"Kanat Atkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kanat Atkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kanat Atkaya

Defterde birikme yapmayalım, ilerleyelim

Elimin altında, ceketimin cebinde gezdirdiğim deftere aldığım notlar, yazılardaki cephaneyi oluşturuyor.

Meslekteki ustam Ayhan Atakol’un tavsiyesi ile başlamıştım, aynen devam ederim.
Bazen yazacak konu bulamazsın, bazen notlar kullanamayacağın hızla birikir.
Yine birikme zamanı. Size anlatırım diye aldığım notlar defteri zorluyor.
Paylaşırsak bir manası olur diyerek...

* * *

* Şu sıralar seyretmek istediğim tek bir film var.
Adı “Birdemic: Shock and Terror.”
BBC’ye ve pek çok sinema insanına göre “Dünya tarihinde çekilmiş en kötü film”. Kötü filmler ilgi alanıma girer. Neymiş, bir baktım. Özellikle kötü efektler ve kötü oyunculuk ve kötü kurguyla çekilmiş bir “Kuşlar delirdi insanlara saldırıyor, amanın!” filmi.
Tez zamanda bulup seyredeceğim ve “Sarı Tebessüm”den iyi mi kötü mü size de bildireceğim.

* Jack Nicholson’ın döktürdüğü “Guguk Kuşu/ One Flew Over The Cuckoo’s Nest”in hikayesini öğrendim. Meğer Ken Kesey’in romanına esas “hasta olan” kişi Kirk Douglas imiş.
1960’ların başında kitabın film hakkını bizzat satın almış; rolü oynamak için yanıp tutuşuyormuş. Ancak şartları bir türlü oluşturamamış, stüdyoları ikna edememiş ve rol için yaşlandığını düşünüp, 1970’lerde oğlu Michael Douglas’a devretmiş.
O sıralar “Akıl hastanesinde geçen bir film mi? Sağol canım, alyayaım” durumundaki stüdyo patronlarından iş çıkmamış fakat ortaya sürpriz bir isim çıkmış.
Bağrından pek çok haysiyetli grup çıkarmış olan Fantasy Records’un, efsane plak şirketinin sahibi Saul Zaentz adım atmış ve film çekilebilmiş. Yoksa bir klasik çöpe gidecekmiş iyi mi?

* “Kötü okunmuş kitaplar”a özür ziyareti yapmak ve itibarlarını iade etmek gerekebiliyor. “Kötü okunmuş kitap” ne demek? Bazen, çok iyi bir kitabı çok berbat bir ruh halindeyken okursunuz, harcarsınız, hakkını vermeden geçersiniz. Bu alanda kabarık bir sabıka dosyam olduğunu zaman içinde anladım, kabul ettim ve kendime çeki düzen vermeye and içtim. Mesela Cemal Kafadar’ın dört Osmanlı karakterini anlattığı “Kim Var imiş Biz Burada Yoğ İken” adlı kitabını o kadar kafam başka yerlerde okumuşum ki. Bir daha okurken kendimden utandım! Bir de Allen Ginsberg’in 1950’ler ve 1960’lardaki defterlerinden oluşturulan “Journals: Early Fifties, Early Sixties”i var. 8-9 yıl önce çok ama çok sık seyahat ettiğim bir dönemde okumuşum, canına okumuşum! Geçen hafta tekrar başladım, ilaç gibi geldi.

* Galatasaray’da, artık kapalı olan Fehmi Baba Lokantası’nın önünde Kerem Görsev ile resmen çarpıştık. Yeni albüm kaydetmiş, heyecanla onu anlatıyor. Kayıtlar için Abbey Road Stüdyoları’nı kullanmış. Efsane Abbey Road! The Beatles’dan Pink Floyd’a, Nick Cave’den Iron Maiden’a, Morissey’den Radiohead’e, Glenn Miller’dan The Spice Girls’e, 1931’den bugüne ağırlamadığı yıldız kalmamıştır. Pek çok klasik albüm burada kaydedilmiştir. Kerem Görsev’i epeyce maddi külfet altına sokmuş ama değdiğini düşünüyordu, bence de değer.

* David Eagleman’ın “Ve... Sonraki Hayattan Kırk Öykü” adlı kitabı normalde okumaktan uzak duracağım tarzda bir kitaba benziyordu. Eagleman edebiyat eğitimi alıp sinirbilim alanında doktora yapmış orijinal bir tip. Kısacık öykülerini sevdim. Hayranları arasında Brian Eno ve Stephen Fry gibi sevdiğim şahsiyetlerin bulunması da beğenmemde etkili olmuştur belki. Tanrı’nın Frankenstein’ı okuması ve Mary Wollstonecraft Shelley’yi bir tahta oturtmasıyla ilgili öykü ne güzel mesela...

KABAKULAK

AC/DC
Iron Man 2
(Columbia/Sony)

Çizgi roman uyarlaması “Iron Man/ Demir Adam”ın “2”ncisi için hazırlanan “soundtrack”, tamamen AC/DC şarkılarından oluşturulmuş ve bir süredir tahammül edebildiğim tek albüm.
1970’lerden beri aynı basit müziği yapan AC/DC’yi 1980’lerden beri aynen basit ve harika olduğu için dinlerim.
“Back In Black”i her formatta (kaset, plak, CD) eskitmişliğim vardır.
Bu albümün bir “best of” olmadığı vurgulansa da tamamen bir hit şarkı toplaması işte.
“Back In Black”, “T.N.T.”, “Highway To Hell”, “Have A Drink On Me”, “Hell Ain’t A Bad Place To Be”, “Shoot To Thrill” ne ararsan var; biraz da az bilinir serpiştirilmiş.
Sert şarkılar kimi zaman hayatı kolaylaştırabiliyor. “Iron Man 2”yi en çok şarkıların nasıl kullanıldığını görmek için merak ediyorum.
15 şarkıyla paketlenen “Iron Man 2”de -toprağı bol olsun- Bon Scott döneminden 7, Brian Johnson döneminden 8 şarkı bulunuyor. Yani olması gerektiği gibi yapılmış!
Sırf bu kadirşinas tavır bile AC/DC’yi sevmem için yeterlidir.
Rock camiasına ve çizgi romancılara hayırlı, uğurlu olsun.

X