« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Delikanlı değilsiniz…

Hiç anlayamamışımdır.

Erdoğan Aksoy
SON GÜNCELLEME

Hiç anlayamadığım şey, bir insanın kendisine gelen bir sms’i yanındaki kişiye neden gösterdiğidir.

İlk Mahmut Özgener ile tanıştık bu durumla. Kendisine gelen antin kuntin bir sms’i “Levent, Levent, yetiş, yetiş, bak ne yazmış senin hakkında Demirören” nidaları ile hatırlıyoruz kendisini.

İlk alkışı Mahmut Özgener’e yolluyoruz yeni bir akım başlattığı için.

Daha sonraki alkışlarımız Rüştü’nün görüştüğü iddia edilen sözüm ona eski arkadaşlarına.

Yahu nasıl arkadaşsınız siz?

Nasıl dostsunuz siz.

Hangi kitapta yazar bir dostun diğerini sırtından hançerlemesi?

En fazla, açarsınız Rüştü’ye telefon; “Ne sen söylemiş ol, ne ben duymuş olayım” dersiniz.

Neyse, sizleri daha fazla reklam etmeyelim. Aksi takdirde önemsemiş olacağız.

Esas konuşulması gereken konu Sayın Aziz Yıldırım’ın bu durumdan medet umması olmalıdır.

Sayın Aziz Yıldırım…

F.Bahçe’de çok güzel işler yaptınız.

Bütçenizi büyüttünüz.

Stadınızı yaptınız.

Endüstriyel futbola geçişin örneklerini verdiniz.

Falan, filan…

Öncelikle tebrik ederiz sizi.

Ama bir şey daha yaptınız.

F.Bahçe’yi de şahsınızda itici bir kulüp haline getirdiniz. Aynı Yıldırım Demirören’in yaptığı gibi.

O yüzden 18 takımlı ligde 16 takım –Fire veren kulüp Diyarbakırspor- Bursaspor’un şampiyon olmasına sevindi.

Haksızlık etmeyelim…

Farzedelim ki bu sezon Bursaspor ile Beşiktaş veya G.Saray çekişselerdi…

İnanın, bu sefer 16 değil tam 17 kulüp Bursaspor’u desteklerlerdi.

Bu, büyük kulüp olmanın dezavantajıdır. Bu durumu biliyor olmalısınız.

Bilmeniz gereken bir diğer konu da futbolcuların kendi aralarındaki konuşmaların düzeyi olmalıydı.

Az çok televole seyretmiş biri olarak üç beş kelimeyi hangi zorluklarla bir araya getirdiklerini biliyor olmalısınız.

Bildiğinize adım gibi eminim.

Bu durumda yaptığınız gündem değiştirmekten, bahane üretmekten başka bir şey değildir.

Ama bilmelisiniz ki “dağ fare doğurdu”…

Eğer sözlerinizde ciddiyseniz…

Şu sorulara da cevap vermelisiniz…

Trabzonspor’a golü Rüştü mü atamadı.?

Gol atılması gereken bir maçta Semih’i oyuna Rüştü mü almadı.?

Daha önce başarısız olmuş Daum’u Rüştü mü getirdi.?

Zico’yu Rüştü mü gönderdi.?

Aragones’i Rüştü mü getirdi ve yolladı.?

Guiza’ya tonla parayı Rüştü mü verdi.?

Bilica’ya Rüştü mü kazı yaptırdı.?

3 yıl üst üste şampiyonluk sözünü Rüştü mü verdi.?

Daum’la Aykut Kocaman’ın arasını Rüştü mü açtı?

Bu liste böyle uzar gider…

Gündem değiştirmenize gerek yok.

Yapmanız gereken özeleştiri yapmak, gelecek sezonun hazırlıklarına başlamak.

Eğer eski tas eski hamam derseniz, bu mesele daha çoook uzar.

Sonra geyikler başlar.

Birisi der ki; “Rüştü iyi ki hasbelkader F.Bahçe kalecisi Volkan ile görüşmemiş. Yoksa yediği orta-gol sebebiyle zan altında kalacaktı.

Bir başkası da; “28 yıldır alınamayan kupanın müsebbibi Rüştü” der, prestij kaybedersiniz.

Öte yandan kardeşiniz Ali Yıldırım’ı da Rüştü’ye yollamışsınız sorgu-sual için.

Eeee…

Nerden bileceğiz teşvik primi vermeye yeltenmediğini.

Eğer sizlerin bahsettiği futbol dünyası bu kadar pis ise, bizim de böyle bir soru sormaya hakkımız oluyor.

Gördüğümüz kadarıyla Rüştü Bursaspor maçında kötü bir performans da sergilemedi.

Bir de bu cüreti nerden bulduğunuzu merak ediyorum.

Son olarak gazetecilere “hanginizi dövdürdüm” diye sormuşsunuz…

İlahi Başkan;

Ben mi dövdürdüm Rüştü’yü amigolara yıllar önce.

Rüştü’nün karın ağrısı o yüzden olmasın sakın…


Bunları da Beğenebilirsiniz