"Ayşe Arman" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Arman" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Arman

Demek ki sen üniversiteni arabana çıkartmasını yapıştıracak kadar sevmiyorsun!

<B>Olay şöyle oldu:</B> <br><br>Geçen cumartesi arabasına üniversitenin sticker’ını yapıştırmadığı için iş akdine son verilen öğretim görevlisi Orhan Cem Çetin röportajını yayınladıktan sonra, Yeditepe Üniversitesi yönetimi aradı.

Yazılanların doğru olduğu ve güvenlik gerekçesiyle yapıldığını söylediler: ‘Arazi küçük, çok öğrenci var. Canlı bomba ihbarları alıyoruz. Buranın Eminönü meydanına dönüşmesini istemiyoruz. Bir önlem almaya çalışıyoruz. Bu gerekçeyle de bu uygulamayı başlatmış bulunuyoruz. Ama yine güvenlik gerekçesiyle bunu yazmanızı istemiyoruz.’ Çok ikna edici gelmemekle birlikte yazmaya niyetim yoktu.

Fakat bu konuda öğrenciler ve öğretim üyeleri tarafından mail yağmuruna tutulunca, belirli örnekler seçip sizinle paylaşmaktan başka çarem kalmadı. Tabii o zaman yönetimin gerekçesini de onlar istememesine rağmen açıklamaya mecbur oldum, bilinsin diye. Demokrasi böyle bir şey işte. Kimin neyi, niçin yaptığı bilinecek, herkes kendi aklına göre nasıl istiyorsa öyle düşünecek.

DAHA NELER DUYACAĞIZ DA KÜÇÜK DİLİMİZİ YUTACAĞIZ

Arabasına üniversitenin çıkartmasını yapıştırmadığı için kovulan öğretim görevlisi röportajınızı okuyunca ‘‘Yuh be!’’ dedim. Böyle bir saçmalık olamaz. Dur bakalım daha neler duyacağız. Duyacağız da küçük dilimizi yutacağız. (M.B)

- Ben ilk duyduğumda sizin gibi ‘‘Yuh be!’’ demedim, daha ayıp bir şey yaptım ‘‘Oha!’’ dedim. Ve bir gazeteci olarak hemen şüphelendim: ‘‘Olamaz bunun arkasından mutlaka başka bir şey vardır.’’ Ama fena halde yanıldım. Çünkü üniversite yönetiminden aradılar ve olayı teyit ettiler.

ELİNİZDE YAZI VAR MI? DALAN YAZMAZ, SÖYLER!

Okulda bir haftadır kavgalar sürüyor. Tehdit eden öğrenciye de, yalvaran öğrenciye de, rica eden öğrenciye de kesinlikle Nuh deniyor peygamber denmiyor. ‘‘Elinizde yazı var mı?’’ sorusuna, ‘‘Dalan yazı yazmaz. Söz söyler!’’ gibi saçma gerekçeler öne sürülüyor. Yönetimin ‘‘Herkes yapıştırmalı ki, dışarıda birbirinizi kollayın, tanıyın’’ laflarını ciddiye almıyoruz. Sorarım size, zaten birbirini tanıyan 10 bin kişilik bir okulda, damgalı eşşek gibi gezmenin manası ne? Bu uygulamanın iptali için uğraş veriyoruz.

NOT: Aydın Doğan'ın da mütevelli heyetinde bulunduğu bir üniversitenin aleyhine yazı yazdığınız için size ayrıca teşekkür ederim. (S.G.A)

- Öğrencilerin isteğine aykırı bir şey yapabilmek bence mümkün değil. Çıkartmayı yapıştırmak istemeyen yapıştırmaz. Bu işler zorla olmaz.

HAMİŞ: Aydın Doğan bizim gazetede yazdığımız yazılara şimdiye kadar karışmadı. Bizim gazetemiz sizin zannettiğinizden daha demokratik. Teşekküre gerek yok. Öpüyorum.

ÖĞRENCİLER MÜŞTERİ ÖĞRETİM GÖREVLİLERİ SATICI

Bakışı açısı şu: ‘‘Burası bir şirket ve kár etmeli. Bu sebeple de sürekli reklamını yapmak zorunda.’’ Bu politikayla öğrencileri müşteri, öğretim görevlilerini ise birer satıcı olarak görüyorlar. Evet, üzücü. Ama Türkiye'de her şeyin içi bulanık. Veliler, kendisini müşteri olarak gören özel üniversitelere çok dikkat etmeli. Yılda ortalama 6 bin dolar para verdikleri bir kurumdan neler beklemeleri gerektiğini iyi bilmeli. (H.İ)

- Bulundukları semtte, halkla bütünleşebilmek için onlara özel film gösterileri düzenleyen, mahallelinin içinde serbestçe dolaşabildiği özel üniversiteler de var bu ülkede. Demek istiyorum ki, hiçbir yargı genelleştirilmemeli. Bir alanda eleştirdiğimiz bir üniversitenin başka alanlarda üstünlükleri de olabilir. Biz bu çıkartma hadisesinin saçma olduğunu göstermek ve kabullenmekle yetinelim.

YA SEV YA TERK ET YA DA İTAAT ET, RAHAT ET

Tamam, her kurumun bazılarına ters gelen, onaylanmayan uygulamaları olabilir. Fakat bu son ‘‘çıkartma hadisesi’’nin rahatsız etmediği kimseye rastlamadım. Yönetim, ‘‘Ya sev ya terk et’’ gibi fazlasıyla otoriter ve dayatmaçı bir anlayış sergiliyor. ‘‘Üniversitemizi arabana yapıştırmasını yapıştıracak kadar sevmiyorsan...’’ gibi tuhaf, çocuksu ama bir o kadar da tehlikeli bir anlayış bu. Özel bir üniversitede demokrasi kültürü böylesi hamasi eylemlere kurban ediliyor. Öyle ki, hemen herkes ‘‘Canım, bu saçmalıklarla kim uğraşacak? Üstelik iş büyürse işimden olurum’’ ya da ‘‘İtaat et, rahat et’’ gibi bir tavır sergilemek zorunda kalıyor. Ben ne yapıyorum? Gördüğünüz gibi kendi yöntemlerimle hálá mücadele ediyorum. Ama rahatsızım. Uygulamadan çok ardındaki zihniyet rahatsız ediyor. (İmza: Bir Yeditepe Öğretim Görevlisi)

- Size katılıyorum. Çok haklısınız. Kendi yöntemlerinizle yanlış olduğuna inandığınız bir şeyin mücadelesini vermeye devam ediniz. Biz de elimizden geldiği kadar size yardımcı olmaya çalışalım.

BARİ YEDİTEPE YAZAN ÖNLÜK DE GİYELİM!

Okulumuzda birkaç haftadır başlatılan bu uygulama gerçekten bir rezalete dönüştü. Güvenlik görevlileri bu iğrenç sticker’ı hálá ısrarla yapıştırmaya çalışıyor. İtiraz edenler (benim gibi) aracını dışarıya park etmek zorunda kalıyor. Bu bedava reklam zihniyeti sizce de tuhaf değil mi? İsterlerse üzerinde Yeditepe yazan önlük de giyelim! Bu nasıl bir mantıktır anlayamadım. Bir öğretim üyemiz atıldı, bir başka hocamız istifa etti, sonradan ikna edildi. Sebep ‘‘Güvenlik’’ diyorlar. Okula her isteyen girip çıkıyor zaten, Allahaşkına güvenlik bu çıkartmalarla mı sağlanıyor? (R.S)

- Bana da, güvenlik gerekçesi çok ikna edici gelmedi. Ben de sizin gibi düşünüyorum. Bu bir bahane. Ben, dediğiniz gibi reklam amacıyla sticker yapıştırılmasını istemelerini anlayışla karşılıyorum, itiraz ettiğim tek şey insanları zorlamaları. Bana kalırsa doğru olmayan tek şey de bu.

OKUL ÇAPINDA İMZA KAMPANYASI BAŞLATTIK

Bizler, Yeditepe Life olarak, geçtiğimiz eğitim-öğretim yılı başında kurulan bir yaşam ve haberleşme grubuyuz. Eğitimcileri, öğrencileri ve çalışanlarıyla beraber 3000'in üzerinde üyemiz bulunmaktadır. ‘‘Zorunlu sticker yapıştırma uygulamasına karşı çıktığı gerekçesiyle kovulan öğretim görevlisi’’ sizin gibi biz Yeditepe öğrencilerini de şok eden bir gelişmedir. Yeditepe Life olarak bu uygulamaya ilk günden beri karşıyız ve ilk adım olarak okul çapında online bir imza kampanyası başlattık. Bilgilerinize. (Yeditepe Life)

- Sizi tebrik ediyorum. Bir hakkı elde etmenin başka bir yöntemi de yok zaten. Sesinizi duyuracaksınız ki, sesinizi ciddiye alsınlar...

HAMİŞ: Bu arada olayı bana duyuran ilk mağdurlardan Osman Cem Çetin de aradı ve okula geri dönmek, işini geri almak gibi bir derdinin olmadığını sadece bu uygulamanın haksız olduğunu ve kaldırılması gerektiğini söyledi.
X