

    ‘‘İntihar’’ dedi. ‘‘Turan Çağlar, 1980'den önce bana enformasyon getirirdi. Ben ölümünden sonra ailesine yardımcı oldum. Kızı bunu hiç unutmadı. O yüzden Barış da sevdiğimiz sanatçıdır. Birkaç kez konser verdirip para yardımında da bulundum.’’

    PKK'ya yardım eden başkan

    (Demirel) ‘‘Kara Kuvvetleri Komutanı’’ diye başladı söze: ‘‘Geçen MGK'da daha dar çerçeveli bir toplantıda cebinden küçük bir defter çıkardı ve PKK'ya Belediye Başkanının 500 milyon lira verdiğini, PKK'nın ise 1.5 milyar topladığını (Cumhurbaşkanı neresi olduğunu açıklamadı ama sözün akışı Kars'ı işaret ediyordu) söyledi’’ dedi.

    Bu bilgiyi Demirel iki kez yineledikten sonra ‘‘Bunu üzerine Murat Karayalçın, ‘‘Bizim Fehmi mi? diye sordu komutana?’’ diye sürdürdü ama komutanın Karayalçın'a verdiği yanıtı söylemedi.

    Kars ile ilgili bilgileri aldıktan ve bu sahneyi bize anlattıktan sonra hayli bozuk ve kaygılı bir sesle bize sordu: ‘‘Nasıl çıkacağız bu işin içinden?’’

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı