‘Değişim Zamanı’

Hürriyet Haber
17.09.2013 - 01:08 | Son Güncelleme: 17.09.2013 - 00:27

Bu yıl 5. kez düzenlenen ve bugün başlayan Yeşil İş Konferansı 2 gün sürecek.

Konferansın bu yılki teması ‘Değişim Zamanı’ olarak belirlenirken, konferansa dünyanın birçok yerinden 104 konuşmacı katılıyor. Konferansta 40’ın üzerinde oturum gerçekleşecek.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK Akademisi’nin, sürdürülebilir iş ve dünya liderlerini bu yıl Yeşil İş 2013’te beşinci kez buluşturduklarını ifade eden Sürdürülebilirlik Akademisi Yönetim Kurulu Başkanı Murat Sungur Bursa bugün başlayan ve 2 gün sürecek konferansın tartışmalara, paylaşımlara ve yeniliklere ev sahipliği yapacağını belirtti. Yeşil İş 2013’ün bu yıl ki temasının ‘Değişim Zamanı’ olduğunu dile getiren Bursa, “Bu tema çerçevesinde Yeşil İş 2013 iş dünyasının değişen parametrelerini ve sürdürülebilir iş modelleri oluşturmak adına çalışmalar yapan tüm tarafları bir araya getiriyor. Biz her yıl olduğu gibi bu yıl da kamu, özel sektör, üniversite ve STK paydaşlığının önemine vurgu yaparak konuyla ilgili tüm tarafları bir araya getirmeye gayret ettik” diye konuşu.

YENİ PARAMETRELER

Farklı sektörlerdeki ‘sürdürülebilir iş modellerine odaklanan‘ Değişim Zamanı’ temalı Yeşil İş 2013’te 100’ün üzerinde yerli ve yabancı konuşmacı, 40’ın üzerinde oturum, 80’in üzerinde çözüm ortağı, kamu ve özel sektör sürdürülebilirlik alanındaki yeni fırsatlarını ve iş modellerininin katılımcılarla paylaşılacağı bilgisini veren Bursa, “Kalkınma Bakanımız Cevdet Yılmaz’ın da katılacağı Yeşil İş 2013’te dünyanın pek çok ülkesinden gelen katılımcılar yepyeni ufuklar açacak. The Guardian Sustainable Business Genel Yayın Yönetmeni Jo Confino’nun moderatörlüğünde gerçekleşecek CEO oturumlarıyla sürdürülebilir iş dünyasının en yeni parametreleri tartışılacak. İş dünyasından lider isimlerin bir araya geleceği oturumlarda, küresel pazarlarda lider olarak yer almak, iş dünyasını küresel tehditlerden koruyacak yeni fırsatlar,sürdürülebilir finansman ve sermaye piyasaları bu yılın öne çıkan yeni konuları” diye konuştu.

DÜNYA DEVLERİ KONFERANSTA

Her yıl olduğu gibi bu yıl da enerji verimliliği,yenilenebilir enerji yatırımları, yeşil işleri ile yaratılan yeni istihdam konularının da masaya yatırılacağının bilgisini veren Murat Sungur Bursa, “bu yıl konferans iki günde 104 konuşmacısı ile yine güçlü bir bilgilendirme platformu oluşturacak. Konferansa katılan yabancı konuşmacılar arasında Enerji dünyasının önemli kuruluşlarından VERDANTIX,’in Kurucusu Rodolphed’Arjuzon; OPOWER’ın Genel Müdürü Nandini Basuthakur; PwC UK, Partneri Alan McGill; Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)Yeşil İş Program Koordinatörü Kees Van der Ree,EIRIES CEO su Peter Webster yer alıyor” dedi.

Konferansın çözüm ortakları

DEĞİŞİMİ, 80’e ulaşan çözüm ortağı ve güç birliği yaptığı tüm paydaşlarıyla gerçekleştiren Yeşil İş 2013’ün Stratejik Çözüm Ortaklığı’nın bu yıl da Schneider Electric tarafından üstlenildiğini söyleyen Bursa, BASF - The Chemical Company ve Bio İstanbul diğer önemli çözüm ortakları arasından yer aldığını ifade ederek, şunları söyledi: “P&G, Garanti Bankası, P&G, Rehau ve Çalık Denim de çözüm ortakları arasında. Vodafone ise iletişim çözüm ortağı Bir çok kurum, kuruluş ve STK konferansın destekçileri arasında yer alıyor. Yeşil İş 2013’ün basın çözüm ortakları arasında da Hürriyet ,cnbc-e, SKYTürk 360, Radikal,Dünya ve Cumhuriyet yer alıyor. ”

Modeller tartışılacak

TÜRKİYE’nin yaklaşık 10 yıl önce tanıştığı yeni iş modeli olarak kurumların hedefi olan sürdürülebilirlik yaklaşımının, Yeşil İş 2013’te iş dünyasının temsilcileri tarafından çok farklı boyutlara taşınacağını ifade eden Bursa, “Örneğin Türkiye’nin önde gelen şirketlerinin CEO’larının katılacağı ‘İş Dünyasının Yeni Parametreleri’, ‘Anadolu Şirketlerinde Sürdürülebilirlik’ başlıklı iki ayrı oturumla sürdürülebilir iş modelleri tartışılacak. ‘Sürdürülebilir Sermaye Piyasaları, Yatırım Fonları ve Finansman’, ‘Sürdürülebilir
Yaşam Alanları’, ‘Enerji Verimliliğini Artırmak için Davranış Bilimlerini Kullanmak’ ise, Yeşil İş 2013’ün öne çıkan oturumlarından bazıları” diye konuştu.

Sürdürülebilirlik için uzun vadeli plan gerekiyor

BUGÜN başlayan Yeşil İş Konferansı’nın katılımcıların arasında İngiliz The Guardian Gazetesi’nin Sürdürülebilir İş bölümünün yayın yönetmeni olan Jo Confino bulunuyor. Konferans öncesi Hürriyet Dünyası’nın sorularını yanıtlayan Confino, sürdürülebilir iş konusundaki görüşlerini paylaştı. Confino, sürdürülebilirlik konusunda hükümetlerin gelecek nesiller üzerindeki etkilerini düşünerek yatırım için uzun vadeli bir yaklaşım ve pozitif teşvikler yoluyla düzenleyici ortam sağlaması gerektiğini söyledi.

ENDİŞELER ARTIYOR

Sürdürülebilirliğin, iklim değişikliği, kaynak kıtlığı, dünya nüfusunun 9 milyara yaklaşması, biyolojik çeşitlilik kaybı, ekosistemin bozulması ve zengin ile fakir arasında artan farktan dolayı önemli olduğunu söyleyen Confino, “Bu konuda sadece endişeli ben değilim. Bilim adamları, politikacılar, başta olmak üzere farklı kesimden herkes endişeleniyor. Oysa ki geçmiş uygarlıklara bakıldığında değişimleri görebilirler” dedi. Bunun sadece dar bakış açılı bir görüş olmadığını ifade eden eden Confino sözlerine şu şekilde devam etti: “Kontrolsüz büyümenin etkilerini de yaşamaya başladık. Sürdürülebilirlik ise sosyal, çevresel veya ekonomik tüm etkileri yönetmeye ve ölçümleye yarayan bir lens görevi görüyor.”

Türkiye emekleme aşamasında

TÜRKİYE’deki sürdürülebilirlik konusunda konuşan Confino, Türkiye’nin şu anda sürdürülebilirlik konusunda emekleme aşamasında olduğunu söyledi. Confino, “Benim gördüğüm kadarıyla Türkiye’deki şirketler sürdürülebilirlik konusundaki yolcuğunun oldukça başında bulunuyor. Sürdürülebilirlik raporlarında hatalar yapılıyor. Ancak gelecekte iyiye gidecek işaretleri de görüyorum” diye konuştu.

Akbank’tan dördüncü rapor

AKBANK’ın Türkiye’de mevduat bankaları arasında çevresel, sosyal ve ekonomik performansın değerlendirildiği ‘Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayınlayan ilk banka olduğuna işaret eden Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil, Akbank’ın sürdürülebilirlik stratejisini, çevreyi ve toplumun yaşam kalitesini koruyarak ekonomik büyümeyi sağlayabilmek ve refah seviyesini yükseltebilmek olarak tanımladı. Akbank’ın ayrıca Türkiye’de Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’ni ilk imzalayan banka olduğunu söyleyen Binbaşgil, “Etik ilkelerde çevresel ve sosyal ilkelerimize yer vererek sürdürülebilirliği kurumun DNA’sına işlemeye çalıştık. Akbank olarak 2009 yılındaki ilk Sürdürülebilirlik raporumuzun ardından 2010, 2011 ve 2012 yılı raporlarını da, çevresel, sosyal ve ekonomik performansımız kapsamında hayata geçirdiğimiz çalışmaları içerecek şekilde paylaştık” diye konuştu.

‘Doğanın’ hizmetinde

‘YEŞİLE Saygılı Kırmızı’ vizyonu ile Vodafone, mobil teknolojilerin yardımıyla orman yangınlarının önüne geçmeyi hedefliyor. ‘Ormanlarımız Yanmasın’ erken uyarı telemetri sistemini geliştiren Vodafone,ilk olarak Ege Orman Vakfı’ndaki Bakioğlu Ormanı’nın da uygulanan sistem ile erken yangın uyarısı yapıyor. Sistemle, gözetim altına alınan orman alanına yerleştirilen sensörler, yangını ilk saniyelerinde algılıyor ve sensörlere yerleştirilen sim kartlar üzerinden ilgili birimlere bilgi iletiyor. 70 bin ağaçlık, 65.5 hektarlık Bakioğlu Ormanı’nda 36 adet sıcaklık, 24 adet duman olmak üzere 60 adet sensör, 7 adet güneş enerji sistemi yerleştirildi. Sistemin tanıtımı, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım’ın katılımıyla gerçekleştirildi.

Gelecek ‘enerji’de

SCHNEİDER Electric olarak, tüm iş modellerini ve iletişimlerini sürdürülebilirlik üzerine kurguladıklarını belirten Schneider Electric Genel Müdürü Bora Tuncer, dünyanın sürdürülebilirlik yolunda en önemli çıkış yolunun enerji verimliliği olduğuna inandıklarını vurguladı.

ÜRÜN ve hizmetlerini bu doğrultuda geliştirdiklerini belirten Schneider Electric Genel Müdürü Bora Tuncer, dünyada kullanılan enerjinin yüzde 16’sının konutlarda, yüzde 49’unun endüstride, yüzde 8’inin ticari binalarda, yüzde 27’sinin ise ulaşımda kullanıldığının altını çizdi. Tuncer, “Bu küresel gerçeklerden hareketle enerjiyi güvenli, güvenilir, verimli, üretken ve çevreci hale getirmek üzere çalışıyoruz. Dolayısıyla sürdürülebilirliğin DNA’mıza işleyen bir kavram olduğunun rahatlıkla söyleyebilirim” diye konuştu.

100 KONUŞMACI

Bu yıl beşinci kez gerçekleştirilen Yeşil İş-Green Business Konferansına ilk düzenlendiği yıldan bu yana destek verdiklerini ifade eden Schneider Electric Genel Müdürü Bora Tuncer, Son 2 yıldır da Stratejik Çözüm Ortağı olarak konferanstaki yer aldıklarını dile getirdi. Türkiye’nin en güçlü sürdürülebilir iş platformu olarak iş dünyasında kendini kabul ettirdiğini belirten Tuncer, “Yeşil İş, sürdürülebilir gelecek için çalışan ve iş süreçlerine sürdürülebilirliği yerleştiren ve yerleştirmeyi hedefleyen ulusal ve uluslararası kurumların birleştiği bir platform. Bu yıl konferans, 100’ün üzerinde yerli ve yabancı konuşmacı, 40’ın üzerinde oturum, 80’in üzerinde çözüm ortağı, kamu ve özel sektörü bir araya getirmesi gibi yönleriyle dikkat çekiyor” dedi.

SANAYİDE ENERJİ VERİMLİLİĞİ

Sürdürülebilir bir dünya için en önemli noktalardan birinin enerji konusu olduğunun altını çizen Tuncer, “Son yıllarda gündemi yoğun bir şekilde meşgul etmesine rağmen hala yapılacak çok fazla şey, gelişme sağlanması gereken çok fazla nokta var. Dünyadaki enerji tüketiminin yüzde 73’lük kısmı için, yani ulaşım dışında kalan diğer tüm pazarlara enerji verimliliği çözümleri sunuyoruz. Hem bina, hem de sanayi tesislerine enerji verimliliği konusunda danışmanlık hizmeti veriyoruz” dedi. Dünya için geleceğin, enerjiyi etkin ve tek merkezden yönetmek üzerine kurulacağının görüldüğünü belirten Tuncer, “Bu yolda güçlü adımlar atıyoruz. Üstelik enerji alanında yaptığımız tüm çalışmaları çift taraflı bir sosyal sorumluluk projesi olarak görüyoruz” ifadesini kullandı. Ticari faaliyetlerini sürdürülebilirlik anlayışıyla yürütürken, sağladıkları bütçeyi de gelecek nesillerin gezegeni koruyabilmesi amacıyla sürdürülebilirlik projeleri için kullandıklarını ifade eden Tuncer, “Tüm dünyada bu anlamda hayata geçirdiğimiz toplam 166 projemiz var
ve yine global ciromuzun yüzde 4,5’iyle bu projeleri destekliyoruz. Bu verilerle dünyada 5. sıradayız” diye konuştu.

12 dilde enerji verimliliği

TÜM dünyadan myenergyuniversity.com adresi üzerinden ulaşılabilen bir online eğitim programı oluşturduklarını belirten Tuncer, “Enerji sektöründe çalışan profesyoneller olmak üzere konuya ilgili her düzeyde insanın katılabileceği bir eğitim programı yürütüyoruz. Katılanlar, 12 dilde ve 150 farklı başlık altında enerji verimliliği ve yönetimi konusunda en yenilikçi bilgileri ediniyorlar. Programı tamamladıklarında da bilgi düzeylerini gösteren bir sertifika almaya hak kazanıyorlar” dedi. ABD’deki en eski enerji eğitim programı olan Institute of Energy Professionals ile birlikte geliştirilen ve tamamen ücretsiz olan Enerji Üniversitesi’ne 2010 yılından bu yana 165’ten fazla ülkede 165 bin kullanıcının katıldığını söyleyen Tuncer, Türkiye’deki kullanıcı sayısının ise 3 bini aştığını belirtti.

Kimyayı gelecek için yaratıyoruz

KİMYA alanında faaliyet gösteren BASF yeni stratejisiyle, global mega trendlere, yenilik yapma gücüne ve müşteri odaklılık gibi yetkinliklere yöneldi. Şirket tarihlerinde ilk kez stratejilerini açık bir biçimde tanımladıklarını ifade eden BASF Türkiye, Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölgesi Başkanı ve BASF Türk CEO’su Volker Hammes, “Sürdürülebilir bir gelecek için kimya yaratıyoruz” dedi. 2050 yılında gezegende dokuz milyardan fazla insanın yaşayacağının tahmin edildiğini ifade eden Volker Hammes, dünya nüfusunun ve talepleri artmaya devam ederken, gezegenin kaynakları ise sınırlı olduğunu söyledi. Günlük hayat ve tüketim alışkanlıklarının değişmemesi halinde, dünya nüfusunun taleplerini karşılayabilmek için gezegenin sunduğu kaynakların üç katı büyüklüğünde kaynağa ihtiyaç olacağını belirten Hammes, “Bu durum, çok fazla global zorluğu beraberinde getireceği gibi kimyaya dayanan inovasyonların geliştirilmesine de yol açacak. Dünyanın lider kimya şirketi olarak BASF, bu inovasyonların belirlenmesinde önemli bir rol oynayacak” dedi.

AR-GE ÇOK ÖNEMLİ

Kimyaya dayanan yeniliklerin önemli bir rol oynayacağı üç önemli alan gördüklerinin altını çizen Hammes, “Kaynaklar, çevre ve iklim, gıda ve beslenme, yaşam kalitesi. Bu alanlarda sürdürülebilir gelişmenin kimyasal yeniliğe ihtiyacı var ve üzerinde çalıştığımız şey bu” dedi. Geleceğin kaynakları sorununun Ar-Ge birimi için de son derece önemli olduğunu belirten Hammes, “Ürün ve çözüm geliştirdiğimiz sanayilerin tamamında sürdürülebilir çözümler konusunda tercih edilen iş ortağı olarak kalmayı hedefliyoruz. Bunu da, değişik pazar ihtiyaçları olan müşterilerimizle iş birliği yaparak ve başarmayı hedefliyoruz” dedi.

2020’de yüzde 70 azalma

2002 yılında referans alınan değere oranla 2012 yılında satılan ürünün metrik tonu başına olan sera gazı emisyonlarını yüzde 31,7 oranında azaltan BASF, enerji verimliliğini yüzde 19,3 arttırdı. Kimyasal tesislerden kaynaklanan hava kirleticilerin mutlak emisyonu yüzde 63,1 azaltılarak, 31 bin 580 metrik tona gerilediğini ifade eden Volker Hammes, 2020 yılı itibariyle yüzde 70’lik bir azalma hedeflediklerini ifade etti. Suya olan emisyonları da 2012 yılında azalttıklarının altını çizen Hammes, Petrol ve Doğal Gaz işinde rutin operasyonlarda yer alan ham petrol üretimiyle ilişkili gazların sürekli olarak yanmasını tüm petrol üretim tesislerinde durdurduklarını açıkladı.



    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı